CHP'nin ''iftiracı'' söylemine ''dekont''lu cevap! Aktaş: Rant istekleri bir türlü bitmedi
ABONE OL

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmada, öğle arasının ardından tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yapmaya başladı.

Adıyla anılan bir örgüt iddiasına ve 63 eyleme ilişkin savunmasının zaman alacağını dile getiren Aktaş, basında tutuklandığı günden bu yana yanlış haberlerin yapıldığını iddia ederek, kendisi, ailesi ve ticari hayatıyla ilgili bilgi verdi.

"Rıza Akpolat'ın bilgisi vardı"

Ticareti babasından öğrendiğini, 10 yaşından beri bu işin içinde olduğunu, son 10 yıldır da İstanbul'da ticaret yaptığını anlatan Aktaş, yönettiği şirket sayısının iki olduğunu, bazı firmalarla da ortaklığının bulunduğunu, bu firmaların soruşturmaya konu edilmediğini söyledi.

Yakınlarıyla ticaret yaptığını, onlara ait şirketler üzerinden herhangi bir yetkisinin olmadığını ancak fikir alışverişi yaptıklarını kaydeden Aktaş, işlerini yasal zeminde, kanunlara uygun olarak basiretli bir tacir gibi yapmaya özen gösterdiğini savunarak, ticarette rakiplerinin kendisiyle rekabet edemediğini, bu nedenle ticarette yapamadıklarını gizli tanık olarak ifade verip hukuku yanıltarak yapmaya çalıştıklarını iddia etti.

Aktaş, 13 Ocak 2025'te gözaltına alınarak tutuklandığını, tamamen kendi iradesiyle herhangi bir yönlendirme ve baskı olmaksızın insani sorumluluğu itibarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere başvuruda bulunduğunu hatırlattı.

Aziz İhsan Aktaş davasında 3. gün: CHP'li başkanlar yargı önünde hesap veriyor

Amacının yapmış olduğu işlerin süreçlerinin açığa kavuşturulması ve doğruların ortaya çıkması olduğunu ifade eden Aktaş, "Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında detaylı tüm bilgi ve belgeleri avukatlarım vasıtasıyla hazırlayarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım. Etkin pişmanlıktan yararlandım, neden mi? Artık kamu müteahhitlerinin karşılaştığı zorluklarla ve maruz kaldığı yolsuzluklarla etkin şekilde mücadele edilmesinin zamanı geldiği içindir." dedi.

Suç örgütü kurmak ve yönetmek, ihaleye fesat karıştırmak, resmi ve özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık, rüşvet vermek, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından yargılandığını kaydeden Aktaş, "Örgüt kurma suçuna ilişkin olarak aslında iddianamenin örgütle ilgili özü şu, şirket kurmuşum, 'Örgüt kurdu.' denmiş. İstihdam yaratıp işçi çalıştırmışım, 'Çalışanlarım örgüt üyesi.' denmiş. Çalışmadığım günler ailemle çocuklarımla kardeşlerimle zaman geçirmişim, onlara da 'örgüt üyesi' denmiş." ifadelerini kullandı.

Sanık Aktaş, sunacağı raporlar ve belgelerle beraat edeceğinden emin olduğunu söyleyerek, savunmasında şunları aktardı:

Aylık geliri 21 günde değişti

"Şirketlerimde işler durma noktasına gelmişken, ödemeler zamanında ve düzenli yapılmıyordu. Bu ödemelerin gecikmesinden dolayı işlerin yürütülmesi zorlaşıyordu. Şirketler ekonomik kayba uğruyordu. Artık iş yapamaz duruma geliyordum. Bu baskılar sonucu bazı belediyelerde biriken hak ediş ödemelerini alabilmek, bazı belediyelerde hak edişleri düzenli alabilmek, bazı belediyelerde ise başkan değişikliği sonrasında hak ediş ödemelerinde süreklilik sağlamak adına, yetkililerin nakdi ve şahsi taleplerini karşılamak zorunda kalıyordum. Öyle ki bazı belediye başkanları sadece kendi şahsi taleplerini değil, başka belediyelerde aday olan ya da seçilen, siyasetten arkadaşları olan başkanların, adaylarının dahi taleplerini karşılatıyorlardı."

Bazen üst düzey bir belediye yetkilisinin düğününü yaptıklarını, bazen o düğüne sanatçı sağladıklarını söyleyen Aktaş, "Bazen alacağınızı kurtarmak için belediyeye ya da iştiraklerine ait gayrimenkuller teklif ediliyor ve bunları fahiş fiyatlarla satın alıyorsunuz. Ailelerine, eş dost çevresine araç tahsis ediyorsunuz. Bazen bir belediye başkanının aracını değerinden çok fazla fiyata satın alıyorsunuz. Bazısında bu belediye başkanının akrabalarına ait gayrimenkulleri 4-5 kat fazlası fiyata satın alıyorsunuz. Bazen belediye başkanlarının eskiden kalma borçlarını ödüyorsunuz, bazısına araba alıyorsunuz. Otellerde, en lüks restoranlarda misafir ediyorsunuz. Ama yetmiyor, her istek karşılanınca, her rant bitiş dönemi gelince öyle talepler geliyor ki kabul etmek zorunda kalıyorsunuz." ifadelerini kullandı.

CHP'li belediyede "Aktaş" depremi

Talepleri karşıladığı için hak edişlerinin düzenli ödendiğini öne süren Aktaş, savunmasına şöyle devam etti:

"Hani diyorlar ya, itirafçı değil, iftiracı. Sayın mahkemenize, söylemlerimin hepsinin doğru olduğuna dair tüm itiraflarımı kısaca özetleyeyim. Tek tek benden, kardeşlerimden, akrabalarımdan hak ediş ödemesi için istenenleri söyledim mi? Söyledim. Benden ne kadar bir bedel istendiğini söyledim mi? Söyledim. Söylenen paranın hangi bankadan, şubeden, hangi gün, kim tarafından çekildiğini söyledim mi? Söyledim. Yetmedi, bu paraların dekontunu sundum. Sundum mu? Sundum. İddianameye konu paraları ne zaman, kime, kimin aracılığıyla teslim ettiğimi söyledim mi? Söyledim. Verdiğim ya da başkalarının vasıtasıyla ulaştırdığım ödemeleri nerede teslim ettiğimi söyledim mi? Söyledim. Söylediklerimle bile paraları teslim alanların HTS, baz kayıtları eşleşti mi? Eşleşti. Tüm bunlara ilişkin bilirkişi raporlarını sundum mu? Sundum. Daha ne yapacağım? Paraların seri numarasını mı alacağım? Kameraya mı çekeceğim? Ses kaydı mı alacağım?"

Duruşmaya, Aktaş'ın savunmasının alınmasıyla devam ediliyor.

"Eko-Sistem"in rüşvet merkezi! Vurgun paraları böyle taşındı