Buğra Gökçe'nin 'zorla emniyete getirildi' iddiasını tutanaklar yalanladı
ABONE OL

İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü soruşturması kapsamında yürütülen süreçte kamuoyuna yansıyan bazı açıklamalar üzerine yapılan incelemelerde, Buğra Gökçe'ye ilişkin iddiaların resmi kayıtlarla uyuşmadığı tespit edildi. Emniyet birimlerince hazırlanan tutanaklarda, Gökçe'nin polis eşliğinde zorla getirilen bir şüpheli olmadığı, avukatıyla birlikte emniyete gelerek teslim olduğu açık şekilde yer aldı.

RESMİ KAYITLAR İDDİALARI ÇÜRÜTTÜ

Bazı çevreler tarafından gündeme getirilen, "görüntü alınması amacıyla emniyete defalarca girip çıkarıldığı" yönündeki iddiaların da kayıtlarla desteklenmediği öğrenildi. Emniyet kaynakları, soruşturma sürecindeki tüm işlemlerin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü ve söz konusu iddiaları doğrulayacak herhangi bir bulguya rastlanmadığını belirtti.

Yapılan incelemelerde, süreç boyunca tutulan resmi kayıtlar ve güvenlik prosedürlerine ilişkin belgelerin birbiriyle uyumlu olduğu, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan mağduriyet söylemini destekleyen herhangi bir verinin bulunmadığı ifade edildi.

TÜRKER'İN İDDİASININ ARDINDAN BİR İDDİA DAHA ÇÖKTÜ

Bu gelişme, Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in mahkemede gündeme getirdiği "çıplak arama" iddiasının kamera kayıtları ve doktor raporlarıyla çürütülmesinin ardından yaşandı. Böylece soruşturma kapsamında kamuoyuna taşınan iki ayrı iddianın da resmi kayıtlar ve belgeler karşısında doğrulanamadığı görüldü.

Soruşturma kaynakları, dava dosyasında yer alan yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarının gölgede bırakılmasına yönelik çeşitli söylemlerin gündeme getirildiğine dikkat çekiyor. Kaynaklar, kamuoyunun odağını suçlamalardan uzaklaştırmaya dönük mağduriyet temelli algı çalışmalarının yürütüldüğünü, ancak resmi belgeler ve kayıtların bu iddiaları desteklemediğini belirtiyor.

ODAĞI DEĞİŞTİRME ÇABASI MI?

Soruşturma çevrelerinde, son dönemde ortaya atılan iddiaların ortak noktasının dava dosyasındaki suçlamalar yerine farklı tartışma başlıkları oluşturarak kamuoyunun dikkatini başka alanlara çekmek olduğu değerlendiriliyor. Yetkililer, tüm işlemlerin kayıt altında yürütüldüğünü ve ortaya atılan iddiaların somut delillerle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.

Daha önce de çeşitli soruşturmalarda benzer mağduriyet söylemlerinin gündeme getirildiği, ancak resmi kayıtlar ve deliller karşısında bu iddiaların doğrulanamadığı hatırlatılıyor.