AK Parti Genel Başkanvekili Ala'dan Terörsüz Türkiye mesajı
ABONE OL

Ala, NTV'deki "Özel Röportaj" programında, gazeteci Ahmet Örsoğlu'nun gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarına ilişkin Ala, bu savaşın coğrafi alan itibarıyla bölgesel ama etkileri itibarıyla küresel bir savaş olduğunu belirtti.

Ala, arka kapı diplomasisinin devam ettiğini ancak İran'ın bunu "müzakere" olarak tanımlamadığını, ABD'nin ise bunu "müzakere" olarak tanımladığını söyledi.

"ABD ile İran arasında köprü Türkiye mi?" sorusu üzerine Ala, "Dikkat ederseniz savaş başladığı andan itibaren her kesimle, ABD'yle, İran'la, Körfez ülkeleriyle görüşebilen ülke Türkiye, görüşen lider Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Liderler diplomasisi alanında çok etkin, aktif bir rol burada da üstlendi." yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın görüşme trafiğine işaret eden Ala, bu savaşın durdurulması, barışın bir an önce gelmesi için çok aktif bir dış politika izlediklerinin altını çizdi.

Efkan Ala, bu görüşmelerin hem resmi hem de arka kapı diplomasisi olarak devam ettiğini bildirdi.

"BİR SONUCA ULAŞILACAĞI DÜŞÜNCESİNDEYİM"

"Bu diplomasi masası sizce kısa sürede olumlu sonuç verecek mi?" sorusunu Ala, şöyle cevapladı:

"Ben vereceği kanaatindeyim. Çünkü çok ağır maliyetler üretmeye başladı. Sürdürülebilir değil bu savaş. Adaletsizliği, saldırganlığı, hukuksuzluğu, uluslararası hukuk bakımından temelsizliği bir tarafa, bu kadar kuralsız bir düzenin devam ettirilmesi mümkün değildir. O bakımdan önümüzdeki haftalarda veya günlerde ben bir sonuca ulaşılacağı düşüncesindeyim. Ama zaman zaman İsrail'in İran'a saldırması durumu düşük yoğunluklu olarak ileride devam edebilir. Çünkü İsrail'in temel yayılmacı bir politikası var. Bu politikadan vazgeçmiş değil."

Herkes İran'a odaklanmışken İsrail'in Lübnan'ın yüzde 10'unu işgal ettiğini, İsraillilerin Batı Şeria'daki Filistinlileri yerlerinden, yurtlarından etmek için evlerini yaktığını hatırlatan Ala, "Bir tarafta dünyanın ilgisini başka bir alana çekiyor ise İsrail, o arkada neler yapıyora da hep bakmak lazım. Şu anda asıl etkili olduğu ve mesafe aldığı yerler Gazze, Lübnan ve Batı Şeria. O bakımdan bu politikanın da kısa vadede çözüleceği kanaatinde değilim, çözülmez." değerlendirmesinde bulundu.

Teşkilat yapısında reform yapılarak Birleşmiş Milletlerin daha aktif bir rol üstlenmesine dünyanın ihtiyacı olduğunu belirten Ala, bu düzenin böyle devam ettirilemeyeceğini vurguladı.

"BİR SORUN VARSA, SORUNU BİZ ÇÖZERİZ"

İran'daki terör gruplarına ilişkin bir soruya Ala, "Biz, bu meselelerin zamanında farkına vararak, burada hiçbir kardeşimiz, birtakım emperyalist, hegemonik politikaları olan ülkelerin aparatı olarak kullanılmamalı diye 'Terörsüz Bölge ve Terörsüz Türkiye' sürecini başlattık." yanıtını verdi.

Türkiye'nin iç cepheyi tahkim projesi olarak "Terörsüz Türkiye"yi ortaya koymuş olmasının kıymetine işaret eden Ala, sadece "Terörsüz Türkiye" değil, aynı zamanda "Terörsüz Bölge"nin de zorunlu olduğunun altının çizildiğini hatırlattı.

"Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge" politikasını uygulamaya koyduklarını anımsatan Ala, "Şimdi o bakımdan bir sorun varsa, sorunu biz çözeriz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu irade ile başlayan "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge" sürecinin devam ettiğini kaydeden Ala, "Eğer siz sorunları çözmezseniz, o sorunlardan yararlanmak isteyen dışarıda emperyalist, hegemonik hedefleri olan ülkeler bundan yararlanır. Onun için biz bunu çözmeyi çok önemli bir politika olarak ortaya koyduk ve devam ediyoruz." diye konuştu.

"BU SÜRECİ ÖNGÖRDÜĞÜMÜZ BİÇİMDE TAMAMLAYACAĞIZ"

"Savaş bu süreci öteledi mi?" sorusu üzerine Ala, şunları ifade etti:

"Daha önce de sorduğunuzda belli zamanlar söylemiştik, onlar biraz ileri, biraz geri gidebilir, öyle yıllar, aylar değil ama günler ve haftalar bakımından... Ertelemeler oluyor, öne almalar oluyor ama öngördüğümüz biçimde süreç devam ediyor. Elbette böylesine ağır bir savaşın yaşandığı bir bölgede siz sorunu çözmeye çalışıyorsunuz. Basının ve toplumun ilgisi azaldı sürecin devamına ilişkin olan bitene. Aslında devam ediyor. Elbette bu tür süreçler de etkiler ama biz etkilememesi için orada da çok ciddi inisiyatifler alıyoruz. Güvenlik birimleri, istihbarat birimleri, siyaset kendi üzerlerine düşeni yapıyor ve inşallah bu süreci biz öngördüğümüz biçimde tamamlayacağız. Çünkü artık bunun bu şekilde tamamlanması herkesin lehine. Bunu da herkes anlamış durumda. Son gelişmeler de zaten bunu gösteriyor. Ortaya konan politikanın, herkesin lehine olduğu konusunda genel bir mutabakat var."

"Terör örgütü PKK silah bırakma sürecini askıya mı aldı?" şeklindeki soruya Ala, "Bu tür işlerde çok fazla provokasyon olabilir. Provokasyon sadece eylemle olmuyor, sözle de olabiliyor. Dedikodular, açıklamalar olabiliyor. Benim vatandaşlarımıza ve basın mensuplarına altını çizerek önermek istediğim husus şudur, yetkili kişilerin ne dediğine bakınız." yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ne dediğine bakılmasını isteyen Ala, "Dedikodularla ülke yönetilmez, süreç de yönetilmez." diye konuştu.

"ÇERÇEVE BELLİDİR VE BİR İRADE ORTAYA KONMUŞTUR"

"Terörsüz Türkiye" konusunda hem toplumsal hem genel olarak siyasal desteğin olduğunu belirten Ala, "Genel çerçevede iradede hiçbir tereddüt yoktur. Bu irade, son derece ortadadır. Etkili olabilecek yetkili iradeler bu sorunun çözülmesi için hemfikirdir. Ama nasılı konusunda, zamanlaması konusunda elbette hem Türkiye'deki hem dışarıdaki gelişmeler etkili olur. Ama bunlar işin esasını, yönünü, sonucu değiştirmez." dedi.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde hukuki adımların zamanlamasına ilişkin bir soru üzerine Ala, şunları ifade etti:

"'Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge' sürecinin sağlıklı devam etmesi ve istediğimiz, öngördüğümüz biçimde sonuçlanması bakımından ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin veya idari düzenlemelerin yapılması konusunda hem Meclis iradesini ortaya koymuştur hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Bahçeli'nin iradeleri ortadadır. Hiçbir tereddüde mahal yok. Çerçeve bellidir ve tam bir mutabakatla bir irade ortaya konmuştur. Dolayısıyla zamanlaması, ne yapılması, ne zaman yapılması konusu daha teknik mutfak çalışmasını gerektiren konulardır. Bu konuları yapıp önümüze getirecek olan daha çok güvenlik birimleri, istihbarat birimleri. Çünkü karşı tarafla da görüşen ve neyin, nasıl, ne zaman yapılması gerektiği konusunda mutabakatlara varan bu birimlerdir. Bu birimlerin talepleri doğrultusunda inisiyatif alınacaktır. Burada bir tereddüt yok. Ama bu nisan olabilir, daha sonrası olabilir. Gelişmelere göre, talebe göre de inisiyatif alınacaktır."

Bu kapsamda yasal düzenlemelerin nasıl yapılacağına ilişkin soruya Ala, "Biz, siyaseten bu meselenin çözülmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması konusunda karar vermiş durumdayız. Şimdi bunun nasılı, hangi teknik tabirlerle bu sonucun elde edileceği, hukukçuların yapacağı çalışmalarla ortaya çıkacaktır." yanıtını verdi.

Meclis'te komisyonların, milletvekillerinin, hukukçuların bir değerlendirme yapacağını dile getiren Ala, "O bakımdan bu hukuksal terimlerin şu anda spesifik olarak tartışılmasının bir somut çıktısı olmaz. Önemli olan idari düzenlemelerde de yasal düzenlemelerde de siyasi iradenin kararlı olmuş olmasıdır. Bu kararlılıkta en ufak bir şüphe yok. Dolayısıyla talep, hangi düzenlemenin yapılacağını da nasıl yapılacağını da ortaya koyacaktır. Bu çerçevede süreç ilerleyecek." diye konuştu.

İstihbarat ve güvenlik birimlerinin çalışmalarını yürüttüklerini belirten Ala, o çalışmalar sonucunda getirecekleri değerlendirmeler ve taleplerin ele alınacağını bildirdi.

"UYGULAMADA VE SAHADA GÖRÜLMESİ GEREKİYOR"

"Cezaevindeki terör örgütü mensuplarına yönelik düzenleme yapılabileceğine" dönük iddiaların hatırlatılması üzerine Ala, şu değerlendirmede bulundu:

"Mesele terörün sonlandırılması ve örgütün tasfiye edilmesi... Bu konuda asıl yapılması gerekenler var. Şu anda bu yarım asra yakın terörle mücadelede daha önceki hükümetler tarafından çıkarılmış pişmanlık yasaları var, yasalar var, cezaevlerine ilişkin yasalar var. Bunların bir kısmının etkin uygulanması talepleri oluyor. Zaten orada aksama varsa, onlar her zaman dikkate alınır. Çünkü bir mekanizma var zaten daha önceden kurulmuş ama bu söylediğimiz hususlar yeni duruma ilişkin. Bunlar da genel çerçeve içerisinde ele alınması gereken hususlardır. Orada ciddi bir sorun yok. Yani yapılacak olan düzenlemelerin önemli olan sürecin sonlanmasına pozitif katkılarıdır. Yoksa asıl meseleyi unutmamak gerekir."

Terör örgütü PKK'nın kendini feshettiğini açıkladığını hatırlatan Ala, "Bunun realitede, hayatta, yani uygulamada ve sahada görülmesi gerekiyor. Onun için çalışmaları yürütülüyor. Örgüt silah bırakmayı sembolik olarak yaptı, silahlarını yaktı. Bunun da devamının ve uygulamasının sahada tespiti ve uygulanmasının görülmesi gerekiyor. Bunların da hepsi kendi mecrasında yürüyecektir." diye konuştu.

Sürecin yürütülmesinde bir tereddüt olmadığını dile getiren Ala, "İnşallah Türkiye bu sorunu çözerek, kendi sorununu, kendi inisiyatifiyle ve iradesiyle çözen bir ülke olduğunu gösterecektir. Bu prangalardan kurtulmuş bir Türkiye'nin gelişmiş ülkeler içerisinde yer alma hızı çok ivme kazanacaktır." ifadelerini kullandı.

"KALICI OLARAK GELİŞMİŞ ÜLKELER STATÜSÜNE ÇIKMAYI HEDEFLİYORUZ"

Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin ise Ala, "Anayasa meselesi, Türkiye'nin daha gelişmiş bir ülke statüsünde, sürdürülebilir bir başarıyı elde etmesinin temel şartlarından biridir bizim için. Onun için diyoruz ki 'Gelin bu anayasayı hakları, özgürlükleri garantiye alan ve iyi işleyen bir devlet tesis eden, yapılarını, kurumlarını, kuruluşlarını tesis eden bir düzenleme ile milletimizle buluşturalım." değerlendirmesinde bulundu.

Eş zamanlı, çok alanlı bir reform programı ortaya koyduklarını anlatan Ala, "Bu reformlarla biz, artık gelişmekte olan ülkeler statüsünden kalıcı olarak gelişmiş ülkeler statüsüne çıkmayı hedefliyoruz. Oraya çıktık ama orada kalmak çıkmaktan çok daha önemli. O bakımdan anayasa çalışmalarını bu çerçevede yürütüyoruz." dedi.

Bu nihayetlendiğinde diğer partilerle de bir araya geleceklerini belirten Ala, "Onların değerlendirmesini alacağız. Onların hazırlıklarına bakacağız. Bu uzlaşma meselesidir. Arzu ediyoruz ki modern, çağdaş, sivil bir anayasayla milletimizi buluşturalım. Diğer partileri de buna çağırıyoruz." diye konuştu.