Mimar Sinan’ın şehri Edirne
ABONE OL

Adeta bir açıkhava müzesi görünümünde olan Edirne, kervansarayları, camileri, köprüleri, yıllar boyu Osmanlı Hanedanı’nın başkenti oluşu ile şehre gelenleri adeta büyülüyor.

Yunanistan ve Bulgaristan’a olan sınırlarımıza yakın olmasından dolayı her zaman göz önünde bir şehir.

18’inci yüzyılda ise Avrupa’nın en büyük yedi şehrinden biri olan Edirne, dini kompleksleri, köprüleri, camileri, kültürü, yemekleri, sevecen halkı ile vaktinizin nasıl geçtiğini anlayamayacağınız kadar güzelliklere sahip.

Edirne’deki tarihi eserler

- Selimiye Camii, Muradiye Camii, Üç Şerefeli Camii, Eski Camii (Cami-i Atik), II. Beyazıd Camii ve Külliyesi, Saatli Medrese ve Peykler Medresesi de Edirne’de görülmesi gereken eserler.

- Mimar Sinan’ın ustalık eserim diye adlandırdığı Selimiye Camii ise eşsiz bir mimariye sahip.  Bakmaya doyamadığınız bir eser.

- Edirne Adalet Kasrı, Rüstem Paşa Kervansarayı, Hafızağa Konağı, Edirne Müzesi ve sonrasında kurulan Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Edirne Türk İslam Eserleri Müzesi, Lozan Anıtı ve Müzesi, Sarayiçi Balkan Savaşı Şehitliği ve Edirne Sağlık Müzesi, Fatih Köprüsü, Bayezid Köprüsü, Emekçizade Ahmet Paşa Köprüsü, Meriç Köprüsü  tarihi yansıtan önemli eserler arasında...

- Ali Paşa Çarşısı ve Arasta Çarşısı, Edirne’nin yöresel tatlarını tadabileceğiniz, keyifli anlar geçirebileceğiniz mekanlar...

- Gala Gölü ise doğada kendinizi şımartacağınız kadar güzel..

- Enez, Edirne sınırları içinde, turkuaz rengiyle sizleri büyüleyecek kadar güzel denizi  ve  eşsiz kumsallarıyla sizleri bekliyor. Bunlardan bazıları; Keşan’da Erikli, Sazlıdere, Mecidiye, Danişment ve Yayla, Enez’de Karaincirli, Vakıf, Gülçavuş, Sultaniçe...

Dini kompleksleri, köprüleri, camileri, kültürü, yemekleri, sevecen halkı ile vaktinizin nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız.

Yapılması gerekenler

- Edine’nin en eski Roman mahallesi olan Kemikçiler mahallesi bölgede yaşayan Edirne’nin yerli çingenelerin yaşam yeri... Geçimlerini müzisyenlik ve kalaycılık yaparak sürdüren mahalle halkı çok neşeli insanlar.. Bir uğrayın ve onlarla birlikte eğlenin.

- Keçecizade’den Antep Fıstıklı Kavala kurabiyesini tatmadan bu yaşamdan ayrılmayın.

- Ciğer Edirne’nin vazgeçilmezi. Stok yapın çünkü o kadar lezzetlisi pek bulunmuyor.

- Hardaliye’yi tatmadan da dönmeyin derim.

Edirne’de yemek kültürü

- Balkan kültürü ve Türk kültürü’nün sentezi Edirne denilince ilk aklıma gelen, yaprak ciğerdir. Bir de Keçecizade’nin yediğimde hayatın durduğunu hissettiğim leziz eserleri. İstanbul’dan sadece ciğer yemek ve Keçecizade’den alışveriş yapmak için gelirim zaman zaman...

- Koyun sütünden yapılan peyniri, badem ezmesi, yaprak ciğeri, Deva-i Miski, Belmuş’u (peynir tatlısı) ile lezzet deryası Edirne benim için. Üzüm, vişne yaprağı ve siyah hardal ile meşe fıçılarda yapılan “hardaliye”  denilen alkolsüz içecek leziz aromasıyla sizi etkiliyor.

- Keçecizade, 1961’den bu güne kadar değişmeyen kalitesi, badem ezmesi, Deva-i  Misk-i, lokumlarıyla gerçekten  de tam bir lezzet durağı. Hünerli bir baba olan Metin Bey, Safranbolu’da doğmuş, 1972 yılından bu yana Keçecizade olarak hizmet vermekteymiş. Selimiye Arasta Çarşısı’nda ve Edirne’de bir çok yerde Keçecizade dükkanlarını bulabiliyorsunuz. İstanbul Nişantaşı’nda da bir şubesi var benden söylemesi..

- Antep fıstıklı, fındıklı sultan lokumları, kakaolu, cevizli  badem ezmeleri,  Deva-i Miski için  ben gidemiyorum diyorsanız da kargo ile gönderiyorlar.