Savaşın Türkiye'ye faturası belli oldu! Bakan Şimşek'ten dezenflasyon mesajı
ABONE OL

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel savaş ortamının Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendirdi. Katıldığı canlı yayında enflasyon hedefleri ve dış şoklar hakkında önemli açıklamalar yapan Şimşek, savaşın enflasyona en az 5 puanlık ek baskı getirdiğini ve petrol fiyatlarının 118 dolara kadar yükseldiğini ifade etti. Bakan Şimşek, 160 milyar dolarlık rezerv ile bu şoku yönettiklerini vurguladı.

SAVAŞIN TÜRKİYE EKONOMİSİNE DOĞRUDAN ETKİSİ

Bakan Şimşek, katıldığı bir canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Türkiye'ye etkilerine dikkati çeken Şimşek, gübreden çip üretimindeki ham maddeye kadar akla gelen birçok temel ham maddenin orada üretildiğini, işlendiğini, dünyaya arz edildiğini söyledi. Bunun büyük arz şoku olduğunu dile getiren Şimşek, kimsenin de bağışıklığının olmadığına işaret etti.

ŞİMŞEK: BU ŞOK ÖNGÖRÜLENİN ÇOK ÖTESİNE GEÇTİ

Şimşek, küresel büyümenin olumsuz etkilendiğini, finansal koşulların sıkılaştığının altını çizerek, şöyle devam etti:

"Çünkü, dünyada enflasyon beklentileri yükseldi. Enflasyonun yükselmesi, enflasyon beklentilerinin bozulması finansal koşulları yani küresel faizleri etkiliyor. Bu bir. Bu da büyümeyi olumsuz etkiliyor. İkincisi bizim gibi petrol, doğalgaz ve türevlerini ithal eden ülkelerin dış dengesinde bozulma oluyor. Daha çok dış kaynağa ihtiyacınız var. Daha çok rezerv kullanmanız lazım. Bu süreci yoğun bir şekilde takip ediyoruz. Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü. Küresel petrol arzına baktığınız zaman bugünkü şokun etkilediği üretim ve sevkiyat miktarı bütün bu geçmişte yaşanan şoklardan daha büyük. Diyelim ki bugün 20 milyon varil günlük etkileniyorsa geçmişteki en büyük şok da 4,5 milyon varil etkilendi. Onun için ciddiye alıyoruz. Önemli bir şok."

ENFLASYONA 5 PUANLIK SAVAŞ FATURASI

Türkiye'deki enflasyon gelişmelerine değinen Şimşek, "Enflasyon, bu dış şok olmasaydı bu sene yüzde 20'nin bir tık altında ya da bir tık üstünde olma olasılığı oldukça yüksekti. Savaş nedeniyle birincil doğrudan ve ikincil etkileri ile piyasaların yılın tamamı için fiyatladığı petrol fiyat seviyesini dikkate aldığımızda en az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var. Başta enflasyon yüzde 21 olacaksa idi yüzde 26. Merkez Bankası da zaten oraya doğru çekti." değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, bu süreç uzadıkça etkilerinin daha yoğun olabildiğini belirterek, bütün senaryoları daha ilk günden değerlendirdiklerini, şoktan hemen sonra senaryo analizlerini yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la paylaştıklarını dile getirdi.

ŞİMŞEK'TEN "BAHANE PEŞİNDE DEĞİLİM" MESAJI

Son 3 ayda varil fiyatlarının 118 dolarları bulduğunu, bu şokları programda öngörüp fiyatlamanın imkansız olduğunu vurgulayan Şimşek, "Ben bahane peşinde değilim. Biz 2025'te de çoklu şok yaşadık. Şimdi bunlar etkilemiyor desem doğru olmaz. Ama yani enflasyon hedeflerini tutturamadığımızda bunlara da sığınmam. Niye? Çünkü yapısal konular da var. Bu şartlarda öngörü üretmek de kolay değil. Savaşın etkisi önemli. Savaş büyük bir şok. Yönetilebilir bir şok. Yönetiyoruz." ifadelerini kullandı.

160 MİLYAR DOLARLIK REZERV KALKANI

Şimşek, Orta Vadeli Programın başlangıç tasarımın ekstrem riskleri yönetmeye yönelik olduğunu belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

"Önemli seçim yaşanmış, büyük deprem yaşanmış, EYT gibi önemli bir inisiyatif alınmış. O dönemde var olan bir kur korumalı mevduat gerçeğimiz var. Bu ekosistemde önceliklendirmeyi, makro finansal istikrara verdik. İkinci yılda dezenflasyonun başlanması, bütçe disiplinin tesisi ve cari dengenin yönetilebilir düzeylerde tutulması. Ama en kritik bileşeni söyleyeceğim. Biz tabiri caizse tamponları inşa ettik. Yani rezerv biriktirdik. Zor coğrafyada yaşadığınız zaman sizin dışındaki gelişmeleri belirlemiyorsunuz. Bu bölge, bu mahalle zor bir mahalle. O zaman ne yaparsınız? Her zaman şoklara karşı bünyeyi nasıl güçlendiririm? diye düşünürsünüz."

Rezerv biriktirdiklerini dile getiren Şimşek, şu anda yaklaşık 160 milyar dolar rezerv olduğunu, şokun etkisinin önemli ölçüde yaşandığı için bu seviyelerin değerli, rezervin bu haliyle de yeterli olduğunu kaydetti.

Kur korumalı mevduatın (KKM) koşullu bir yükümlülük olduğunu ifade eden Şimşek, KKM'nin kapandığını ve Türkiye'nin bilançosunun sadece KKM üzerinden 143 milyar dolar iyileştiğine işaret etti.

Şimşek, deprem bölgesi için bütçeden bugünkü fiyatlarla şu ana kadar 4,1 trilyon lira harcama yapıldığını bildirdi.

Şoklara karşı toplantılar yaparak kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlediklerini söyleyen Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

"Bütçede alanımız var dedik. Cumhurbaşkanı'mızın takdiriyle eşel mobil sistemini devreye aldık. Öyle dönemler yaşadık ki petrol fiyatları 118 doları buldu. Ankara'da savaştan bir gün önce, mazotun litre fiyatı yaklaşık 60 lira, benzinin de 59 lira civarı. Bu şoku tam yansıtsaydık mazot 95 liranın üstüne çıkacaktı, benzin de 80 lira civarına. Eşel mobil sistemini devreye aldık, hem vatandaşımızı hem esnafımızı hem ihracatçımızı bu şoka karşı büyük oranda koruduk."

"ENFLASYONUN AŞAĞI YÖNLÜ TRENDİNE DEVAM ETMESİ ÖNEMLİ"

Şimşek, Bakan olarak kendisinin şahsi enflasyon tahmini olmayacağını bildirerek, "Çünkü doğru olmaz. Kurumsal kapasiteye inanıp sorumlu kurumlarımızın, kuruluşlarımızın, örneğin Merkez Bankasının, ürettiği tahminleri referans alırız. Merkez Bankamız enflasyonu yıl sonunda yüzde 26 olarak öngörüyor. Piyasa, biraz daha yüksek görüyor. 28-29 civarı beklentiler var. Burada önemli olan yön." diye konuştu.

2023 sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 65 olduğunu anımsatan Şimşek, geçen yıl sonunda yüzde 31'e indiğine işaret etti. Bu yıla yönelik enflasyona ilişkin ise Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çok büyük petrol şokuna, savaşa rağmen ve nispeten yılın ilk birkaç ayındaki olumsuz hava koşullarına rağmen, geçen seneki kuraklığın etkilerine rağmen şu anda enflasyon yüzde 32,6. Bizim için önemli olan enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi. Bunun için gerekli olan para ve maliye politikası duruşu bozulmadı."

"KÖTÜMSER OLMAK İÇİN SEBEP YOK, ENFLASYON DÜŞÜYOR"

Şimşek, petrol fiyatları düşünce olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye'nin olduğunu ifade ederek, beklentilerin iyileşeceğini söyledi.

Enflasyonun düşüş trendine devam edeceğine işaret eden Şimşek, "Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor. Tabii ki dünyaya göre hala yüksek. Hayat pahalılığıyla mücadelemiz bitmiş değil. Hayat pahalılığıyla mücadele kararlılık gerektiriyor, devamlılık gerektiriyor." ifadesini kullandı.

- "Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner"

Şimşek, ülke genelinde konut kampanyaları yürüttüklerini anlatarak, "İnşallah ilave bir 750 bin-800 bin konut devreye alındığında kira enflasyonu, konuta erişim büyük oranda çözülecek. Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner." dedi.

Manşet enflasyondaki düşüşe işaret eden Şimşek, "İnşallah yüzde 20'lerde bitireceğiz. Devam edeceğiz çünkü bu mücadeleyi bırakamazsınız. Milletimiz hayat pahalılığıyla mücadele için bize yetki vermiş. Bu konuda kararlıyız ve inanın siyasi sahiplenme çok güçlü." diye konuştu.

" PROGRAMDA İLERLEME SAĞLADIK"

Şimşek, reel sektörün finansmana erişimde sıkıntısının olduğunu belirterek, bu sıkıntıları hafifletmek için yoğun çaba içinde olduklarını anlattı.

Sektörlere ve yatırımlara yönelik verilen desteklere değinen Şimşek, "Türkiye'nin potansiyeline inanıyoruz. Bunu başaracağız ama bazı konularda da temkinli olmamız lazım. Finansmana erişim konusunda serzenişler var. Saygı duyuyorum ama birçok üretim kesimini kapsayan, bütçe imkanları çerçevesinde, Merkez Bankasının bilançosunun ve işsizlik fonunun imkanlarının elverdiği ölçüde seferberlik anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu program olmasaydı onlar açısından her şey güllük gülistanlık olacak. Böyle bir dünya yok." değerlendirmelerinde bulundu.

Yapısal kırılmaların olduğunu, programın bir tedavi gibi düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, "Yan etkisi var diye tedaviden vazgeçer misiniz? Bizim programın amacı Türkiye'nin makroekonomik sorunları, cari açığı, bütçe açığını, enflasyonu, verimlilik sorununu yapısal dönüşümlerle, köklü çözümlerle çözmek. İlerleme sağladık, sadece zaman alıyor. Bu da normal." dedi.

"AMACIMIZ YATIRIM ÇEKMEK"

Dünyada ve Türkiye'nin bulunduğu bölgede önemli kırılmalar olduğunu belirten Şimşek, "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın" detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Şimşek, amaçlarının yatırım çekmek olduğunu bildirerek, "Kurumlar vergisi oranını üretimde yüzde 12,5'e indirdik ama yabancıya değil, herkese. Dolayısıyla sadece yabancıya alan diye bir şey yok. Eğer, dünyada birileri başka bir yerde bir şey üretecekse veya bizimkiler dünyanın bir köşesinde bir şey üreteceklerse burayı tercih etsinler. Dışarıya gitmesinler, dışarıdan da bize gelsinler." dedi.

Çok uluslu şirketlerin Türkiye'de nitelikli yönetim merkezi kurması amacıyla vergi istisnası sunduklarına işaret eden Şimşek, "Yaptığın küresel hizmetin yüzde 80'ini dışarıda veriyorsan, birden çok ülkede faaliyetin varsa, bu faaliyetin hizmet merkezini Türkiye olarak seçersen vergi istisnası sunuyoruz. Zaten şu anda öyle bir vergi almıyoruz. Buraya nitelikli insan çekelim, nitelikli mezunlarımız orada çalışsın. Esnafımız faydalansın. Bu arada o nitelikli hizmet merkezlerinde çalışacak olanlar Türkiye'de herhangi bir şeyi tüketirlerse vergiye tabidir, KDV'sini, ÖTV'sini ödeyecek. Vatandaşımız hangi vergileri veriyorsa o da verecek." dedi.

Yerli, yabancı ayrımı olmaksızın son 3 yılda Türkiye'de vergi mükellefi olmayanlar Türkiye'ye gelirlerse yurt dışından elde ettikleri kazançlardan 20 yıl boyunca vergi almayacaklarını belirten Şimşek, şunları kaydetti:

"Türkiye'den bir gelir elde ederlerse, Türkiye'de bir şey tükettikleri zaman o vergiye tabi. Bir yer kiraladıkları zaman stopaj ödenecekse stopaj. Mevduatları varsa stopaj ödeyecekler. Türkiye'de çalışırlarsa gelir vergisi ödeyecekler. Türkiye'den elde edecekleri gelirler vergiye tabi Türk vatandaşlarımız olduğu gibi. Sadece yurt dışından kazandığını biz vergi almayacağız."

"OLAY SADECE VERGİ DEĞİL, BİR EKOSİSTEM MESELESİ"

Daha önce Türkiye'de yerleşik olmayan Türk vatandaşlarına da bu kapının açık olduğunu anlatan Şimşek, "Yunanistan ve İtalya benzer programı uyguluyor. Yıllardır bunu yapan başarılı ülkeler var ve imrenerek bunları yazıyorlar. Biz yapınca herhalde birileri bunlara yazdırıyor." ifadelerini kullandı.

Şimşek, milyonerlerin geleceğine inandığını, olayın sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi olduğuna işaret ederek, ekosistemi iyileştirdiklerini söyledi.

Bütün bürokrasiyi minimize edecek yapılanmaya gittiklerini dile getiren Şimşek, ayrıca Atatürk Hava Limanı'nı dünyada teknoloji "start-up" yani teknolojik girişimlerin merkezine dönüştürdüklerini belirtti. Şirketlerin ister fiziki ister dijital olarak yönetilebileceğinin altını çizen Şimşek, hem Türk vatandaşlarına hem de küresel girişimcilere açık olduğunu vurguladı.

"TÜRKİYE'YE SERMAYE VE YETENEK ÇEKMEYE ÇALIŞIYORUZ"

Şimşek, Türkiye'ye sermaye ve yetenek çekmeye çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Varlık barışı bizim vatandaşlara yönelik, yabancılara yönelik değil. Sisteme giren kaynağın kısa süre içinde çıkarılması halinde yüzde 5 vergi uygulanacak. Ancak kaynak sistemde tutuldukça vergi oranı kademeli olarak düşecek. Dolayısıyla yüzde 5 vergi aslında vergisiz demek değildir. Bizim çifte vergilendirme anlaşmalarımız var. Bazı ülkelerle sıfır, bazı ülkelerle yüzde 10. Ortasını bulduk yüzde 5. Bunu yaparken 4 ilkeye dikkat ettik. Ne ilkeleri var? FATF diye bu OECD bünyesinde kara para aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele eden bir yapı var. Biz 2024'te reform yaptık ve gri listeden çıktık. O konuda çok hassasız. FATF'ın bu tür varlık barışlarına yönelik 4 tane temel ilkesi var. Biz bu ilkelere elimizden geldiğince harfiyen bu yasanın uymasını sağladık. Bu düzenlemenin amacı bir vergisel kolaylıktır. Kanunda yazıyor, eleştirenler bu konuda haksızlar. Kanunda kara para aklama, terörizmin finansmanı gibi düzenlemelerde bir istisna tanınmıyor, bir muafiyet tanınmıyor. Kara para aklama, terörizmin finansmanı konusundaki çerçeve düzenlemelerin hakkı saklı tutuldu, kanunda var bu. İki, takibi yapılabilmeli diyor. Sadece beyanname ver demiyoruz, getir banka sistemine koy diyoruz."