Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Myanmar'da Rohingyalılara yönelik bu saldırıları ve zulmü şiddetle kınıyoruz. 25 Ağustos'ta meydana gelen bir saldırıyı kullanarak Myanmar'da Rohingyalı Müslümanlara yönelik, sivillere yönelik yapılan saldırı gerçekten kabul edilemez." değerlendirmesinde bulundu.
Çavuşoğlu ve Maldivler Dışişleri Bakanı Mohamed Asim, Dışişleri Bakanlığı Resmi Konutu'ndaki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Bakan Çavuşoğlu, "Myanmar'da Rohingyalılara yönelik bu saldırıları ve zulmü şiddetle kınıyoruz. 25 Ağustos'ta meydana gelen bir saldırıyı kullanarak Myanmar'da Rohingyalı Müslümanlara yönelik, sivillere yönelik yapılan saldırı gerçekten kabul edilemez. Daha ilk günden biz yaptığımız açıklama ile esasen uyarıda bulunmuştuk. Neden? Daha önce de bazı saldırı ya da gelişen olaylardan sonra bunları kullanarak yine Rohingyalı Müslümanlara yönelik acımasızca şiddet uygulanmıştı." dedi.
Güvenlik güçlerinin sivil insanlara ateş açarak birçok insanın ölmesine sebep olduğunu belirten Çavuşoğlu, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.
Çavuşoğlu, "Biz başından beri süreci takip ediyoruz. Sadece seyretmiyoruz. Tüm dünya ile temastayız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Binali Yıldırım bizzat süreci takip ediyor." dedi.
Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) üye ülkelerin yanı sıra İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) üye ülkelerin bakanları ve temsilcileriyle de temasa geçtiğini kaydeden Çavuşoğlu, "Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile temasa geçip daha aktif olmaları gereğini hatırlattık ve kendilerine her türlü manevi desteği vereceğimizi söyledik." diye konuştu.
Çavuşoğlu, söz konusu sorunun çözümüne ilişkin bölge ülkelerine önemli rol düştüğünü vurgulayarak, Endonezya ve Malezya'nın bugüne kadar Arakanlı Müslümanlara (Rohingya) her türlü desteği verdiğini ve Türkiye'nin bu iki ülke ile de temas kurduğunu ifade etti.
Deniz yoluyla ülkesinden kaçmak ya da yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan Rohingyalara ev sahipliğini yapan Tayland ile de temasa geçtiklerini söyleyen Çavuşoğlu, "Esasen bu ülkelere de biz bugüne kadar elimizden gelen desteği verdik. Bangladeş ile temasa geçtik ve Bangladeş'e özellikle sınırdan geçmek isteyen insanlara yardımcı olmalarını rica ettik. Kendilerine, Bangladeş'e geçen Rohingyalı kardeşlerimize maddi ve manevi her türlü desteği vereceğimizi de söyledik." şeklinde konuştu.
Çavuşoğlu, soruna köklü çözüm bulunması gerektiğini vurgulayarak, "Daha önceki dönemlerde de Rohingyalılara karşı ciddi saldırılar oldu ama sorun sistematik. Yani sistematik bir şekilde burada Rohingyalı kardeşlerimiz baskı ve zulüm altında ve tehcir edilmiş." dedi.
- "Bu zulüm, bu insanlık dışı muamele bu şekilde devam edemez"
İki sene önce ramazan ayında Arakan'a gittiğini ve iftar sofrasını Müslümanlarla paylaştığını belirten Çavuşoğlu, oradaki köy ile mahallelerin bile neredeyse açık hava hapishanesi durumunda olduğunu dile getirdi.
Çavuşoğlu, Myanmarlılarla birçok defa bu konuyu görüştüklerini ve Arakanlı Müslümanlar konusuna bir çözüm getirilmesini talep ettiklerini söyleyerek, "Myanmar Dışişleri Bakanı Till ile de arkadaşlarımız Türkiye saati ile bu sabah konuşup uyarıları dile getirdiler." ifadesini kullandı.
Daha önceki ziyaretinde de ülkenin genelkurmay başkanı, cumhurbaşkanı ve dışişleri bakanıyla bu sorunu görüştüklerini vurgulayan Çavuşoğlu, "Artık bu sorunu kökten çözmemiz lazım. Bu sorunu çözerken de her türlü desteği vereceğimizi dedik." şeklinde konuştu.
Çavuşoğlu, Myanmar'da bazı ırkçı grupların olduğunu ve bunların kışkırtıcı hareketlerinin bulunduğunu belirterek, "Artık köklü bir çözüm bulmamız lazım. Bu şekilde devam edemez. Bu zulüm, bu insanlık dışı muamele bu şekilde devam edemez. Tüm dünyanın duyarlı olması lazım." uyarısında bulundu.
İslam dünyasının da duyarlı olması gerektiğini ve İİT üyesi ülkelerin birlikte hareket ederek çözüm üretmesi gerektiğini belirten Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Müslüman ülke ve yöneticilerine de buradan sesleniyoruz. Bu konuda sessiz kalmayalım. Duyarlılığımızı, hassasiyetimizi gösterelim. Myanmar'a da gerekli uyarıları yapalım ve eğer samimilerse destek de olalım. BM, BMGK ve BMMYK ve Uluslarası Göç Örgütü gibi tüm kurumların artık somut adım atması gerekiyor."
İki bakan, açıklamalarının öncesinde iki ülke dışişleri bakanlıkları arasında iş birliğine ilişkin mutabakat zaptı ile arşiv alanında iş birliğine dair anlaşmayı imzaladı.
Türkiye'nin Maldivler ile ilişkilerine verdiği önemin altını çizen Çavuşoğlu, mevkidaşı ile iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi için çaba sarf ettiklerini belirtti.
Çavuşoğlu, iki ülkenin Birleşmiş Milletler (BM), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi uluslararası kurumlarda da güçlü bir iş birliği bulunduğuna işaret etti.
Türk Hava Yolları'nın (THY) Maldivler'e doğrudan uçuşları başlatmasının iki ülke arasındaki bağları daha da güçlendirdiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, halklar arasındaki bağları, parlamentolar arasındaki iş birliğini, ticari ve ekonomik ilişkileri de geliştirmek istediklerini söyledi.
İki ülke arasında ticaret hacminin 200 bin dolardan 36,1 milyon dolara çıktığını kaydeden Çavuşoğlu, bu seviyenin de iki ülke potansiyeli için tatmin edici olmadığını dile getirdi.
Türk iş adamlarının Maldivler'e yatırım yapma konusunda istekli olduğunu aktaran Çavuşoğlu, bu noktada iş adamlarını da destekleyeceklerini anlattı.
- "Maldivler'e FETÖ konusundaki desteği için teşekkür ediyorum"
Bakan Çavuşoğlu, turizm, kültür ve eğitim gibi tüm alanlarda iki ülke ilişkilerinin ve iş birliğinin geliştirilmesini istediklerini söyledi. Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Maldivler'e FETÖ konusunda verdikleri destek için çok teşekkür ediyorum. Bu konuyu da birlikte değerlendirdik. FETÖ'nün Maldivler'de bir okulu vardı, şu anda bir özel şirketin devraldığını görüyoruz. Kendilerine Maarif Vakfından bahsettik. Maarif Vakfının diğer ülkelerde olduğu gibi Maldivler'deki bu okulu da devralabileceğini, eğitim kalitesini daha da yükselteceğini kardeşim Muhammed'e söyledim. Değerlendirecekler."
İki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptları ile dışişleri bakanlıkları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi yönündeki temennisini dile getiren Çavuşoğlu, bugüne kadar 5 genç diplomatı diplomasi akademisinde ağırladıklarını hatırlattı.
Bakan Çavuşoğlu, "İki akademi (diplomasi akademileri) arasındaki iş birliğini güçlendireceğiz. Diğer taraftan arşiv alanındaki iş birliğine ilişkin mutabakat zaptıyla da dijital arşiv konusundaki tecrübemizi kardeş Maldivler'in Dışişleri Bakanlığı ile de paylaşacağız ve dijital arşiv kurulması konusunda kendilerine her türlü desteği vereceğiz." dedi.
İki ülkenin karşılıklı ziyaretlere önem verdiğini vurgulayan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2004'teki tsunami felaketinden sonra 2005'te başbakan olarak Türkiye'nin Maldivler'e desteğinin altını çizmek için ülkeyi ziyaret ettiğini anımsattı. Çavuşoğlu, bundan sonraki süreçte de karşılıklı ziyaretlerin düzenli şekilde sürdürüleceğini ve iş birliğinin güçlendirileceğini belirtti.
Bakan Çavuşoğlu, toplantının ardından basın mensuplarının Kurban Bayramı'nı tebrik ederek çikolata ikramında bulundu.