Tahliye için sabah saatlerinde bölgeye ekipler yönlendirildi. Polis de bölgede barikat kurarak güvenlik önlemi aldı. Belediye personelinin binaya girişine izin verilmedi.
Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve belediye görevlilerince binada inceleme ve tespit çalışmalarının yapıldığı, taşınmaz ve iki binadaki eşyalara ilişkin tutanak tutulduğu öğrenildi.
BELEDİYE PERSONELİ YOLU KAPATTIİzmir Büyükşehir Belediyesi personeli polisin kurduğu barikatın önünde toplandı. Bir grubun binaya girmek istemesi üzerine polis uyarıda bulundu. Yaşanan arbedede barikatı yıkmaya çalışanlara biber gazıyla müdahale edildi. Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ekipleri, yıkılan barikatların önünde güvenlik önlemi alarak içeri girişi engelledi. Belediye çalışanları, Şehitler Caddesi'ndeki yolu kapattı. Bunun üzerine bölgeye toplumsal olaylara müdahale aracı (TOMA) sevk edildi.
CHP ZİHNİYETİ İZMİR'DE İŞGALCİLİĞE GİRİŞTİAK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, yazılı açıklamasında sabah saatlerinde yapılan işlemler üzerinden "şafak baskını" söylemleriyle bir mağduriyet algısı oluşturulmaya çalışıldığını, "şafak baskını, malımıza çökülüyor" yaygarasının ardında bir mağduriyet değil, hukuk tanımazlık yattığını belirtti.
Yapının Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) döneminden kalan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait tapulu bir mülk olduğunu, buna rağmen üç ayrı tahliye kararının uygulanmadığını anlatan İnan, "İçeridekiler, bağımsız yargının tam üç kez verdiği tahliye kararını ellerinin tersiyle iterek açıkça işgalcilik yaptı. İstanbul'da mahkeme kararı bile olmadan gençlere hizmet eden onca kurumu kapı dışarı edenler, konu İzmir olunca kendi ülkelerinin kurumuna sanki bir 'Yunan vakfıymış' gibi düşmanca bakacak kadar çifte standart uyguladılar." ifadelerini kullandı.

İnan, İzmir'de kamuoyuna "İzmir'in malı İzmir'de kalmalı" söylemiyle seslenen çevrelerin geçmişte farklı bir tutum sergilediğini, söz konusu binanın yakın geçmişte İstanbul merkezli bir vakfa ihalesiz ve bedelsiz şekilde devredilmek istendiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Sahnede 'İzmir'in malı İzmir'de kalmalı' naraları atanların sicili ise bambaşka bir gerçeği fısıldıyor. Çok değil, yakın bir geçmişte aynı kişiler, bu tarihi mirası ihalesiz ve bedelsiz bir şekilde İstanbullu bir vakfın kullanımına sunmaya kalkmıştı. İzmir'in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme 'dur' diyen ise AK Parti kadroları oldu. Geçmişte İzmir'in malını başkalarına altın tepside peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün utanmadan 'malımıza çökülüyor' demesi tam bir ikiyüzlülüktür. Eğer bugün o mal İzmir'de kalıyorsa, geçmişte sergilenen o kararlı hukuki mücadele sayesindedir."
İnan, tarihi yapının bundan sonra İzmirli gençlere hizmet edecek şekilde yeniden değerlendirileceğini kaydederek, "İzmir'in değerlerini gerçekten düşünüyorsanız önce kendi belediyelerinizdeki kamu kaynaklarının şahsi menfaatlere ve gayrimeşru ilişkilere kurban edilmesini engelleyin. İzmir'de belediyeler CHP'lilerin sevgililerine değil, İzmirlilere hizmet etmeli." ifadelerini kullandı.