Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
İslam dünyasının son derece bereketli günlerden geçtiğini belirten Erdoğan, herkesin Ramazan'ı Şerif'ini tebrik etti, bu mübarek günlerin milletle birlikte İslam alemine ve insanlığa hayırlar getirmesini diledi.

Gelişini şairlerin ve gönül erlerinin, "Merhaba ey şehri ramazan merhaba, teşrifinle aleme geldi sürur, merhaba sad merhaba ey şehri nur" diyerek selamladığı rahmet mevsimini büyük bir bahtiyarlıkla karşıladıklarını dile getiren Erdoğan, ramazanın manevi atmosferinin ülkenin her karışını kuşatmasıyla hanelerin şenlendiğini, gönüllerin huzurla, şefkatle, merhametle dolduğunu söyledi.
Erdoğan, 11 ayın sultanı ramazanın kalpleri arındırmak, ruhları dinlendirmek, zihinleri günlük hayatın yoğun ve yorucu meşgalesinden kurtarıp berraklaştırmak için çok önemli bir fırsat olduğunun altını çizdi.
"Gerek şahsen gerek Kabine olarak gerekse tüm kadrolarımızla merhum Sezai Karakoç'un 'Her yıl çağrıldığımız bir ruh şöleni' dediği bu yediveren günlerini en güzel şekilde ihya etmeye çalışıyoruz." diyen Erdoğan, ilkini şehit yakınlarıyla yaptıkları iftar programlarının her kesimden insanla buluşma, paylaşma, kaynaşma vesilesi haline geldiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"AFAD'ımız, Kızılay'ımız, Türkiye Diyanet Vakfımız ve diğer kurumlarımız hem ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor hem de başta Gazze olmak üzere yurt dışındaki mazlumlara yardım ulaştırıyor. Deprem bölgesinde 'Yeni Evim İlk İftarım' programımızla yuvalarına yerleşen depremzede kardeşlerimizin iftar sevincini paylaşıyoruz. Bakanlığımızın genelgesi doğrultusunda okullarımızda gönüllülük esasına dayalı birbirinden güzel etkinlikler düzenleniyor. Sevgili yavrularımızın tüm kara kampanyalara rağmen bu ramazanı bir başka coşkuyla idrak ettiklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Okul bahçelerinde neşeyle koşturan, ışıl ışıl gözleri ve gülen yüzleriyle camilerimizi birer gül bahçesine çeviren tüm çocuklarımızın tek tek alınlarından öpüyorum. Rabbim hepsini nazarlardan saklasın diyorum."

"KÜLLİYEDEKİ ETKİNLİKLERE DAVET"
AK Partili belediyelerin bu konuda liderliği kimseye bırakmadığını dile getiren Erdoğan, AK Partinin her biriminin görev alanı içinde çok anlamlı faaliyetlere imza attığını söyledi.
Erdoğan, geçen yıl başlatılan ve milletten büyük rağbet gören Külliyede Ramazan Programı'nı bu sene de devam ettirdiklerini belirtti.
Kitap stantlarından çocuk etkinliklerine, konferanslardan konserlere her yaştan insanın ilgisini çekecek, özellikle çocukların heyecanına heyecan katacak dolu dolu bir program hazırlandığını aktaran Erdoğan, hafta sonları anne babaları, çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup, Külliyedeki etkinliklere katılmaya davet etti.
Erdoğan, Ramazan-ı Şerif'in hanelere huzur, memlekete birlik ve dirlik getirmesini diledi.
Geçen hafta kabinede küçük çaplı bir revizyon gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, İçişleri ve Adalet bakanlıklarında devir teslimlerin yapıldığını ve yeni görevlere başlandığını ifade etti.
Erdoğan, Adalet Bakanlığı görevini deruhte eden Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı görevini yürütecek Mustafa Çiftçi'ye yeni vazifelerinde Allah'tan muvaffakiyetler diledi, görevlerinin hayırlı, uğurlu olmasını temenni etti.
Her iki bakanın da seleflerinden devraldıkları millete ve memlekete hizmet sancağını yeni bir enerjiyle, yeni bir heyecanla, tüm bunlarla birlikte omuzlarındaki ağır yükün şuuruyla taşıyacaklarına yürekten inandığını vurgulayan Erdoğan, 2,5 yıl boyunca devlete ve millete hizmet eden Yılmaz Tunç ve Ali Yerlikaya'ya fedakarlıklarından dolayı teşekkür etti.
Erdoğan, "Görevi devreden arkadaşlarımız biliyorum ki yeni atanan bakanlarımızın hep yanında olacak, deneyimlerini ve birikimlerini hükümetimizin kolektif başarısını daha da artırmak için kullanacaklardır. Biz de kendileriyle farklı zeminlerde birlikte olmaya, birlikte çalışmaya, kardeşlik ve dostluk hukukumuzu her daim korumaya, gözetmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

"HAK VE HUKUKUMUZA SAYGILI DAVRANMALARINI BEKLİYORUZ"
Son Kabine toplantısından bu yana iç siyasette ve dış politikada oldukça yoğun bir gündemle ülkeye hizmet yolculuğunu sürdürdüklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Küresel düzeyde gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, özellikle de Türkiye olarak barışı, diyaloğu, müzakereyi merkeze alan politikamızla krizlerin sıcak çatışmaya dönüşmeden çözümü için çaba harcıyoruz. Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, gerektiğinde cenk meydanlarında yazdığı destanlarıyla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan, dünyanın neresinde olursa olsun hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, kimseden çekinmeden, doğruları cesaretli bir şekilde dile getiriyoruz. Ülkemizin hadiseler karşısındaki dik duruşu, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşu herkes tarafından takdirle takip ediliyor.
Şunu aziz milletimizin ve bölgemizdeki herkesin çok iyi bilmesini istiyorum. Dünya sisteminde şiddetli depremlerin yaşandığı günümüzde Türkiye'nin yegane amacı dostlarının sayısını artırmak, yeni dostlar kazanmaktır. Anlaşmazlıklardan düşmanlık üretmek gayretinde değiliz. İhtilafları büyütmenin, sorunları derinleştirmenin hesabı içinde değiliz. Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken, herkesten de bizim hak ve hukukumuza saygılı davranmalarını bekliyoruz. Daha önce de söylediğim gibi şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye'nin ne düşündüğü, ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor."
Geçen haftalarda birçok önemli ismi Türkiye'de ağırladıklarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"11 Şubat'ta Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'i Külliyemizde misafir ettik. Görüşmelerimizde iki ülke arasındaki münasebetlerimizin yanı sıra Ege ve Akdeniz'e ilişkin tutumlarımızı değerlendirme imkanı bulduk. İmzaladığımız belgelerle ilişkilerimizin ahdi zeminini pekiştirdik. Batı Trakya Türk azınlığının eğitim ve dini haklarından tam olarak istifade edebilmesi noktasındaki beklentilerimizi Sayın Miçotakis ile paylaştım. Yunanistan ile geçtiğimiz sene yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolar seviyesine yükseltmek arzusundayız."

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in 12 Şubat'ta Ankara'ya geldiğini hatırlatan Erdoğan, "Vucic ile yaptığımız görüşmede Sancak bölgesi dahil, ortak gündemimizdeki tüm konuları istişare ettik. Karşılıklı ticaret hacmimizin 3,5 milyar dolara ulaştığı Sırbistan'daki Türk sermayeli firmalarımızın sayısı 1500'ü aştı. Sivil havacılık, kültür, eğitim, enerji, ulaştırma ve turizm gibi farklı alanlarda Sırbistan'la ilişkilerimizi inşallah daha da derinleştireceğiz." dedi.
"BOĞAZİÇİLİ GENÇ KARDEŞLERİME TEŞEKKÜRLERİMİ İLETİYORUM"
Erdoğan, 13 Şubat'ta Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfının inisiyatifiyle yapılan 210 kişi kapasiteli erkek öğrenci yurdu ile 706 kişilik Kuzey Kampüs Kız Öğrenci Yurdu'nun resmi açılış için Boğaziçi Üniversitesine misafir olduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kapalı otoparkları, sosyal alanları ve gelişmiş imkanlarıyla 1 milyar 150 milyon lira değerindeki yatırımları üniversitemizin ve öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Bu eserlerde emeği geçen Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımıza ve İstanbul Valiliğimize bir kez daha teşekkür ediyor, yeni yurtlarımızın üniversitemiz ve öğrencilerimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Şahsımızı karanfillerle karşılayan ve coşkuyla bağrına basan Boğaziçili genç kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum. Aynı merasimde yeni yatırımlarımızın da müjdesini verdik. Depreme dayanıksız olduğu için yıkılan eski kütüphanenin yerine 3 bin kullanıcı ve 1,5 milyon kitap kapasiteli modern bir eser inşa edeceğiz. Aynı şekilde, 3 milyar liralık diğer bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine yeni ve tam teşekküllü bir laboratuvar kompleksi kazandıracağız. Uluslararası kongre ve sempozyumlara ev sahipliği yapacak 1000 kişilik yeni bir konferans salonunu da üniversitemizin kullanımına sunacağız. Yapımı devam eden 220 kişi kapasiteli yeni kız öğrenci yurduyla birlikte toplam değeri 8 milyar lirayı aşan yatırımlarla üniversitemizin eğitim ve barınma standartlarını daha da yükselteceğiz."

"ALLAH'IN İZNİYLE BUNDAN GERİYE DÖNÜŞ OLMAYACAK"
"Milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar, gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla ünvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hakim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir. Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır. Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören, müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz."
Türkiye'nin üç kıtanın kesiştiği yerde, Avrupa, Asya ve Afrika'nın buluşma noktasında yer aldığını belirten Erdoğan, bu stratejik coğrafi konumun Türkiye'ye sağladığı avantajları etkin şekilde kullanmanın gayreti içinde olduklarını söyledi.

Erdoğan, 20 yıl önce başlatılan Afrika açılımının zamanla ortaklığa dönüşerek çok ciddi mesafe kaydettiğini ifade ederek, 17 Şubat'ta Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in davetine icabetle 11 yıllık aranın ardından Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da olduklarını anımsattı.
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ile yaptıklarını görüşmelerde enerji, madencilik, ticaret, yatırımlar, eğitim ve iletişim gibi alanlardaki ilişkileri ele aldıklarını anlatan Erdoğan, Türkiye'nin, Etiyopya'daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olduğuna dikkati çekti.
Erdoğan, Etiyopya'daki 200'ü aşkın firmanın 2,5 milyar doları aşan yatırımlarıyla şu anda 20 bin Etiyopyalının istihdamına destek olduğunu aktararak, misafirperverlikleri için Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ve tüm Etiyopya halkına teşekkürlerini iletti.
Etiyopya ziyaretinden döndükten sonra 81 ilin valisiyle Külliye'de bir araya geldiklerini anlatan Erdoğan, "Şehr-i Ramazan'a 'merhaba' dediğimiz 19 Şubat'ta ise ilk iftarımızı her zaman olduğu gibi yine şehit ailelerimizle yaptık. Şehit yakınlarımız, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların bizlere emanetidir. Bu emanetlere hakkıyla sahip çıkabilmek için son derece titiz ve hassas bir şekilde hareket ediyor, şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi ve şehit ailelerimizi müteessir edecek hiçbir girişime fırsat vermiyoruz." diye konuştu.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ MENZİLİNE ULAŞTIRACAĞIZ"
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, şunları ifade etti:
"Şuna büyük bir memnuniyetle şahit oluyoruz. Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz, terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkıyor, terörden beslenenlere, terörden rant devşirenlere rağmen süreç hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyor." dedi.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Biz de meşru dairede kalmak, milletimizin hassasiyetlerine azami hürmet göstermek suretiyle inşallah bu süreci menziline ulaştıracağız. Bu vesileyle ülkesi, milleti ve değerleri için gözünü kırpmadan can veren tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize ve şehit ailelerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum."

20 Şubat'ta tanıtım programına iştirak ettikleri Cemre Vakfı'nın kuruluşunun hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, cumartesi günü ise orucu çiftçilerle birlikte İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde açtıklarını söyledi.
Erdoğan, çiftçilerle hem aynı sofrayı hem de yeni müjdeleri paylaştıklarını hatırlatarak, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini teşvik başta olmak üzere açıkladıkları tüm müjdelerin çiftçiler için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü Kabine Toplantısı'nda da savunma, sağlık ve ticaret başta olmak üzere gündemlerindeki konuları masaya yatırdıklarını belirterek, "20 Şubat'ta başlayan NATO'nun en büyük ve en kapsamlı tatbikatlarından biri olan Steadfast tatbikatı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviyeyi tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Tatbikatta devletimizi ve milletimizi gururla temsil eden askerlerimizi tebrik ediyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum." diye konuştu.
Türkiye'yi sağlık alanında nereden nereye getirdiklerini 2002 öncesi yılları dönemi hatırlayan vatandaşların çok iyi bildiğini vurgulayan Erdoğan, vatandaşların şikayetlerine de kulak vererek, eksikleri tamamladıklarını sağlık hizmetlerinin standardını yükseltmeye devam ettiklerini söyledi.
"HER TÜRLÜ BAĞIMLILIKLA MÜCADELEMİZİ DEVAM ETTİRECEĞİZ"
Erdoğan, şu anda Türkiye genelinde 8 bin 310 Aile Sağlığı Merkezi, 335 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 973 Toplum Sağlığı Merkezi'nin bulunduğunu belirterek, son bir yılda 302 Aile Sağlığı Merkezi ile 71 Sağlıklı Hayat Merkezi'ni hizmete açtıklarını kaydetti.

Birinci basamakta 30 bin aile hekimiyle hizmet sunduklarını belirten Erdoğan, "2025 yılında ülkemiz genelindeki sağlık tesislerimizde toplam 1 milyar 24 milyonun üzerinde muayene yapıldı. Bunların yaklaşık 450 milyonu aile sağlığı, 21 milyonu ise sağlıklı hayat merkezlerinde gerçekleştirildi." bilgisini verdi.
Erdoğan, akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın nedeni olan sigara bağımlılığıyla mücadelede tavizsiz bir duruş sergilediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Açtığımız 784 yeni birimle sigara bırakma polikliniği sayımızı 1349'a çıkardık. Ancak bu illetle başarılı mücadelede devletimizin gayretlerinin tek başına yeterli olması mümkün değil. Medyanın, sanatçıların, dijital mecraların ve ailelerimizin de bizlere destek olması, mücadeleyi sahiplenmesi lazım. Halkımızın sağlığını tehdit eden her türlü bağımlılıkla mücadelemizi aynı kararlılıkla devam ettireceğiz."