Protokol; YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Zülfikar, İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı ve Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş tarafından imza altına alındı.
İmzalanan protokol ile Türk musikisine yönelik akademik bilgi birikiminin ilköğretim düzeyine aktarılması, öğrencilerin nitelikli müzik eğitimi olanaklarına erişiminin sağlanması ve Türk müziği kültürünün gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarılması hedefleniyor.

Necmeddin Bilal Erdoğan: "Sadece Türk müziğini öğretmek değil, kendi kültürümüzü, kendi kimliğimizi çok küçük yaştan itibaren çocuklarımıza nasıl aşılayabiliriz onu çalıştık"
Erdoğan, müzik yolculuğundan eğitim vizyonuna kadar pek çok konuya değindiği konuşmasında, usta sanatçı Cinuçen Tanrıkorur'un mirasını nasıl yaşattıklarını paylaştı. Tanrıkorur'un sadece müzik ile ilgili ilhamın ötesinde, kendi kültürümüzün ve kimliğimizin korunması konusunda kendisine ilham verdiğini ifade eden Erdoğan, Tanrıkorur'un unutamadığı bir benzetmesini aktardı:
"Evladım, bize bir elbiseyi giydirdiler ama bu elbise bize göre olmadığı için, bir tarafımız yırtıldı, bir tarafımız çekti, bir tarafımız bol geldi, çok komik durduk bunun içinde, bize yakışan kendi elbisemizi giymek."
Bu tespitin zihnine kazındığını belirten Erdoğan, "2011 yılında Çengelköy'de ilk anaokulunu açarken 'Bu anaokulundaki müzik eğitimini nasıl yapmalıyız ki kendi müzik kültürümüzü bu çocuklara 3 yaşından itibaren verebilelim?' diye düşündük. Sonra ilkokulumuzu açtık, rahmetli Tanrıkorur'dan aldığımız ilhamla sadece Türk müziğini öğretmek değil, 'kendi kültürümüzü, kendi kimliğimizi çok küçük yaştan itibaren çocuklarımıza nasıl aşılayabiliriz?' sorusu üzerine çalıştık ve bunun sonucunda böyle bir okul fikriyle müzik okulumuzu kurmuş olduk" dedi.
Okula öğrenci kabul sürecinde yürütülen titiz çalışmalardan da bahseden Erdoğan, binlerce çocuk arasından yetenek taraması yaparak en yetenekli 24 öğrenciyi seçtiklerini açıkladı. Ailelerin mali durumuna göre burs verdiklerini anlatan Erdoğan: "Tam burslu olan çocuklar var, kısmi burslu olan çocuklar var, ortalama %55 düzeylerinde bir burslandırmayla çocukları kabul ediyoruz" ifadelerini kullandı.
İlkokuldan mezun olan çocukların müzik eğitimlerine devam edebilmeleri için Medeniyet Üniversitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak çalışmayla Üsküdar'da Amir Ateş Müzik Ortaokulu ve Lisesi'nin açıldığını belirten Erdoğan, "Oraya öğrencilerimiz buradan devam edip Medeniyet Üniversitesi Müzik Bölümü ile müzik eğitimlerini sürdürebiliyorlar. Ama 'hepsi konservatuvara devam etsin, hepsi müzik erbabı olsun'dan ziyade kendi müziğimize, kendi kültürümüze belli bir sevgiyle; virtüöz olur, üstad olur, acemisi olur ama hayatında yaşatarak kendi mesleğini icra eden kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz. Değil beş senede, değil on senede bir tane Cinuçen Tanrıkorur, Alâeddin Yavaşça çıksa daha başka ne isteriz?" diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörü, Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar: "Global kültür, lokal kültürleri yok etmeye çalışıyor"
İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, üniversitenin gelecek vizyonu, akademik dönüşüm çalışmaları ve sanatın toplumdaki birleştirici gücü üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Üniversitenin mevcut eğitim kapasitesinin büyük bir kısmını sosyal ve sağlık bilimlerinin oluşturduğunu belirten Zülfikar, sanatın bu tablodaki yerini güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Rektörlüğe bağlı bir Güzel Sanatlar birimlerinin olduğunu söyleyen Zülfikar, "Konservatuarımız var şu anda Gülsuyu, Maltepe'de. Sanatla ilgili merkezlerimiz var; Tiyatro Merkezimiz, Haldun Taner Tiyatro Merkezimiz, Osmanlı Müziği Araştırma Uygulama Araştırma Merkezimiz. Sanatı çok önemli buluyoruz. Elimizden geldiğince de geliştirmeye çalışıyoruz" dedi.
Global kültürün yerel değerleri tehdit ettiği bir çağda sanatın bir direnç noktası olduğunu vurgulayan Zülfikar,
"Maalesef global kültür, lokal kültürleri yok etmeye çalışıyor. Sadece lokal kültürü yok etmiyor, lokal her şeyi yok etmek üzerine kurulu. Ama bunun da kendine göre bir direnç noktaları var ve o noktalar üzerinden daima yaşatılabilir, küllerinden tekrar doğabilir. Bunu hiçbir zaman unutmuyoruz. Ve biliyoruz ki o bir duruş meselesidir. O, arkasında sabır gösterme meselesidir ve o sabırla beraber verilecek çaba, gayret daima karşılığını bulacaktır." diye konuştu.
Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Özden: "Bu eğitimin sonuçları kendini 20 yıl sonra gösterecek"
Prof. Dr. Erhan Özden, sanat eğitiminin çocuk yaşlarda başlamasının toplumsal ve kültürel geleceğimiz için taşıdığı kritik önemi vurguladı. Okul öncesi ve ilkokul seviyesinde başlayan nitelikli sanat eğitiminin bir "ilhama" dönüştüğünü belirten Özden, "Bugün bulunduğumuz bu güzel okulun 6-7 yaşındaki çocukları bu bilinçle beraber musiki eğitimine, sanat eğitimine başlatması 20 yıl sonra gösterecek aslında kendini. Nihayetinde bu okul bir ilhama yol açtı Millî Eğitim Bakanlığı nezdinde. Şimdi Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye genelinde 20'yi aşkın ortaokul ve ilkokul açmaya başladı. Tematik ifadesi, bir alanda tamamen nitelikli, o alanın özelliklerine haiz eğitim vermek. Çocuklar 5-6 yaşından itibaren sadece nota, name, melodi, armoni, müzik değil; bu musikinin binlerce yıldır bu topraklarda nasıl tevarüs ettiğini, kimlerden geldiğini, nereye gittiğini; yani biraz daha manevi anlamda ruhunu da doyurucu bir şekilde öğrenmelerini sağlayan bir sanat eğitimine zemin hazırlamış bulunuyor. Dolayısıyla bu ilkokulların, ortaokulların varlığı çok kıymetli" ifadelerini kullandı.
Palet Türk Müziği İlkokulu'nun öncülüğünde açılan kurumlardan da bahseden Özden, "Bugün 120'yi aşkın Güzel Sanatlar Lisesi mevcut, 200'e yakın Türkiye yükseköğretimine bağlı yükseköğretim programı var. Yeni açılan ve Palet'in öncülüğünde başlayan 22 ortaokul ve ilkokul var. Ve önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bunların sayısı 50'yi bulacak. Bu muazzam bir zenginlik" dedi.
Aylin Şengün Taşçı: "Çocuklarımıza Türk müziğini anlattığımızda sonuçlar etkileyici oluyor"
İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMAR) Müdürü Aylin Şengün Taşçı, Türk müziğinin genç nesillere aktarılması ve bu alandaki akademik çalışmaların geleceği üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin 27 şehrinde, 'Örneklemeli Türk Müziği Tarihi Semineri' kapsamında binlerce öğrenciyle bir araya geldiğini belirten Taşçı, Türk müziği tarihinin gençlere doğru anlatıldığında büyük bir ilgiyle karşılandığını vurguladı. Taşçı, "İlk başta Itri'yi tanımayan gençler, seminer sonunda enstrüman çalma isteği ve tarihimize duydukları hayranlıkla yanımıza geldiler. Demek ki çocuklarımıza bu değerleri anlatmamız gerekiyordu, bir şeyler eksik kalmıştı," ifadelerini kullandı.
Taşçı, İstanbul Üniversitesi bünyesinde atılan stratejik bir adıma dikkat çekerek, Konservatuvar bünyesindeki Türk Müziği Ana Sanat Dalı'nın bu yıl itibarıyla "Türk Müziği Bölümü"ne dönüştüğünü müjdeledi. Bu gelişmenin, yetenekli çocukların akademik bir disiplinle yetişerek dünya çapında müzisyenler olmasının önünü açacağına değindi.

MİRGÜN KÖŞKÜ'NDE ULUSLARARASI STANDARTLARDA ARŞİV
OMAR'ın Emirgan'daki tarihi Mirgün Köşkü'nde yürüttüğü çalışmalara da değinen Kahraman, merkezde çok hummalı bir hazırlık süreci yaşandığını belirtti. Ethem Ruhi Üngör'e ait 500'den fazla tarihi enstrüman ve binlerce el yazması eserin titizlikle tasnif edildiğini söyleyen Taşçı, "Eylül ayı itibarıyla uluslararası standartlarda kalıcı bir sergiyi ve arşivi müzikseverlerle buluşturmayı hedefliyoruz" dedi.
EĞİTİM İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ DETAYLARI:
Protokol kapsamında taraflar; Türk musikisi alanında seminerler, konserler, konferanslar, atölye çalışmaları ve eğitim programları düzenleyecek; akademik bilgi, kaynak ve deneyimlerin öğrenciler ve eğitimcilerle paylaşılmasını sağlayacaktır. Ayrıca ortak projeler geliştirilerek Türk müziği eğitimine yönelik yenilikçi uygulamalar hayata geçirilecek, üniversite akademisyenleri gerekli durumlarda eğitim süreçlerine katkı sunacak.
Bu iş birliği sayesinde öğrencilerin erken yaşlarda bilimsel ve sanatsal temelli müzik eğitimi ile buluşması, Türk müziğinin kuramsal ve uygulamalı yönlerinin güçlendirilmesi ve eğitim alanında sürdürülebilir bir model oluşturulması amaçlanıyor.