Meclis'e ilginç talepler yağdı: Fay hattı patlatılsın, 'bay-bayan' yasaklansın
ABONE OL

TBMM Dilekçe Komisyonuna gelen başvurular arasında fay hatlarının kontrollü bir şekilde patlatılarak büyük depremlerin önlenmesi, Kabotaj Bayramı'nın resmi tatil ilan edilmesi, kuzenlerin evlenmesinin yasaklanması, kamuda görev yapan 65 yaş üstü çalışanların zorunlu emekli edilmesi, "bay ve bayan" kelimelerinin kullanımının engellenmesi, milletvekillerine din kültürü, genel ahlak ve edep derslerinin verilmesine yönelik talepler dikkati çekti.

Vatandaşların parlamentoya ilettiği dilek ve şikayetleri inceleyen TBMM Dilekçe Komisyonuna, 28. Dönem'in başlangıcı 15 Mayıs 2023'ten bu yana 31 bin 441 başvuru yapıldı.

Dilekçe Komisyonu Başkanlık Divanı, 4'te 1'i kadınlar tarafından verilen 29 bin 819 dilekçe hakkında karar verdi.

Komisyona gelen dilekçeler arasında ilginç talepler de yer aldı.

Yozgat'ta yaşayan bir vatandaş, fay hatlarının kontrollü bir şekilde patlatılarak büyük depremlerin engellenmesini istedi.

Bazı vatandaşlar da Kadir Gecesi'nin sabahıyla başlayan gün ile Kabotaj Bayramı'nın resmi tatil ilan edilmesini talep etti.

Komisyona başvuran bir kişi, işvereninin vergi kaçırdığına dair gizli şikayette bulunduğunu, ancak kimliğinin paylaşılması sonucu işten çıkarıldığını iddia ederek, haklarının iade edilmesini, kendisine yeni bir iş ve "ekonomi terörü gazisi" ünvanı verilmesini istedi.

Dilekçe Komisyonuna gelen ilginç ve dikkati çeken taleplerden bazıları şöyle:

"Kamuda görev yapan 65 yaş üstü çalışanların zorunlu emekli edilmesi, mucit mahkumların tespit edilerek desteklenmesi, kuzenlerin evlenmesinin yasaklanması, her televizyon kanalında günde 1,5 saat dini programlar yapılması için kanun çıkarılması, 50 yaşının üstündeki kişilere sosyal medya yasağı getirilmesi, plajlarda ve denizlerde yarı kapalı mayo giyilmesi, belediye başkanlarının cumhurbaşkanı tarafından atanması, 'bay-bayan' kelimelerinin kullanımının yasaklanması, büyünün yasaklanması, milletvekillerine sergiledikleri tutumlar nedeniyle din kültürü, genel ahlak ve edep derslerinin verilmesi, işsiz gençlere vatandaşlık maaşı adı altında maaş bağlanması, 'yaratmak' kelimesinin Türk Dil Kurumu ve RTÜK mevzuatında yapılacak düzenlemelerle sınırlandırılması."

Bir kişi ise Esnaf Sanatkarlar Odası, Türk Tabipleri Birliği, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifleri gibi kuruluşların ülkeye ve millete zararı gerekçesiyle kapatılmasını istedi.

"KOMİSYONUMUZ YALNIZCA ŞİKAYETLERİN DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETEN VİZYONUN DA ADRESİ"

Dilekçe Komisyonu Başkanı Sunay Karamık, 28. Dönem'de, komisyona ulaşan dilekçelerin, toplumun farklı kesimlerinden gelen sorunları ve beklentileri yansıtarak kendilerine önemli bir veri kaynağı oluşturduğunu ifade etti.

Karamık, "Vatandaşlarımızın gündelik yaşamlarından kamu hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede dile getirdiği talepler, çözüm süreçlerimize ışık tutmuş, demokratik katılımı daha da güçlendirme yönündeki kararlılığımızı pekiştirmiştir." dedi.

Dilekçelerde ifade edilen sorunların sahada doğrudan gözlemlenebilmesi amacıyla komisyon üyeleri tarafından gerçekleştirilen yerinde inceleme ziyaretlerinden bahseden Karamık, bu inceleme ziyaretlerinin çözüm önerilerinin daha sağlam temellere dayanmasına imkan tanıdığının altını çizdi.

Dilekçe Komisyonu Başkanı Karamık, şunları kaydetti:

"TBMM Dilekçe Komisyonu, vatandaşla doğrudan temas kuran nadir kurumsal mekanizmalardan biri olarak yalnızca bireysel başvuruları değerlendirmekle kalmaz, bu başvuruların işaret ettiği toplumsal ihtiyaçları tespit edip çözüm yolları geliştirme misyonunu da üstlenir. Komisyonumuzun kararlılıkla yürüttüğü çalışmalar sonucunda Cumhurbaşkanlığına arz ettiğimiz ve Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 22 Mayıs'ın 'Finansal Okuryazarlık Günü' ilan edilmesi, bu yaklaşımın en somut ve güncel örneklerinden biridir. Toplumdan gelen taleplerin dikkatle analiz edilmesi, ilgili kurumlarla sürdürülen verimli işbirlikleri ve konunun kamu gündemine taşınmasındaki stratejik yönlendirmeler, bu süreci başarıya ulaştırmıştır. Böylece Dilekçe Komisyonumuz, yalnızca şikayetlerin değil, çözüm üreten vizyonun da adresi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur."