Kayan toprakta siyanür var mı? Uzman isim gerçekleri tek tek anlattı
ABONE OL

Erzincan'ın İliç ilçesinde bulunan bir maden sahasında toprak kayması yaşandı. Yaklaşık 10 milyon metreküp toprak 800 metrelik bir alana yayıldı.

Toprak kaymasının olduğu esnada sahada bulunan 9 işçi toprak altında kaldı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi.

Toprak altında kalan 9 işçiye ulaşabilmek için çalışmalar aralıksız sürüyor. Arama kurtarma ekipleri çalışmalarına devam ediyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Mühendisliği Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, katıldığı TV100 canlı yayınında, maden sahasındaki toprak kaymasına ilişkin yanlış bilgilerin dolaşıma sokulduğunu vurgulayıp 'siyanür' gerçeklerini anlattı.

"SİYANÜR ALTIN ARAMASINDA KULLANILMAZ"

"Bazı yanlış bilgilendirmeler oluyor." diyen Kumral, "Siyanür öyle ucuz bir malzeme değil. Siyanür altın aramasında kullanılmaz, altın eldesinde kullanılır. Aynı malzeme bir başka malzeme üzerinde kullanılır, çözülür ve devridaim olarak kullanılır. Yeniden siyanür eklenmeleri söz konusu değildir." diye konuştu.

SİYANÜR ATMOSFERE KARIŞIP YAĞMUR OLARAK YAĞAR MI?

"Siyanür atmosferde karıştığında çok kolay bir şekilde ayrışabilen bir malzemedir." vurgusunu yapan Kumral, "O yüzden atmosferle karışıp asit yağmurlarına dönüşecek diye bir şey yok." ifadelerini kullandı.

KAYAN TOPRAKTA SİYANÜR VAR MI?

"Kayan toprağın içinde siyanür yok mu?" sorusuna da yanıt veren Kumral, "Toprakta siyanür vardır ama bu siyanür öyle çok yoğun bir konsantrasyonlarda olan bir siyanür değil. Minimize edilmiş son derece az." şeklinde konuştu.

"KONUYA EL ATTIK"

Prof. Dr. Kumral, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:

"Üniversitemiz olarak 11 tane profesör hocamızla buraya geldik. Konuya el attık ve gerekli tedbirlerin alınması konusunda burada şu anda kriz masasındayız. Sayın İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank'ın bize bir talimatı oldu. Son derece şeffaf bir şekilde, halkı doğru şekilde bilinçlendirecek ne gerekiyorsa yapalım. Yani hiçbir şeyi es geçmeyelim. Doğru neyse onu yapalım. Doğru neyse halka onu bilgilendirelim. Bu çok kıymetli bir şey. Yani burada sürecin son derece şeffaf işlediğini sizler göreceksiniz. Hem üniversitemiz tarafından yapılan çalışmaların şeffaf olduğunu, hem de devletimiz tarafından yapılan çalışmaların ne kadar şeffaf olduğunu sizler de göreceksiniz.

Bakın; gönlümüz böyle şeylerin olmasını istemiyor ama madencilik olması gereken bir sektördür. Bu tür tehlikeleri zaman zaman barındırıyor. Tedbirler alınmalı, burada ihmali olanlar cezalandırılmalı. Bu sadece maden kazaları için değil ülkemizde hangi felaket yaşanıyorsa bütün felaketler için cezalandırılmalı.