ABONE OL

Meyer-Landrut, 9 Mayıs Avrupa Günü'nün anlamını ve Türkiye'de düzenlenecek etkinlikleri, bugün AB başkentlerindeki binalar gibi AB bayrağı renkleriyle ışıklandırılacak Atakule'nin yanındaki Botanik Parkı'nda AA muhabirine değerlendirdi.

Uzun süren soğuk bir kışın ardından yeniden dışarda olmaktan ve baharı, çiçeklenen ağaçları görmekten mutluluk duyduğunu kaydeden Meyer-Landrut, "Botanik Parkı, hemen arkamızda yer alan ve benim de yaşadığım yerden her gün gördüğüm Atakule ile çok güzel bir yer. Buranın Ankara'nın bir parçası olduğunu çok iyi hissediyorum." diye konuştu.

Meyer-Landrut, Avrupa Günü'nün, Avrupa'nın inşasının başlangıcı olduğunu vurgulayarak "Schuman, Almanya, Fransa ve diğer kurucu üye ülkelerin ağır sanayisini bir araya getirmek için bir proje başlattı." ifadesini kullandı.

Schuman Deklarasyonu'nun, daha önce ülkeleri savaşa sürükleyen ağır sanayinin, onları bir daha savaşamayacakları şekilde bir araya getirmeyi hedeflediğini anlatan Meyer-Landrut, "Dolayısıyla Avrupa Günü'nün temel mesajı barıştır, demokrasidir, iş birliğidir, insan haklarıdır. Bu değerler her yıl Schuman Günü'nde kutlamak istediğimiz değerlerdir." dedi.

Meyer-Landrut, bir Avrupalının, Avrupa entegrasyonuna eşlik eden özgürlüklerin tadını çıkarabileceğini belirterek "AB içinde huzurun tadını çıkarabilirsiniz. AB'nin yıllar içinde geliştirebildiği zenginliğin de keyfini çıkarabilirsiniz ama bence bu yapının merkezinde olan en kıymetli değerler özgürlük, insan haklarının korunması ve hukukun üstünlüğüdür." değerlendirmesinde bulundu.

- AVRUPA GÜNÜ, BAŞKENTTE VE TÜRKİYE GENELİNDE KUTLANIYOR

AB Türkiye Delegasyonunun Avrupa Günü vesilesiyle Ankara'da iki büyük etkinlik düzenleyeceğini ifade eden Meyer-Landrut, 9 Mayıs'ta Cern Modern'de geniş katılımlı bir resepsiyon vereceklerini, 14 Mayıs'ta ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) özellikle gençler için ücretsiz konser düzenleneceğini söyledi.

Meyer-Landrut, "Ayrıca ülke genelinde 19 şehirde ticaret odalarıyla çalışan Avrupa Bilgi Merkezlerimiz var. Bu merkezlerin hepsi birbirinden bağımsız olarak etkinlikler düzenleyecekler. Bu etkinlikler konser şeklinde de olabilir, gastronomi ile ilgili de olabilir, bisiklete de binilebilir. Ülke genelinde bu farklı şehirlerdeki her Avrupa Bilgi Merkezi, Avrupa Günü'nü kutlamak için kendi etkinliklerini düzenleyecek." diye konuştu.

Avrupa Günü etkinliklerine kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplumun ve Türk halkının gösterdiği ilgiyi değerlendiren Meyer-Landrut, şöyle devam etti:

"Türkiye, AB'ye üye değil ama aday ülke. Türkiye'nin AB ile çok yakın bağları var. Türkiye, örneğin Erasmus + öğrenci değişim programı da dahil olmak üzere birçok Avrupa programına üyedir. Yani kişisel düzeyde çok fazla etkileşim var. Dolayısıyla Türk insanının da Avrupa Günü'nü bizim gibi sevinçle yaşadığını ve bu değerlerin kutlandığı ortak bir gün olarak kabul ettiğini görmek çok güzel."

- "AVRUPA KITASINDA YENİDEN, İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDAN BU YANA BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ ÖLÇEKTE BİR SAVAŞ GÖRÜYORUZ"

Meyer-Landrut, Avrupa'da barışı temel alan Avrupa Günü'nde, bu yıl Ukrayna-Rusya Savaşı'nın yaşanmasına ilişkin ise "Avrupa entegrasyonunun ve Avrupa sürecinin kökeninde barış, demokrasi, insan hakları vardır. Ve ne yazık ki iki buçuk aydan fazla bir süredir Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik bu saldırgan savaşıyla birlikte, Avrupa kıtasında yeniden, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana benzeri görülmemiş ölçekte bir savaş görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Bunun çok üzücü bir gelişme olduğunu söyleyen Meyer-Landrut, "Bu bağlamda, Ukrayna'yı ve onun özgürlüğü, toprak bütünlüğü ve egemenliği için verdiği mücadeleyi desteklememiz gerekiyor. Bu, hepimiz için bir meydan okuma, bir özgürlük mücadelesidir." değerlendirmesinde bulundu.

- AB'NİN TEMELLERİ SCHUMAN DEKLARASYONUYLA ATILDI

Eski Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman'ın 9 Mayıs 1950'de yayımladığı Deklarasyon, Avrupa'da barışı, istikrarı, uzlaşmayı ve ortak çıkarı öncelikli tutan bir proje ortaya koydu.

İki dünya savaşına sahne olan Avrupa'da olası yeni bir savaşın önlenmesini, kömür çelik üretiminin kontrolünü ve ekonomik çıkarları gözeten bir kurumsallaşmayı hedefleyen Deklarasyon, Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nun kurulmasına yol açarak, bugünkü AB'nin temelini oluşturdu.