Dizide biri zengin diğeri fakir olan iki farklı karakteri canlandıran Levent Ülgen, çekimlerin yapıldığı Çekmeköy’de STAR’ın sorularını cevapladı...
-Dizide nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
Bahtiyar adından da anlaşılacağı gibi çok mutlu bir karakter. Fakir bir yaşantı sürmelerine rağmen ailesini seven, hem haylaz kayınbiraderiyle hem de çıkarcı bir kayınvalidesiyle uğraşan biri. Bir benzetmeden dolayı çok zengin bir ailenin yaşamına bir anda dahil oluyor. Nereye gittiği belli olmayan bir adamı Bahtiyarla karıştırıyorlar, Salih Bey sanıyorlar. İlerleyen zamanlarda Salih Bey’in kendisi de gelecek. Dolayısıyla hem Salih Bey’i hem de Bahtiyar’ı birden oynayacağım. Ben Bahtiyar’ı daha çok benimsedim.
-İki zıt karakteri birlikte oynamak zor mu?
Bir oyuncu için özellikle benim için çok büyük bir avantaj. Hele ki taban tabana zıt iki karakter ise çok keyifli. Bu türler tiyatro tarihinde çok kullanılmıştır. Dizide biraz daha inceltilerek daha çok uzun vadeli olacak şekilde verilir. Dizide oynamamın en önemli nedenlerinden biri de iki ayrı karakteri oynayacak olmamdı. Seyircin alışılanın dışında da beni görebileceği bir karakterdi. Bugüne kadar oynadığım karakterlerin hepsi üçkağıtçı sahtekar aynı zamanda da ekonomik durumu zor insanlardı. Şimdi lüks bir yalıda yaşayan iyi giyinen birini oynuyorum.
Sete koşa koşa gidiyorum
-Çekimler de dizinin içeriği gibi eğlenceli mi?
Keyif almadan yapılan işten hayır gelmeyeceği kanaatindeyim. Sete giderken ayaklarınız geri gidiyorsa o işten zaten hayır gelmez. Ama benim şu anda olduğu gibi koşa koşa geliyorsanız ve mutluysanız o işten keyif alıyorsunuz demektir. Çekimlerimizle hatta çekim aralarımızda çok eğlenceli geçiyor. Önce biz eğlenelim ki, bu durum seyircimize de yansısın.
-Komedi ile dikkatleri üzerinize çektiniz...
Evet, ‘En Son Babalar Duyar’ arkasından ‘Akasya Durağı’ dizisini çektim. Aslında benim kuvvetli tarafım dramadır. 30 yılı aşkın tiyatro yaşantımda en fazla 4 tane komedi oyunlarında oynadım. Hep trajik oyunlarda oynadım. Ayrıca komediyi bilmediğimi düşünüyorum. Hatta komedi oynayan arkadaşlarımı da biraz küçümserdim. O kadar ağır dram roller varken niye komedi oynuyorsun diye eleştirirdim. Ama ekrana bir kez komedi ile çıkarsanız hep öyle devam edersiniz. Bende de aynen öyle oldu.
-Senaryonun Talih Kuşu adlı filmle bir ilgisi var mı?
Talih Kuşu filminden esinlenerek senaristlerimiz diziyi yazdı. Konu benzerliğimiz var ama onun devamı ya da tekrarı değil. Güneş altında bugüne kadar söylenmemiş söz kalmamıştır. Antik tiyatroda yazılan eserler bile bugün devam ediyor. Ana temaları onlardan devam ediyor.
Benim yüzüm dramaya daha çok uygun
Dizide Levent Ülgen’in eşi Vesile’yi oynayan Goncagül Sunar, rolünü anlattı...
-Uzun süre ekrana uzaktınız...
Evet. Çocuğum doğduktan sonra bir süre ekranlardan uzak kalmayı ben istedim. Çocuğumun benimle büyümesini istedim.
-Bir komedi dizisiyle seyirci karşısına çıktınız?
Ben televizyonda komedi oynamayı daha tercih ediyorum. Biz girdili çıktılı bir komedi oynuyoruz. Yüksek enerjiyle oynuyoruz. Komedide sürekli yüksek oynamak lazım. Gani Müjde halkın komedi nabzını çok iyi biliyor. Ama yine de daha derinliği olan draması olan karakterler oynamak istiyorum. Benim yüzüm dramaya daha uygun.
-Vesile karakteri nasıl?
Vesile reel bir karakter. Naif, her şeyden önce anne. Kocasının birtakım yaptığı şeyleri idare eden masum bir karakter. Ekonomik imkânsızlıklar içerisinde belki de ben de Vesile gibi göz yumabilirdim. Burada ne kadar komik bir şey de yapsak ortada trajik bir durum var. Daha rahat daha iyi bir yaşam için insanlar gözünü karartıp her şeyi yapabilir.
-Vesile de eksik olan nedir?
Bu güne kadar dişiliğinin farkında olan bir kadın değil. Hayat mücadelesi içerisinde çocuklarını yetiştirmiş, kocasını eylemiş. Şimdi etrafında sürekli dişi kadınları görünce bir durup silkelenecek. İlerleyen bölümlerde daha komik olaylar izleyiciyi bekliyor.