Sancak gemisi TCSG Yaşam arama kurtarma gemisinin Gazimağusa Limanı'ndan ayrılmasıyla başlayan tatbikatın deniz safhasını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir, KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü ile yerli ve yabancı gözlemciler takip etti.

Geminin tatbikat bölgesine ulaşmasıyla senaryo gereği planlanan arama kurtarma faaliyetine geçildi.
Senaryo kapsamında, KKTC kara suları dışında ve Türk arama kurtarma bölgesinde, içinde çok sayıda düzensiz göçmen bulunan kuru yük gemisi ile ticari yatın çarpışması sonucu arama kurtarma harekatı icra edildi.
Gemilerden gelen tehlike sinyali sonrasında Türkiye ve KKTC arama kurtarma teşkilatları harekete geçti. Ardından, Sahil Güvenlik Komutanlığına ait arama kurtarma uçağı, kazazedelerin yerinin tespiti için bölgede keşif uçuşu yaptı.
Kazazedelerin bir kısmının tespit edilmesi üzerine helikopterlerdeki arama kurtarma personeli denizdeki bazı kazazedeleri, "quick strop" yöntemi ve yüzer sedye kullanarak kurtarırken, yaralılar da sağlık kontrolü için helikopterle gemiye sevk edildi.
Denizde kalan diğer kazazedeler için uçaktan içinde lastik botun da bulunduğu arama kurtarma kiti atıldı. Kazazedeler, daha sonra hızlı kurtarma botları vasıtasıyla kurtarıldı ve gemiye nakledildi.
Daha sonra Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı arama kurtarma uçağı tarafından bin fit yükseklikten kazazedelerin bulunduğu bölgeye kurtarma botu bırakıldı ve uçak 5 bin fit yüksekliğe çıkarak arama kurtarma timini bölgeye bıraktı.
Arama kurtarma timi, paraşüt atlayışı yaparak yaralıları kurtarmak için denize indi. Daha sonra kazazedeler, sahil güvenlik botu tarafından kurtarma platformu ve gemi manevrasıyla kurtarıldı.
Denizdeki diğer kazazedeler de gemiler, helikopterler ve Türk Hava Kuvvetleri'ne ait arama kurtarma personelince kurtarılarak hastaneye götürülmek üzere Gazimağusa Limanı'na sevk edildi.
Daha sonra düzensiz göçmenlerin bulunduğu kuru yük gemisine sahil güvenlik botları tarafından durması için uyarı anonsları ve önleme manevraları yapıldı.
Önleme ve durdurma manevralarına cevap vermeyen kuru yük gemisini zapt etmek ve üzerindeki düzensiz göçmenleri tahliye etmek amacıyla Sahil Güvenlik Özel Harekat Timi tarafından gemiye harekat düzenlendi.
Kuru yük gemisi kontrol altına alındığı sırada düzensiz göçmenler tarafından yangın çıkarılması üzerine mürettebat ve göçmenler, sahil güvenlik botlarıyla tahliye edildi. Yangın, sahil güvenlik gemilerince söndürüldü.
Arama kurtarma faaliyetlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından tatbikata katılan hava ve deniz araçları, sancak gemisi TCSG Yaşam'ın önünde selamlama geçişi yaptı.

- "DOĞU AKDENİZ HER ZAMANKİNDEN DAHA KRİTİK BİR DÖNEMDE"
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, tatbikatın ardından yaptığı konuşmada, başarılı bir tatbikatın tamamlanmasına tanıklık ettiğini belirterek, "Bunun yanında, Kıbrıs Türk halkının güvenliğine, devletine, egemenliğine ve geleceğine sahip çıkan güçlü bir iradenin sahadaki yansımasına şahitlik ediyoruz." dedi.
Tatbikatın, Türkiye ile KKTC arasındaki sarsılmaz bağlar, askeri işbirliği ve ortak güvenlik anlayışının en somut göstergelerinden biri olduğunu kaydeden Üstel, "Bugün Doğu Akdeniz her zamankinden daha kritik bir dönemden geçmektedir. Bölgemizde yeni ittifaklar kurulmakta, yeni askeri yapılanmalar oluşturulmakta ve enerji kaynakları üzerinden yeni hesaplar yapılmaktadır." görüşünü paylaştı.
Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son yıllarda hız verdiği silahlanma faaliyetlerini, yabancı askeri güçlerle geliştirdiği işbirliklerini ve bölgedeki dengeleri değiştirmeye yönelik girişimlerini yakından takip ettiklerini bildirerek, "Fransa ile yapılan askeri işbirlikleri, Ada'daki yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve Doğu Akdeniz'de oluşturulmaya çalışılan yeni dengeler bizim açımızdan dikkatle değerlendirilmektedir." diye konuştu.
Bütün gelişmeler karşısında Kıbrıs Türk halkı ve KKTC'nin yalnız olmadığını vurgulayan Üstel, "Bu toprakların arkasında güçlü bir devlet, güçlü bir ordu ve güçlü bir millet vardır. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantörlüğü, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin temel teminatıdır. Türkiye'nin bölgede artan gücü, savunma sanayisindeki tarihi başarıları, diplomatik etkinliği ve küresel ölçekte yükselen konumu sadece Türkiye'nin değil, Kıbrıs Türk halkının da gücüdür." ifadelerini kullandı.
Üstel, Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın en güçlü ordularından biri olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin de artık sadece bölgesel değil, küresel ölçekte söz sahibi olan güçlü bir devlet olduğunu belirtti.

Türkiye'nin gücünün Kıbrıs Türk halkının da gücü olduğunu aktaran Üstel, şöyle devam etti:
"Kıbrıs meselesinde duruşumuz nettir. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü kabul edilmeden, Ada'da iki halk ve iki devlet gerçeğine dayanılmadan ortaya konulacak hiçbir çözüm modeli sürdürülebilir bir model değildir. Geçmişte başarısız olan yaklaşımların yeniden denenmesinin kimseye faydası yoktur. Kıbrıs Türk halkı kendi devletinden, egemenliğinden, haklarından ve eşit statü talebinden vazgeçmeyecektir. Dünyaya çağrımız nettir. Doğu Akdeniz'de kalıcı barışın yolu Kıbrıs Türk halkının haklarının teslim edilmesinden, Ada'daki gerçeklerin kabul edilmesinden ve iki tarafın eşitliği temelinde yeni bir anlayışın geliştirilmesinden geçmektedir. Hiç kimse Kıbrıs Türk halkını yalnız görme hastalığına yakalanmasın. Hiç kimse Kıbrıs Türk halkının devletini, egemenliğini veya güvenliğini pazarlık konusu yapabileceğini düşünmesin. Hiç kimse Kıbrıs Türk halkını bu topraklardan koparabileceğini hayal etmesin. Biz bu topraklarda misafiri değiliz. Biz bu toprakların sahibiyiz."
Başbakan Üstel, Kıbrıs Türklerinin özgürlüklerini büyük fedakarlıklarla kazandığını kaydederek, fedakarlık yapanlardan birinin de tatbikata adını veren Şehit Teğmen Caner Gönyeli olduğunu ifade etti.
Tatbikatın aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin tesadüflere bırakılmayacağının mesajı olduğunu belirten Üstel, "(Tatbikat) Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşliğin ve ortak savunma anlayışının sarsılmaz olduğunun mesajıdır. Doğu Akdeniz'de barışın korunması için gerekli her türlü hazırlığın yapıldığı bir mesajıdır. Biz savaş istemiyoruz. Biz gerginlik istemiyoruz. Biz bölgemizde barış, istikrar ve işbirliği istiyoruz ancak barışın en büyük güvencesinin güçlü olmak olduğunu herkes bilmelidir. Caydırıcı olmak, hazırlıklı olmak ve güçlü olmak zorundayız." diye konuştu.
Tatbikatta görev alan personeli tebrik eden Üstel, tatbikatta görülen tablonun "hazır bir devlet, ordu ve millet" olduğunu vurgulayarak, "Ne mutlu devletine sahip çıkanlara. Ne mutlu bayrağına sahip çıkanlara. Ne mutlu anavatan Türkiye ile omuz omuza yürüyenlere." dedi.

- "MİLLİ SAHİL GÜVENLİK GEMİLERİMİZ MAVİ VATAN'DA GÖREVE BAŞLAYACAK"
İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC arama kurtarma teşkilatları tarafından müştereken icra edilen tatbikatın başarıyla tamamlandığını söyledi.
Arama kurtarma faaliyetlerinin insan hayatına verilen değerin ve zamana karşı yarışın en somut göstergelerinden biri olduğuna işaret eden Yiğitbaşı, "Denizde ve karada meydana gelebilecek her türlü acil durumda insan hayatını kurtarmak amacıyla yürütülen bu çalışmalar, her aşaması titizlikle planlanmış bir hazırlık seviyesi, güçlü koordinasyon ve iş disiplini, nitelikli personel gerektirmektedir." ifadelerini kullandı.
Yiğitbaşı, Şehit Teğmen Caner Gönyeli'nin adı verilen arama kurtarma tatbikatlarının 2002'den bu yana düzenlendiğini anımsatarak, tatbikatın Türkiye ile KKTC askeri ve sivil arama kurtarma unsurlarının katılımıyla Doğu Akdeniz'de icra edilen önemli bir faaliyet olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin 3 tarafının denizlerle çevrili olduğunu ve jeopolitik konuma sahip olduğunu belirten Yiğitbaşı, deniz trafiği ile arama kurtarma faaliyetlerinde de büyük bir görev alanına sahip olduğunu kaydetti.
Yiğitbaşı, tatbikata katılan tüm sahil güvenlik yüzer unsurlarının Türkiye'deki tersanelerde inşa edildiğini, bunun gurur vesilesi olduğunu vurgulayarak, "Bu yıl ilk kaynağı yapılarak 2 yıl içerisinde hizmete girmesini planladığımız tamamen yerli ve milli imkanlarla inşa edilecek milli sahil güvenlik gemilerimiz, Mavi Vatan'da göreve başlayarak Sahil Güvenlik Komutanlığımızı daha güçlendirecektir." diye konuştu.
- "ÖNCE İNSAN PRENSİBİYLE HAREKET EDİYORUZ"
Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Kendir, tatbikat kapsamında kara ve deniz safhalarında 3 farklı senaryoya istinaden planlanan arama kurtarma faaliyetlerinin başarıyla gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Tatbikata Türkiye ve KKTC'den farklı birliklerden personelin katıldığını aktaran Kendir, şöyle devam etti:
"Şehit Teğmen Caner Gönyeli 2026 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı'nda, arama kurtarma teşkilatlarının işbirliği ve koordinasyonu pekiştirilerek, askeri ve sivil arama kurtarma unsurlarının birlikte çalışabilirliği geliştirilmiş, arama kurtarma harekatına ilişkin komuta kontrol ve muhabere usulleri denenmiştir. Bu tatbikat ile sorumluluk sahamızda, her türlü deniz ve hava koşulunda, zaman ve mekan fark etmeksizin gerçekleştirilecek arama kurtarma faaliyetlerinin, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından karşılıklı işbirliği içerisinde, başarıyla icra edilebileceği ulusal ve uluslararası kamuoyuna bir kez daha gösterilmiştir."
Koramiral Kendir, denizde ve karada insanların yardım çağrılarına en kısa sürede karşılık vermenin hayati bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, "İcra ettiği tüm görevlerde önce insan prensibiyle hareket eden arama kurtarma teşkilatımız, bu zorunluluğun gerektirdiği yüksek sorumluluk bilinci ile arama kurtarma faaliyetlerindeki performansını her geçen gün artırmakta, imkan ve kabiliyetlerini devamlı olarak geliştirmektedir." ifadelerini kullandı.
Arama kurtarma unsurlarının 7 gün 24 saat esasına göre görev icra ettiğini belirten Kendir, "Bu tatbikat çevre denizlerimizde meydana gelebilecek her türlü olay karşısında üstlendiğimiz büyük sorumluluğun ve ne kadar etkin bir arama kurtarma teşkilatına sahip olduğumuzun en net göstergesidir. İnsan hayatını riske edebilecek olası tehlike durumlarında, daima hazır bir şekilde arama kurtarma faaliyetlerinin icra edilmesi maksadıyla Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni desteklemeye ve karşılıklı işbirliğini artırmaya var gücüyle devam edecektir." diye konuştu.