Kurtulmuş, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin Şeyh ve Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Rawhi Fattouh ile Meclis'te bir araya geldi.
Görüşmede, İsrail'in, tüm dünyanın gözü önünde, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de hiçbir hak, hukuk, değer tanımaksızın sürdürdüğü soykırımı, Batı Şeria'da İsrail güçleriyle yasa dışı yerleşimcilerin şiddeti ve zorbalıkları ele alındı.
İsrail parlamentosunun Filistinli esirleri hedef alan idam yasası ile Mescid-i Aksa'nın durumunun da gündeme geldiği görüşmede, ikili ve parlamentolar arası ilişkiler değerlendirildi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, görüşmede, Filistin davasının Türkiye için milli bir mesele olduğunu belirterek, Türkiye'nin hem devlet hem millet olarak her alanda Filistin davasına destek vermeyi büyük bir vecibe olarak telakki ettiğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere devletin bütün kurum ve kuruluşlarının Filistin'e destek vermek için seferber olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Milletin temsilcileri olarak bizler de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Filistin meselesini her zaman en üstteki dış politika meselemiz olarak gördük. Parlamenter diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak uluslararası platformlarda Filistin devletinin ve halkının hakkını korumak için gayret sarf ettik, sarf ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, Gazze'deki soykırım ve eş zamanlı olarak Batı Şeria'da sürdürülen insanlık dışı yaklaşımlarda 75 binin üzerinde Filistinlinin şehit olduğunu vurgulayarak, Filistin devletine ve halkına başsağlığı, şehitlere Allah'tan rahmet, 170 bini aşan yaralıya da şifa diledi.
İnsanlık tarihinin gördüğü en ağır, en şedit soykırım karşısında başta İslam dünyası olmak üzere Batı dünyasının büyük bir sessizlik içerisinde kaldığını anlatan Kurtulmuş, "Batı dünyası insan hakları, demokrasi, ülkelerin egemenliği gibi şimdiye kadar kullandığı bütün o süslü cümlelerin altında kaldı. İslam dünyası da kardeşlik ve kardeşliğin gerektirdiği hukuku korumak bakımından sınıfta kaldı." değerlendirmesinde bulundu.
Dünyada insaf ve vicdan sahibi geniş kitlelerin İsrail'in bu soykırımına ve insanlık suçlarına karşı çıktığını belirten Kurtulmuş, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden İsrail aleyhinde bir kararın çıkmasının insanlık cephesinin ortaya koyduğu büyük reaksiyonun bir katkısı olduğunun altını çizdi.
Kurtulmuş, Filistin'i tanıyan devletlerin sayısının giderek artmasının da önemli ve Filistin davası konusunda ümitvar olmayı gerektiren bir gösterge olduğunu vurguladı.
Dünyanın birçok yerinde İsrail'in saldırganlıklarına karşı yapılan gösterilerde en önde Filistin bayraklarının bulunduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Filistin ile din olarak, ırk olarak hiçbir bağı olmayan ülkelerde bile insanlar Filistin bayrağını insanlığın bir simgesi olarak kabul etmektedir." ifadesini kullandı.
Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde düzenlenen zirvede imzalanan Gazze'deki barış anlaşmasının İsrail tarafından sabote edildiğini, insani yardımlar başta olmak üzere birçok uluslararası yardımın engellendiğine dikkati çeken Kurtulmuş, sözde kabul edilen bu barış planının gerçekte uygulanmadığını söyledi.
Batı Şeria'da Müslümanların evlerini ve arazilerini işgal eden soykırımcıların şimdi işi fiili şiddete döktüğünü söyleyen Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Netanyahu çetesinin özellikle son iki uygulaması, bütün sabır taşlarını çatlatmıştır. Asla kabul edilemez ve bütün Müslümanların, bütün insanlığın gözünü açmalıdır. Bunlardan birincisi ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa'nın kapalı tutulmasıdır. Bu doğrudan doğruya 2 milyarlık İslam alemine ve Müslümanların inançlarına karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu kapatma kararının arkasındaki esas meselenin bir güvenlik gerekçesi olmadığını gayet iyi biliyoruz. İsrail hükümetinin esas niyeti Mescid-i Aksa'nın yıkılmasına hazırlık yapma sürecini başlatmaktır. Siyonist yönetim, kendi sapkın dini ideolojilerinden kaynaklanan nihai bir kıyamet savaşına hazırlanıyor ve bunun için de Mescid-i Aksa'nın yıkılmasını bir kilometre taşı olarak görüyor olabilir. Ancak boşuna hayal kurmasınlar, ham hayal içinde olmasınlar, Mescid-i Aksa'nın yıkılmasına asla ve asla ne İslam dünyası ne insanlık izin verecektir."
İsrail parlamentosunun Filistinli esirleri hedef alan idam yasasını da eleştiren Kurtulmuş, bunu bir rezillik şeklinde niteledi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu büyük bir insanlık suçudur. Yani aynı suçu işleyen Filistinli olduğu zaman idam cezası, başkası olduğu zaman ise başka bir hukuk uygulanacak. Bunun asla izahı yoktur. Bütün dünyanın bu konuda mutlaka uyanık olması lazım ve sonuna kadar karşı çıkması lazım. Aynen Gazze'deki soykırım gibi şimdi İsrail parlamentosunun aldığı bu kararla birlikte dünya büyük bir sınavın içindedir. Bakalım böyle cılız iki tane protesto cümleleriyle bunu geçiştirecekler mi yoksa başta Batı dünyası olmak üzere bütün dünya böylesine önemli bir hukuki alandaki çifte standardı, bu yanlış uygulamayı bir şekilde durdurmak için harekete geçecekler mi? Bunu göreceğiz. Bu kararıyla da İsrail'in, Gazze'deki soykırımı hukuki yollarla Batı Şeria'da genişletmek istediğini anlıyoruz. Buna dünya müsaade etmemelidir. Biz sonuna kadar bu konuda uluslararası alanda neler yapılabilirse bunun mücadelesini vermeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle Filistinli şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, bütün Filistin halkına sabır, direnç ve cesaret diliyorum. İnşallah en kısa süre içerisinde nehirden denize özgür bir Filistin devletinin kurulmasını görmek hepimize nasip olur. Sizlere de böylesine özgür bir Filistin devletinin yöneticileri olarak halkınıza hizmet imkanı doğar diye ümit ve temenni ediyorum. Türk milleti olarak hepimizin ortak duası budur. Bu duaların gereğini yerine getirmek için bütün gücümüzle gayret sarf ediyoruz."
- "FİLİSTİN HALKIMIZIN SEBATI VE DİRENİŞİ TAKDİRE ŞAYANDIR"
Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh ise Türkiye ve Filistin halkı arasında tarihi ilişkilerin bulunduğunu dile getirerek, Filistin davasının Türkiye ve Türk halkı tarafından sahiplenilmesini de önemsediklerini söyledi.
İsrail'in uluslararası kanunları çiğneyerek ortaya koyduğu zulümler ve insanlık dışı uygulamaları sonucu 75 binden fazla Filistinlinin şehit olduğunu, 200 bine yakın yaralının bulunduğunu aktaran Şeyh, Filistin'de tamamen tahrip edilen bir yurdun, bir mekanın bulunduğunu, insanlığın en ufak bir belirtisinin bile kalmadığını, Gazze'nin yakılıp yıkıldığını kaydetti. Şeyh, Gazze'de yaşananlar karşısında hiçbir insanın dayanamayacağını vurguladı.
Aynı şekilde Batı Şeria ve Kudüs'teki saldırılara da işaret eden Şeyh, "Filistin halkımızın sebatı ve direnişi gerçekten takdire şayandır. Bu halk büyük bir fedakarlıklarla toprağına bağlı kalmak için çalışmaktadır." dedi.
Şeyh, Filistin halkının, Araplar ve Müslümanların, dost ve kardeş ülke Türkiye'nin desteğini takdirle karşıladığını belirterek, "Filistinliler hürriyetlerine, bağımsızlıklarına kavuşmak için çabalarını devam ettirmektedir. Nihai amacımız başkenti Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasıdır." ifadelerini kullandı.
TBMM ve Filistin Ulusal Konseyinin iş birliğinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Şeyh, bu işbirliklerinin de iki halkın ne denli derin bir dostluğa sahip olduğunu gösterdiğini belirtti.
- "FİLİSTİN HALKI OLARAK DURUŞUNUZLA GURUR DUYUYORUZ"
Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Fattouh da Kurtulmuş'un Filistin meselesindeki tutumunu takdirle karşıladıklarını bildirdi.
Filistin halkını desteklemek amacıyla ortaya koydukları işbirliklerine dikkati çeken Fattouh, bu kapsamda İstanbul'da Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu'nun ikincisi toplantının düzenleneceğini kaydetti.
Fattouh, "Filistin halkı olarak duruşunuzla gurur duyuyoruz. Tüm parlamento toplantılarında Filistin meselesini destekleme konusunda net bir duruşunuz ve iyi niyetiniz oldu." değerlendirmesini paylaştı.
Görüşmede, AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç ve MHP Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım da yer aldı.