Rusya'ya ''Türkiye üzerinden iki kapının 6 ay daha açık kalması'' teklifi
ABONE OL

Suriye'ye 2014'ten beri sınır ötesi uluslararası yardımların yapılmasına olanak sağlayan ve 10 Temmuz'da süresi dolacak olan mekanizmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) yenilenmesi gerekiyor.

Rusya, 7 Temmuz'da yardımların Türkiye üzerinden 2 kapıdan yapılmasına imkan sağlayan kararı veto etti. Konseyin daimi üyelerinden Çin de veto hakkını kullanarak Rusya'ya destek verdi ve mekanizmanın tıkanmasına neden oldu.

Savaşın başından beri Suriye'ye yönelik insani yardımlarıyla bilinen İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi İzzet Şahin, Rusya ve Çin'in, BMGK'da insani yardımları engellemesini AA muhabirine değerlendirdi.

Şahin, BMGK'da Rusya ve Çin'in, Suriye'ye uluslararası yardımların gönderilmesine imkan tanıyan mekanizmanın yenilenmesini veto etmesinin büyük bir insani krizi oluşturacak potansiyelde olduğunu söyledi.

- "YARDIMLARIN DEVAM ETMESİNİN NE KADAR KRİTİK OLDUĞUNU BİLİYORUZ"

Dışarıdan gelecek yardımların Suriye'de yaşayan yerel halk için önemli olduğunu vurgulayan Şahin, "Yakın gelecekte siyasi bir çözüm görünmediği için bu yardımların devam etmesinin ne kadar kritik olduğunu biliyoruz. Suriye'de iç savaşa doğru giden krizde milyonlarca insan bundan etkilendi. 7 milyona kadar varan iç göç, 6 milyonu geçen dış göç ve içerideki insanların birden fazla kez yerinde olmaları bizim belki de içinde bulunduğumuz çağda görebildiğimiz en büyük krizdi." diye konuştu.

Şahin, 2014 yılına kadar Türkiye tarafında sınır ötesi yardım çalışmalarının başta İHH olmak üzere birkaç sivil toplum kuruluşunun üzerinden yapıldığını hatırlatarak, yardım talebinin artması ve yardıma muhtaç insan sayısının çok hızlı bir şekilde artması nedeniyle BM'ye uluslararası yardım için çağrıda bulunduklarını söyledi.

Çağrı üzerine BMGK'nın uluslararası yardım için karar aldığını belirten Şahin, şunları ifade etti:

"2014 yılında bölgeyle ilgili raporları Güvenlik Konseyi'ne gönderdikten sonra ilk defa Güvenlik Konseyi'nden bu istikamette bir karar çıktı. O karar sonrasında BM, Gaziantep'te ofislerini kurdu. 100'den fazla uluslararası yardım kuruluşu Gaziantep'te toplandı. Dünya, tüm devlet ve devlet dışı yardım fonlarını yardıma dönüştürüp açık olan sınırlardan Suriye'nin kuzeyi ve kuzey batısındaki mağdur ve muhtaç insanlara ulaştırdı. En son gelinen noktada Rusya devamlı veto hakkını, tehdidini kullanıyordu. Birçok arabuluculuk ve ikna çalışması ve pazarlık sonucunda Rusya buna izin veriyordu. Süresini kısaltmıştı, 6 aya kadar düşmüştü. Şimdi Rusya ile birlikte Çin'in de bu topa girdiğini ve veto hakkını kullandığını görüyoruz."

Alternatif olarak Suriye rejimi üzerinden uluslararası yardımların ulaştırılmasının teklif edildiğini anlatan Şahin, rejimin ne mali ne askeri ne de insan kaynağı açısından bu yardımları dağıtacak güçte olmadığını dile getirdi.

Şahin, ayrıca Suriye rejimine dışarıdan insani yardım gönderecek hiçbir ülkenin bulunmadığını ifade etti.

Daha önce biri Irak, biri Ürdün ve 2'si de Türkiye'den olmak üzere 4 kapıdan Suriye içlerine insani yardım gönderildiğini hatırlatan Şahin, Irak ve Ürdün'deki kapıların, BMGK'da alınan kararlar gereği kapatıldığı hatırlattı.

Şahin, Rusya ile Suriye rejiminin, silahlı çatışmalarla dize getiremediği halkı, sınırları tamamen kapatarak, onları muhasara altına alarak, bütün yardım kanallarını keserek teslim almaya çalıştığını söyledi.

- "BM'NİN SINIR ÖTESİ YARDIM YAPMASI İÇİN MEŞRU BİR KARARA İHTİYACI VAR"

Rusya ve Çin'in uluslararası yardımların ulaştırılması kararını veto etmesinin BM'yi engelleyebileceğine dikkati çeken Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"BM'nin sınır ötesi yardım yapması için mutlaka meşru bir karara ihtiyacı var. Güvenlik Konseyi'nin bu konuda bir onayının olması gerekiyor. Ama bu kararı sivil toplum kuruluşlarını engelleyecek bir faktör olarak görmüyorum. Güvenlik Konseyi'nde süper güçlerin, Suriye halkının durumunu tamamen gözardı ederek, milyonlarca insanı yok sayarak siyasi çatışmalarını Güvenlik Konseyi'ne taşıdıkları bir zamanda sivil toplum kuruluşları olarak biz böyle düşünemeyiz. STK'lar olarak bu karar sebebiyle yardımlarımızı kesinlikle durdurmayacağız."

- "KORONANIN BU KADAR HIZLI YAYILDIĞI BİR DÖNEMDE KAPILARIN KAPATILMASI KESİNLİKLE HATALIDIR"

Şahin, kapıların açık kalmasının Türkiye'nin güvenliği ile de alakalı olduğunu dile getirerek, "Kapıların açık kalması tamamen Türkiye'nin kendi insiyatifiyle alakalı. Türkiye'nin daha fazla mülteci akını durdurmak için o insanlara sınırın ötesinde yardım etmesi gerekiyor. Türkiye'ye ilgilendirdiği kadar bu durum Avrupa Birliği'ni de ilgilendiriyor. Yardımların tamamen durdurulması ile içerideki 5 milyona yakın insan, daha önceki zamanlarda olduğu gibi sınırları zorlayacak. Kesinlikle o sınırlar kapatılamayacak, o insanlar önce Türkiye'ye oradan da da Avrupa istikametinde yeni bir insani dramı başlatacak demektir. Bu yardımlar gitmezse içerideki insanların hayatlarını idame ettirme imkanı yok. Çünkü gelirleri, çalışacak imkanları, çalışacak mekanları, işletecekleri toprakları, yapacakları hiçbir şey yok. Tüm dünyayı tehdit eden koronavirüs krizi sürecinde bırakın kapıların kapatılmasını tüm kapıların açılması gerekiyor. İnsanların çadırlarda iç içe yaşadığı bir dönemde ve koronanın bu kadar hızlı yayıldığı bir dönemde kapıların kapatılması kesinlikle hatalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Şahin, Çin'in veto kararıyla son dönemde ilişkilerinin gerginleştiği ABD'ye mesaj vermek istediğini ifade ederek, veto kararlarının Türkiye'nin "dünya 5'ten büyüktür" tezinin ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini, BMGK'nin veto sistemi nedeniyle işlevliliğini ve fonksiyonunu yitirdiğin belirtti.

- "BU KAPILAR KAPANDIĞI AN İÇERİDE ÇOK BÜYÜK BİR İNSANİ DRAM YAŞANACAKTIR"

İHH Suriye Çalışmalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Yemelek de Suriye iç savaşının çok büyük faturalarının olduğunu ve savaştan en çok kadın ve çocukların etkilendiğini söyledi.

Suriye içerisinde Suriye-Türkiye sınır hattında 1.5 milyon civarında insanın çadır kentlerde yaşamlarını sürdürmeye çalıştığına dikkati çeken Yemelek, şunları kaydetti:

"Buradaki insanlar hayatlarını Türkiye'den gelen yardımlarla devam ettiriyor. Maalesef savaş ve bombardıman halen devam ediyor. İnsanlar daha güvenli ve angajman kuralları gereği daha çok Türkiye sınırına yakın bölgelere sığınmış durumda. Çadır kentlerde biraz iç bölgelere doğru gittiğimizde 2.5-3 milyon insan şehirlerde, kasaba ve köylerde yaşıyor. Toplam nüfus 5 milyona yakın. Açık olan Cilvegözü ve Öncüpınar kapıları... Bu iki kapı tabiri caizse Suriye'nin nefes borusudur. Burayı kapattığınız an insanlar nefes alamayacak. Bu kapılar kapandığı an içeride çok büyük bir insani dram yaşanacaktır. Daha doğrusu var olan dram daha büyük boyutlara varan bir kaos oluşacak. İnsani yardımları siyasetin bir parçası yapmamak gerekiyor."

- SURİYE'YE YARDIMLARIN BMGK'DA ENGELLENME SÜRECİ

Suriye'de hayati derecede önem taşıyan insani yardımlara muhtaç yaklaşık 3 milyon kişi, Rusya'nın vetosuyla bir kez daha tıkanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) yeni bir adım atılamazsa, açlık ve salgınla yalnız başına mücedele etme riskiyle karşı karşıya kalacak.

Suriye'ye uluslararası yardımların yapılmasına imkan tanıyan BMGK kararının yetkilendirdiği mekanizmayla 2014'ten beri milyonlarca kişiye ulaşan BM, özellikle Suriye'nin kuzeybatısında İdlib'de ''ölüm kalım meselesi'' haline gelen yardımların 1 yıl daha devam etmesini istiyor.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) ve diğer uluslararası yardım kuruluşları, 6 yılda Suriye'ye 4 sınır kapısından gıda, ilaç, tıbbı ve hijyen malzemesi içeren 38 bin 52 yardım konvoyu gönderdi.

Geçen yıla kadar ikisi Türkiye'den olmak üzere 4 sınır kapısından yapılan yardımlar, Rusya'nın vetosu ve itirazları üzerine 2'ye indirildi ve Aralık 2019'da Suriye ve Ürdün arasındaki er-Remse ve Irak ile olan El-Yarubiyye sınır kapıları yardımların girişine kapatıldı.

Suriye'ye, mevcut BMGK kararı doğrultusunda sadece Türkiye üzerinden 2 sınır kapısından, Öncüpınar karşısındaki Babüsselame ve Cilvegözü karşısındaki Babülhava'dan uluslararası yardımlar yapılabiliyor ve yardımların devam edebilmesi için 10 Temmuz'a (bugün) kadar bu kararın yenilenmesi gerekiyor.

BM, Babülhava'dan İdlib'de 2,8 milyon kişiye, Babüsselame'den ise Halep'in kuzeyinde yerinden edilmiş yardıma muhtaç 300 bin Suriyeliye ulaşıyor.

OCHA, Türkiye üzerinden 2 sınır kapısından ocak ayından beri, 1613'ü Öncüpınar'dan olmak üzere Suriye'ye 8 bin 468 yardım konvoyu gönderdi. Mekanizmanın yenilenmesi için son 2 günde atılan adımlar, yardımların sınır ötesi değil, Suriye içinden rejimin onayıyla yapılması gerektiğini savunan Rusya'nın engeli nedeniyle başarısız oldu.

- RUSYA, SURİYE'YLE İLGİLİ KARARLARDA 15'İNCİ KEZ VETO HAKKINI KULLANMIŞTI

Rusya, 7 Temmuz'da Suriye ile ilgili şimdiye kadar alınan kararlarda 15'inci kez veto hakkını kullanarak yardımların Türkiye üzerinden 2 kapıdan yapılmasına imkan sağlayan kararı veto etti. Konseyin daimi üyelerinden Çin de veto hakkını kullanarak Rusya'ya destek verdi.

Almanya ve Belçika'nın sunduğu karar tasarısını veto eden Rusya, bu sefer Konseye sadece Babülhava'dan 6 aylığına yardım girişine izin veren bir tasarı getirdi.

Bu sefer de yardımlar için tek sınır kapısının yeterli olmayacağını belirten ABD, Fransa ve İngiltere, Rusya'nın tasarısını veto etti.

Tasarı, aynı zamanda BMGK'de gereken 9 oya ulaşamadığı için reddedilmiş oldu.

BM Güvenlik Konseyinde bir karar tasarısının kabul edilmesi için 15 üyeden en az 9'unun lehte oy vermesi ve daimi üyeler ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa'dan herhangi birinin veto yetkisini kullanmaması gerekiyor.

- RUSYA'YA "TÜRKİYE ÜZERİNDEN İKİ KAPININ 6 AY DAHA AÇIK KALMASI" TEKLİFİ

AA muhabirinin diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye göre, Batılı ülkeler mekanizmanın görev süresinin dolmasına 48 saat kala 3'üncü bir girişimde daha bulunarak, Rusya'ya Türkiye üzerinden iki kapının 6 ay daha açık kalmasını teklif etti.

Rusya'nın tekrar veto hakkını kullanması durumunda çoğu çocuk yetersiz beslenmeye maruz kalan 3 milyona yakın Suriyeli hem açlık tehdidi ile karşı karşıya kalacak hem de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede yalnız bırakılacak.