Yolsuzluktan tutuklu Ekrem İmamoğlu, kendi hakkında ortaya atılan rüşvet, irtikap ve kamu zararı gibi çok sayıda iddiaya cevap vermek yerine algı peşine düştü. İmamoğlu'nun gerçeği perdeleme çabası sonrası ortaya atılan "Hafriyat balonu da patladı" algısı çöktü.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında yine yalan fırtınası estiriliyor. İddianamede "örgütün en büyük gelir kaynağı" olarak ifade edilen Cebeci Maden Sahasına kaçak hafriyat dökümü iddialarının çöktüğü algısı yürütülüyor. Oysa ne sanıkların delilleri çürütecek bir karşı delili var, ne mahkeme huzurunda yaptığı dişe dokunur bir savunma.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"nün lideri Ekrem İmamoğlu duruşmalarda konuyu değiştirip algıyı yönlendirme çabasına girmeye devam ediyor.
HAKİKATİN PERDELEME ÇABASI
İmamoğlu, iddialara yanıt vermek yerine, fondaş gazetelere manşet veriyor. Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmekle yargılanan Ekrem İmamoğlu, hakikati sözde skandallarla perdelemeye çalışıyor.
İmamoğlu suç örgütü davasının 34. duruşması Silivri'de görüldü. Dava, Cebeci Maden Sahasındaki kaçak hafriyat dökümü iddialarıyla yargılanan sanıklar savunmalarını yaptı. Bu kapsamda kürsüye çıkan firari Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinde ofis boy olarak çalışan Ahmet Güldü, yurt dışına kaçırılan paraları bankadan nakit çeken isim olarak ifade ediliyordu. Güldü, iddiaları doğrular nitelikte ifadeler kullanarak, "Ben yöneticilerimden aldığım talimatları yerine getirdim." dedi.
İMDATLARINA İMAMOĞLU YETİŞTİ
Maden sahasında döküm işlerinin organizasyonunu yapan tutuklu sanık Volkan Ateş de kendisinin sadece kantarın başında olduğunu söyledi. Sahadaki diğer şirketlerin satın alınması sürecini yöneten isimlerden Yağmur Cansu Yeşilyurt da suçlamalara karşı net bir belge ya da ifade ortaya koyamadı. Sanıkların imdadına Ekrem İmamoğlu yetişti.
JET HIZIYLA YALANLAMA
İmamoğlu, Çevre Ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un İBB başkan adaylığı döneminde firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinden, Kurum'a para aktarıldığını yalanını öne sürdü. Duruşmaya ara verilirken de "hafriyat balonu da patladı" dedi. Bu yalanlar CHP'ye yakın gazetelerin manşetlerini süsledi. Oysa İmamoğlu'nun sözleri koca bir yalandan ibaretti. Bakan Kurum, iddiaları jet hızıyla yalanladı.
FONDAŞ GAZETECİLER İMAMOĞLU'NUN YALANINI YUMUŞATMAYA ÇALIŞTI
Üstelik o haberleri yapan gazeteler de kendi içlerinde çelişkiye düştü. Gazete manşetinde "Kurum'a para aktarıldığı" iddia edilirken, haberin içeriğinde Murat Kurum'un çalıştığı reklam ajansına para gönderildiği yazıldı. Bu algı operasyonu CHP'ye yakın bazı isimleri de dikkatinden kaçmadı. İmamoğlu'nun yalanını yumuşatma gayretleri başladı.
SAYMAZ BİLE YUMUŞATMAYA ÇALIŞTI
CHP'ye yakınlığıyla bilinen İsmail Saymaz, "Murat Kurum'a demiyor zaten. Murat Kurumla hiç alakası da olmayabilir." şeklinde açıklamalarda bulundu.
Duruşmada dikkati çeken bir başka konu da Cebeci Maden Sahası üzerinden yapılan yönlendirme çabaları oldu. İddianamede bölgedeki maden sahalarının Kuzey Cebeci Madencilik adına alındığı, bu alandaki küçük bir bölgede MAPEG tarafından hafriyat izni verildiği, ancak dökümün Güney Cebeci Maden Sahasında kaçak olarak yapıldığı belirtildi. Bu bölgedeki madenlerin aktif olduğu, hafriyat dökümü nedeniyle maden çıkarılamadığı için 80 milyarlık kamu zararının oluştuğu vurgulandı. İBB iştiraki İSTAÇ devre dışı bırakıldığı için de ayrıca 30 milyar TL'lik paranın EKOsistem'e gittiği belirtiliyor.
Dosya kapsamında savunma yapan tutuklu sanıklar ise "MAPEG izni var" söylemini ısrarla sürdürüyor. MAPEG izninin sadece kuzey cebeci maden sahası için olduğunu kimse ifade etmiyor. Sanık avukatları da "Cebeci Maden Bölgesi" genellemesi yaparak iki sahanın da aynı saha olduğu izlenimi oluşturmaya çalışıyor.