Özellikle Nijerya ve Kamerun'da faaliyet gösteren Türk kurum ve sivil toplum kuruluşları (STK), uzun vadeli ve kesintisiz su erişimini hedefleyen projelere ağırlık veriyor.
100'E YAKIN SU KUYUSU HİZMETE ALINDINijerya merkezli Daru'l Erkam Vakfı, farklı Türk STK'lerle işbirliği içinde ülkenin 12 eyaletinde bugüne 1000'e yakın su kuyusunu hizmete alırken, son dönemde çalışmalarını sürdürülebilir su yönetimi üzerine yoğunlaştırdı.
Projelerde su kuyularının bakım ve işletmesinin yerel topluluklara devredildiği, teknik eğitim programlarının düzenlendiği ve su yönetim komitelerinin oluşturulduğu belirtiliyor.
Kırsal bölgelerde enerjiye erişimin sınırlı olması nedeniyle güneş enerjisi destekli su pompa sistemlerinin yaygınlaştırıldığı, bu sayede hem maliyetlerin düşürüldüğü hem de kesintisiz su temininin sağlandığı ifade ediliyor.
"FİZİKİ ALTYAPI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL"
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Nijerya yetkilisi, AA muhabirine, su projelerinde yalnızca kuyu açmanın yeterli olmadığını söyledi.
Yetkili, "Su kuyularının yanı sıra son yıllarda hijyen, sanitasyon ve bilinçlendirme çalışmalarına da ağırlık veriyoruz. Suya erişim kadar, suyun doğru kullanımı ve korunması da büyük önem taşıyor." dedi.
Hijyen eğitimlerinin su kaynaklı hastalıkların azaltılmasında kritik rol oynadığını belirten yetkili, özellikle kırsal bölgelerde bu tür çalışmaların yaygınlaştırıldığını anlattı.
Yetkili ayrıca Türkiye destekli projelerde yağmur suyu hasadı, yer altı su kaynaklarının verimli kullanımı ve su tasarrufuna yönelik uygulamaların da giderek yaygınlaştığını ifade etti.
KAMERUN'DA UZUN VADELİ ERİŞİM HEDEFİ
Türkiye'nin Kamerun'daki su projelerinde de benzer şekilde sürdürülebilirlik odaklı bir yaklaşım benimsendiği görülüyor.
TDV Yaounde Din Hizmetleri Müşaviri Dr. Mekki Solmaz da Kamerun'da artık yalnızca suya erişimin değil, kesintisiz ve uzun vadeli erişimin hedeflendiğini vurguladı.
Solmaz, "Bu kapsamda güneş enerjili su pompa sistemleri, su depolama altyapıları ve bazı bölgelerde küçük ölçekli dağıtım hatlarını devreye alıyoruz." diye konuştu.
Projelerde yerel toplulukların aktif rol üstlendiğine dikkati çeken Solmaz, köy bazlı su komitelerinin kurulduğunu ve bakım ile işletme sorumluluğunun bu yapılara devredildiğini belirtti.
"YEREL SİSTEMLER PROJELERİN ÖMRÜNÜ UZATIYOR"
Solmaz, yerel teknik personelin eğitildiğini ve düzenli bakım mekanizmalarının oluşturulduğunu dile getirerek, "Arıza durumlarında hızlı müdahale imkanı sağlayan sistemler kurduk. Ayrıca partner kuruluşlarla yapılan anlaşmalar kapsamında yaklaşık 10 yıl boyunca arızaların karşılanacağı bir yapı oluşturuldu." dedi.
Kamerun'da sık yaşanan elektrik kesintilerine de değinen Solmaz, tüm projelerin güneş enerjisi altyapısına uygun şekilde planlandığını ifade etti.
Solmaz, "Özellikle elektrik erişiminin sınırlı olduğu kırsal bölgelerde güneş enerjili sistemler hem maliyetleri düşürüyor hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor." diye konuştu.
ALTYAPI KADAR BİLİNÇLENDİRME DE ÖNEMLİ
TDV'nin Kamerun'da da hijyen ve sanitasyon alanında faaliyet yürüttüğünü bildiren Solmaz, özellikle okullar ve yerel topluluklarda bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verildiğini söyledi.
Solmaz, hijyen eğitimlerinin su kaynaklı hastalıkların azaltılmasında önemli rol oynadığını vurgulayarak, bu nedenle fiziksel altyapı kadar eğitim faaliyetlerinin de kritik olduğunu ifade etti.
Kamerun'da suya erişimde altyapı eksikliği, kırsal yerleşim yapısı ve finansman yetersizliğinin temel sorunlar arasında yer aldığının altını çizen Solmaz, Türkiye'nin farklı kurumlarıyla bu alanlarda teknik ve insani destek sunduğunu dile getirdi.
KALICI ÇÖZÜMLER VURGUSU
Uzmanlar, Afrika'da su projelerinde kısa sürede arızalanabilen geçici çözümler yerine uzun ömürlü ve sürdürülebilir sistemlerin tercih edilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Türkiye'nin bölgede geliştirdiği bu yaklaşımın, yalnızca suya erişimi artırmakla kalmayıp aynı zamanda yerel kapasiteyi güçlendiren ve kaynakların verimli kullanımını teşvik eden bir model sunduğu belirtiliyor.
Projelerin gelecek dönemde daha fazla bölgeye yayılması ve sürdürülebilir uygulamaların güçlendirilmesi hedefleniyor.