Necdet Yaşar: Tanburi Cemil Bey’e minnettarım
ABONE OL

Türk müziğinde başlı başına ekol olan önemli sanatçılardan Tanburi Cemil Bey, bundan 99 yıl önce, 29 Temmuz 1916’da İstanbul’da vefat ettiğinde, ardında pek çok öğrencinin yanısıra, sözlü eserlerle birikte birçok saz eseri bıraktı. Müzik dünyasının büyük üstatlarından olan sanatçı, Zeytinburnu Belediyesi ve Tanburi Cemil Bey Derneği’nin düzenlediği törenle, Merkezefendi’deki mezarı başında anıldı. Törene katılan Tanburi Cemil Bey’in öğrencisi Tanburi Necdet Yaşar, ünlü bestekarın Türk müziğinde yeni bir dönem başlattığını belirterek, “Tanburi Cemil Bey’i sadece sazının virtüözü olarak tanıyoruz ama bu biraz eksik kalıyor. Çünkü o sadece bir virtüöz olarak kalmamış, Türk müziğinde yeni bir dönemi başlatmıştır. Yani onunla birlikte Türk Saz Müziği başlamış oldu” dedi. Tanburi Cemil Bey’in sanat adına büyük ilerlemeler başlattığını kaydeden Yaşar, şöyle konuştu: “Birçok makamı ve eseri, insanların gönül telini titretecek şekilde icra etmiştir. Birçok sanatçıya ilham vermiştir. Saz müziğine yönelik büyük çalışmalar yapmış, unutulmaz eserler ortaya koymuştur. Hakkında yazılmış yazılar, şiirler bile onu tam anlatmaya yetersiz kalır. Tanburi Cemil Bey’e minnettarım.” Necdet Yaşar, dönemin şartlarından dolayı Tanburi Cemil Bey’in cenazesine gereken önemin gösterilemediğini aktardı.

Tanburi Cemil Bey’in mezarı başında konuşan tarihçi, yazar Dursun Gürlek de alimlerin ve şairlerin kabirlerinin ziyaret edilmesinin önemine değinerek, “Buralar manevi cazibe merkezleridir. İstifade etmesini bilmeliyiz” ifadelerini kullandı. Gürlek, hazirelerin İstanbul’daki cennet bahçeleri olduğunu da sözlerine ekledi.

Müzisyenler, tarihçiler ve Tanburi Cemil Bey’in sevenlerinin katıldığı törende Ahmed Şahin, İdris Erdem ve Ahmet Uzunoğlu Kuran-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okudu.