Türkiye'den PKK'nın Suriye'de sözde seçim girişimiyle ilgili net uyarı: Fırsat vermeyiz
ABONE OL

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Efes 2024 Tatbikatı'nı izleyen gazetecilerin sorularını cevaplarken, Türkiye'nin halihazırdaki tutumu ve politikalarına dair net ifadeler kullandı.

Akşam Gazetesi'nde yer alan habere göre, Bakan Güler'in açıklamaları şöyle:

IRAK'TA 800 KÖY BOŞALTILDI

"Irak'a yaptığımız son ziyaret oldukça olumlu ve faydalı oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti onlar için çok önemliydi. Yıllardır PKK'yı terör örgütü olarak tanımlamayan Irak, 'yasaklanmış örgüt' olarak tanımladı. Irak ilk kez PKK'yı sadece Türkiye'nin değil, kendi problemi olarak da görüyor. Bu Türkiye-Irak ilişkilerinde bir dönüm noktası. Terör örgütü PKK Irak'ın kuzeyinde yaklaşık 800 köyü boşaltmış, köylüleri yerlerinden etmiş durumda. Terörle mücadelede işbirliği, PKK tarafından yerinden edilmiş köylülerin güvenlik ve huzuru için de elzem. Biz Irak'ın kuzeyinde operasyonlarımıza aynı hızda ve kararlılıkta devam ediyoruz.

SÖZDE SEÇİME KARŞIYIZ

"Sözde seçim girişiminin Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından kabul edilemez olduğunu, olumsuz etkiler doğuracağını başından beri vurguladık. Bizim açımızdan kabul edilmesi söz konusu olamaz. Millî güvenliğimiz ve komşularımızın toprak bütünlüğü hilafına herhangi bir oldubittiye fırsat vermeyeceğimizi bir kez daha altını çizerek vurguluyorum." "Şunu hep söylüyorum; operasyon hazırlığı yok çünkü Türk Silahlı Kuvvetlerimiz her an hazır ve ihtiyaç duyduğu an operasyon yapıyor. Eskiden 3 komando tugayımız vardı. Kayseri, Bolu ve Siirt. Şimdi yirmiden fazla komando tugayımız var ve hemen hemen hepsi sahada. Geçmişteki 'sınırlı hedefli ve süreli' harekatların yerini 'sürekli ve kapsamlı' operasyonlar aldı. Temizledikleri yerlerde kalıyorlar. Bu Terörle Mücadelede Yeni Güvenlik Konsepti ile örgütü hareket edemez hale getirdik. Örgüt eleman ve silah bulamaz, aktaramaz halde."

TERÖRLE İŞBİRLİĞİ OLMAZ

"ABD'nin PKK/YPG'yle yaptığı işbirliği, müttefi klik ruhuyla bağdaşmıyor ve komşularımız Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehlikeye atıyor. Biz hep şunu söyledik; amaç DEAŞ'la mücadele ise işbirliği teröristlerle değil, müttefiklerle yapılmalı ve biz buna hazırız. Zaten DEAŞ'la göğüs göğüse mücadele eden, binlerce en radikal DEAŞ'lı teröristi etkisiz hâle getiren ve Suriye'yi DEAŞ'tan kurtaran biziz."

SURİYE BMGK'YA UYARSA...

"Suriye rejimi ile görüşmeler sadece Astana'da İran, Türkiye, Suriye ve Rusya olarak dörtlü yapılıyor. Amacımız, Suriye'de 2254 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı temelinde siyasi bir çözüme ulaşılması. Kapsayıcı bir anayasanın kabulü, serbest seçimlerin yapılması, kapsamlı bir normalleşme ve güvenlik ortamının sağlanması için destek vermeye hazırız. Ancak bunlar yapıldıktan ve sınırlarımızın güvenliği tam olarak sağlandıktan sonra gerekirse çekilmeyi düşünebiliriz. Zaten bölgedeki sorunlar yarattıkları otorite boşluğundan kaynaklandı. Buna güçleri olsa durum bu noktalara gelmezdi."

İSRAİL'E KARŞI DÜNYANIN SABRI BİTİYOR

"Çocuklar dâhil binlerce masum Filistinliyi katleden İsrail'e dur denmesinin vakti çoktan gelip geçti. İsrail için ise durum artık geri dönülmez bir yola girdi ve bu katliama sebep olanlar bedelini er ya da geç ağır şekilde ödeyecekler. Çatışmanın yayılma riski var ama İsrail buna cesaret edemeyecektir. Bana göre olabilecek en kötü şey oldu zaten. Kendi toplumu da giderek daha sert karşı çıkıyor. Dünyanın sabrı da tükenmek üzere."

"BARIŞI ANCAK ERDOĞAN SAĞLAR"

Güler, Rusya ve Ukrayna arasında barışı hedefleyen İstanbul Süreci'ne ilişkin soruları cevaplarken de, "Benim şahsi görüşüm, barış olacaksa yine Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle olur. İki tarafla da görüşebilen başka bir lider yok" diye konuştu.

"İRAN YARDIM İÇİN TEŞEKKÜR ETTİ"

Bakan Güler'e, İran Cumhurbaşkanı Reisi'nin düşen helikopterinin TSK Akıncı İHA'sı tarafından bulunmasına ilişkin Tahran'dan gelen farklı açıklamalar da hatırlatıldı ve "İran, Türkiye'nin yardımı için teşekkür etti mi" diye soruldu. Güler, bu soruya gülümseyerek, "Ettiler" cevabını vermekle yetindi.

"AVRUPA ORDUSU' BİZİMLE GÜÇLÜ OLUR"

"Avrupa'nın, özellikle Ukrayna savaşından sonra kendisini koruyabilecek güvenlik yapısına ihtiyacı olduğu ortaya çıktı. Avrupa, güvenlik mimarisini; Türkiye'nin de içinde bulunduğu bir oluşumla sağlamlaştırabilir. Biz de parçası olmak isteriz."

"UÇAK GEMİSİNİ BİZİM ÇOCUKLAR TASARLIYOR"

"Uçak gemimizin tasarımı bitmek üzere. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın Dizayn Proje Ofisi'nde kendi çocuklarımız tarafından yürütülüyor. Dünyada uçak gemisine sahip çok az ülke var. Biri de biz olacağız. Altay tankı projesi de takvime uygun ilerliyor. İki adet tankı teslim almıştık. Motorda Güney Kore ile çalışılıyor. Ama kendi motorlarımızı da tamamlamak üzereyiz."

PAŞİNYAN OLUMLU YUNANİSTAN'I TAKİP EDİYORUZ

Başbakanı Nikol Paşinyan'ın açıklamalarını olumlu buluyorum. Hem ülkesi hem de toplumu adına doğru yaptığını ve gerçekçi bir yaklaşım içinde olduğunu düşünüyorum. Kafkasya'da güvenlik ve huzurun tesisi Azerbaycan ve Ermenistan arasında kapsamlı ve kalıcı bir barış antlaşmasından geçiyor. Buna yönelik samimi çabaları destekliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın vurguladıkları gibi, barış için ortaya çıkan tarihî fırsat iyi değerlendirilmeli."

■ YUNANİSTAN: Olumlu bir dönemden geçiyoruz. NATO müttefiki olan iki ülkenin sorunlarını çözmek için en iyi yol üçüncü taraflara gerek olmadan diyalog hâlinde olmaktır. Tabii, barışçıl bir çözüm için çaba gösterirken millî menfaatlerimizden asla taviz vermeyeceğimizi özellikle vurgulamak isterim. Bu anlamda her adımı, çalışmayı, yaklaşımı ve açıklamayı yakinen takip ediyoruz.

"FETÖ İLE MÜCADELE YENİ BİLGİLER IŞIĞINDA KARARLILIKLA SÜRÜYOR"

"Bakanlık olarak yeni bilgi, belge ve veriler ışığında FETÖ ile mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Öğrenci ve personel temini noktasında da gerekli hassasiyet ve titizlikle çalışmalar yürütülüyor."

"Profesyonel askerlik konusunda, yüzde 50 profesyonel, yüzde 50 zorunlu askerlik yaklaşımımız var. Avrupa'da profesyonel askerliğe geçen ülkeler, tekrar zorunlu askerliğe dönmeyi değerlendiriyor. En son İngiltere bunu gündemine aldı. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin çocuklarının mutlak surette vatan ,savunmasında bir görev alma zorunluluğu olduğu kanaatindeyim."