Tekin, çağrı heyetinin mahkeme kararı doğrultusunda görevlendirildiğini ve tek görevlerinin İstanbul İl Kongresi'ni yenilemek olduğunu söyledi.
Kongre iradesine ilişkin ciddi tespitler bulunduğunu belirten Tekin, mahkemenin İstanbul İl Kongresi'nin iradesiyle ilgili sorun tespit etmesi nedeniyle il yöneticilerine ait bilgi ve belgeler istediğini, ancak söz konusu belgelerin mahkemeye sunulmadığını hatırlattı.

Tekin, mahkemenin bu kez seçim kuruluna yazı yazdığını, seçim kurulunun da 5 yıllık sürenin dolması nedeniyle belgelerin artık ellerinde bulunmadığını bildirmesi üzerine mahkemenin çağrı heyeti görevlendirdiğini aktardı.
Yaşanan sürecin "yargı darbesi" olarak nitelendirilmesini eleştiren Tekin, bunun bir darbe olarak tanımlanamayacağını, böyle bir girişime zaten kendilerinin engel olacağını ifade etti.
Mahkemenin çağrı heyetini "tarafsızlık" ilkesiyle görevlendirdiğini dile getiren Tekin, kongrenin yenilenememesinin sorumluluğunun çağrı heyetinde değil, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde olduğunu ifade etti.
Bu süre içinde genel merkezle hiçbir sağlıklı irtibat kurulmadığını söyleyen Tekin, çağrı heyetinin "kayyum" olarak nitelendirilmesine de tepki göstererek, "Bu bir kayyum değildir. Bu bir geçici kuruldur. Geçici kurul ne demektir? 'Sakatlanmış kongreyi yenileyeceksiniz', hepsi budur." şeklinde konuştu.
Tekin, yargı kararlarının uygulanması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"45 günde bizim görevimiz şuydu, geldiğimiz günden itibaren kongreyi yapmak, kongre çağrısını gerçekleştirmek. Kim kazanır, kim kaybeder bilemeyiz, bu bizim işimiz değil. Biz bağımsız bir kongre yapacaktık. Maalesef bu yapılmadı, buna izin verilmedi. İzin verilmeyince de doğal olarak hala biz görevimizi yapmış durumda değiliz. Yani hukuksuzluğu kendilerine seçim yaparak kapatmak istediler. Keşke kapanabilse, keşke bir an önce biz de işimize gücümüze dönebilseydik ama sorunun böyle olmadığını herkes biliyor. Çünkü arkadaşlarımız da kongrede neler yaptıklarını çok iyi biliyorlar. İnsan kendine güvenmez mi? Ne olacak, 3 kez daha yaparsınız. Niçin kongreden kaçıyorsunuz. Bu söylenenlerin hiçbir tanesi sizi rahatsız etmiyor mu? Bir iş insanı çıkıp, '70 daireyi delegelere verdik' diyor. Bu kabul edilecek bir şey midir? Bir başka iş insanı çıkıyor, 'Delegelerle görüştüm' diyor. Ne zamandan beri Cumhuriyet Halk Partisinin kongreleri, kurultayları CHP'li olmayan iş insanlarının çabalarıyla yapılmıştır? Dosyalar çok açık. Herkes gidip mahkemede bu dosyaları görebilir, okuyabilir. Eğer bizim bir kabahatimiz varsa gelin söyleyin, öz eleştirimizi yaparız, özür de dileriz."
Tekin, CHP'nin olağanüstü kongresinde Özgür Çelik'in tek aday olarak yarışıp seçimi kazandığı ve YSK'nin mazbatayı Özgür Çelik'e verdiğinin hatırlatılması üzerine, "Sadece o kongreyi biz (çağrı heyeti), yapmış olacaktık ve bugün yaşanan sorunların hiçbirisi yaşanmamış olacaktı." ifadelerini kullandı.

Tekin, parti içinde bazı isimlerin disiplin süreçlerine maruz bırakıldığını, itirafçı olduklarını ifade eden bazı kişilerle ilgili ise herhangi bir disiplin işlemi yapılmadığını vurguladı.