Katil İsrail'in Gazze'ye saldırıları! Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Soykırım suçunu işlediler
ABONE OL

Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile bir otelde düzenlenen Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) 15. Uluslararası Öğrenciler Mezuniyet Töreni'ne katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren gönül coğrafyasından gelen gençlere ilim ve irfan kapılarını ardına kadar açan Türk devletinin, ikili kültür anlaşmalarıyla pek çok uluslararası öğrenciyi bu topraklarda muhabbetle misafir ettiğini söyledi.

Bugün dünyanın dört bir yanına yayılan ve sayıları 160 bine yaklaşan büyük Türkiye Mezunları ailesinin, asırlara sari devlet geleneğinin ve köklü eğitim diplomasisinin en olgun, en nadide meyvesi olarak herkese gurur verdiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin, son 20 yılda yükseköğretim alanında çok büyük bir değişim yaşadığını ifade etti.

Cevdet Yılmaz, bugün itibarıyla 129'u devlet, 79'u vakıf olmak üzere toplam 208 üniversitede yaklaşık 7 milyon öğrencinin eğitim-öğrenim gördüğünü, akademisyen sayısının ise 187 bine ulaştığını bildirdi.

"Geldiğimiz aşamada üniversitelerimizi nicelik anlamından daha ziyade niteliksel olarak geliştirmeye, kalitelerini artırmaya yoğunlaşmış durumdayız" diyen Yılmaz, dijital teknolojilerin artık her alanı derinden etkilediğini, son 2 yılda yapay zeka ve bilişim temelli çok sayıda yeni programı yükseköğretim sistemine kazandırdıklarını kaydetti.

Yılmaz, "2024 yılında 20 üniversitede, 17 farklı türde olmak üzere toplam 72 yeni yapay zeka ve bilişim temelli program açılmış, 2025 yılında bu programlara 27 yeni program daha ilave edilerek sayı 100'ün üzerine çıkarılmıştır." bilgisini paylaştı.

- "FARKLI COĞRAFYALARDAN ÜNİVERSİTELERLE GÜÇLÜ BAĞLAR GELİŞTİRİYORUZ"

Yükseköğretimde elde edilen bu gelişimin, uluslararasılaşma anlamında da önemli sonuçlar ortaya koyduğuna işaret eden Yılmaz, "Ortak araştırma projeleri, çift diploma, ortak derece programları, akademik personel değişim mekanizmaları ve kurumsal ortaklıklar yoluyla çok boyutlu bir işbirliğini gerçekleştiriyoruz. Avrupa Birliği, Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Asya-Pasifik bölgesi başta olmak üzere farklı coğrafyalardan üniversitelerle güçlü bağlar geliştiriyoruz." diye konuştu.

Bugün Türkiye'de 362 bini aşkın uluslararası öğrencinin öğrenim gördüğünü aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin çok daha yüksek sayıda uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapacağına yürekten inanıyoruz. Bu öğrenciler bize büyük bir değer katıyorlar. Kendi kültürlerinden, ülkelerinden tecrübelerini aktarıyorlar. Türkiye'de Türkçeyi öğreniyorlar, dil öğreniyorlar. Kültürümüzü daha yakından tanıyorlar, ilişkiler geliştiriyorlar. Biz bunun çok büyük bir bereket oluşturduğuna inanıyoruz. Ülkelerimiz arasında hem toplumsal diyaloğun ve kaynaşmanın gelişmesi bakımından hem de ekonomik açıdan; ticaretin, yatırımların ve turizmin gelişmesi bakımından çok büyük katkılar sunduğuna inanıyoruz.

Bu öğrencilerimize Türkiye'de sadece eğitim-öğretim imkanı değil, farklı hizmetler de sunma perspektifi içindeyiz. İşte oturum hakkı, belli bir süre çalışma hakkı dahil olmak üzere öğrencilerimize becerilerini geliştirme, aldıkları üniversite eğitimiyle iş hayatı arasındaki ilişkiyi güçlendirme noktasında da her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu öğrencilerimize biz büyük bir zenginlik olarak bakıyoruz. Ülkelerine döndüklerinde aynı zamanda bu Türkiye ailesinin bir parçası olarak dönüyorlar. Böyle bakıyoruz ve böyle bakmaya devam edeceğiz."

- "HEM GÜÇLÜ OLMAMIZ LAZIM HEM HAKLI OLMAMIZ LAZIM"

Gazze'de yaşananların, sadece kuru bilgi ve teknolojiyle bir yere varmanın mümkün olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, "Gazze'de bu zulümleri yapanlar gayet iyi eğitim almış insanlar, teknolojide de oldukça ileri toplumlar. Ama buna rağmen insanlık tarihinin en büyük zulümlerinden birini yaptılar, soykırım suçunu işlediler. Demek ki sadece bilgi ve teknoloji yetmiyor, sadece kuru eğitim yetmiyor. Bunu ahlak, adalet, merhamet ve hukukla buluşturmamız gerekiyor." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, meşruiyetten yoksun, çıplak gücün sürdürülebilir olmadığını, hiçbir zulmün sonsuza kadar sürmediğini belirterek, "'Ben güçlüysem istediğim her şeyi yapabilirim' zihniyetine hiçbir şekilde prim vermememiz lazım. Hem güçlü olmamız lazım hem haklı olmamız lazım. İkisini bir arada başardığımızda dünya farklı bir dünya olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz
  • gazze
  • türkiye