MHP'li Yalçın'dan Özel'e ''kürsü işgali'' tepkisi... ''Milli iradeyi boğma teşebbüsü''
ABONE OL

Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, "CHP'deki iç çekişmeler ve partinin provokatif eylemlerinin", Türkiye'yi, bölgeyi, hatta bütün dünyayı alakadar eden onca büyük ve önemli gündem konusuna rağmen kamuoyunu meşgul ettiğini belirterek, bunların bazı hakikatlerin açığa çıkarılması bakımından üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini ifade etti.

"Keçiören Belediye Başkanı'nın CHP'den istifasıyla başlayan tartışmalar sırasında Özgür Özel'in ettiği ağza alınmayacak küfürlerin CHP yönetimindeki yalakalar tarafından tevil ve tasdik edilmesi, ağızları açık bırakmıştır" ifadesini kullanan Yalçın, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Devleti yönetmeye talip olan CHP'nin Genel Başkanı, ancak sergerdelerin ve sokak kabadayılarının ağzından çıkacak küfürlerini inkar etmediği gibi bunu siyasetin doğasına hamletmekten geri durmamaktadır. Ar damarı çatlamış ve kösele yürekli siyasetçilerden mürekkep CHP yönetiminin, Türkiye'yi idare etmeye heveslenmesi ne kadar trajikomiktir. Parti içi sorunlarını aklıselim ve soğukkanlılıkla çözemeyip sövgü ve çatışma diline, baskıya, şiddete başvuran CHP kurmayları için vatandaşlar 'Bunlar iki keçiyi güdemediği gibi birbirini yiyor. Devleti nasıl yönetecekler?' diye sormaktadır. Kendi kurmaylarının iddialarında olduğu gibi CHP birinci partidir ama ahlaksızlık ve seviyesizlikte..."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan muhalefete sorumlu siyaset çağrısı

"KORKU VE TELAŞIN GÖSTERGESİ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığına atanan Mustafa Çiftçi'nin TBMM Genel Kurulu'nda yemin etmesi öncesinde yaşanan arbedeyi anımsatan Yalçın, şu ifadeleri kullandı:

"İçişleri ve Adalet Bakanlığı görevlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan atamaların doğurduğu hazımsızlıkla TBMM'de CHP'li milletvekillerinin sergilediği kürsüyü işgal eylemi, bu partide şiddet ve zorbalığın bir politika biçimi olarak benimsendiğini ortaya koymuştur. İçişleri Bakanlığına Sayın Mustafa Çiftçi'nin, Adalet Bakanlığına da Sayın Akın Gürlek'in getirilmesinin ardından Meclis'te düzenlenen yemin töreni sırasında CHP tarafından gösterilen anormal tepki, korku ve telaşın göstergesidir. Ancak CHP'li milletvekillerinin Meclis kürsüsünü işgal teşebbüsü, sadece korku ve hazımsızlıkla açıklanamaz. Kürsü işgali, doğrudan milli iradeyi boğmaya dönük yasa dışı bir eylemdir. Bu son hadise göstermektedir ki CHP artık siyasi parti hüviyet ve işlevinden hızla uzaklaşarak marjinal bir ideoloji kulübüne dönüşmüştür."

"CHP'li milletvekillerinin, TBMM'nin mehabetini kirletmeye yönelik kanunsuz eylemlerini sergilerken Anayasa'ya aykırılık yalanına sığınmalarıysa korkunç bir cehalet örneğidir" ifadesini kullanan Yalçın, bakanlar Gürlek ve Çiftçi'nin önceki görevlerinin, atama kararları Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren sona erdiğini ve bakanlık vazifelerinin anayasal seviyede hukuki meşruiyet kazandığını kaydetti.

"Bakanlarımızın arkasındayız"

Semih Yalçın, açıklamasına şöyle devam etti:

"CHP, Türk siyasetinin gerginlik ve kavga çıkarma heveslisi, haylaz, kumarbaz ve mirasyedi çocuğudur. CHP'de mafyalaşma vardır, kurmayları da mafya ileri gelenleri gibi hareket etmektedir. CHP içindeki klik ve hizip kazanları fokur fokur kaynamaktadır. Başlarındaki Özgür Özel de partisinde olup bitenlerle baş edemediği için aşırı huzursuz, pürhiddet, sinirli ve haşin konuşmalar yapmaktadır. CHP'deki gürültünün volümü o kadar yüksektir ki Özel'in ağzından çıkanı kulağı, klavyesinden çıkanı telefonu duymamaktadır. Özgür Özel, Keçiören Belediye Başkanı'nın istifasının siyasi sonuçları olacağını ve milliyetçi/muhafazakar oyların yolunun CHP'ye kapanmakta olduğunu dehşetle görmekte, hissetmektedir. Özel'in huşuneti, küfürbazlığı biraz da bundandır."

"BU KEZ ÇATLAK BÜYÜK"

CHP'den şu ana kadar 18 belediye başkanı, 93 meclis üyesinin istifa ettiğini ancak CHP Genel Başkanı Özel'den "tık çıkmadığını" ifade eden Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Lakin bu kez çatlak büyüktür. CHP içindeki kavganın psikolojisi, ekonomik saik ve tepkilerle verilmiş emanet oyların, birer birer CHP'yi terk etmeye başladığı hakikatine işaret etmektedir. CHP'nin yerel seçim sosyolojisini oluşturan dinamikler dağılmakta, siyasi yapbozlar parçalanmaktadır. CHP'nin bütün yamaları yırtılmaya, dikişleri ayrılmaya başlamış, defoları ortaya çıkmıştır. Halkın ekonomik kaygılarını istismar ederek yürüttükleri siyasi ithalat rejimi, yerini istifa ve ihraçlara, kiralık oy kombinalarının boşalmasına bırakmıştır. Partinin her kademesinde devşirmelerle müfrit ve eski tüfekler arasında baş gösteren doku uyuşmazlığı, büsbütün su yüzüne çıkmıştır. Partiye rüzgar getirmesi için bazı mevkilere monte edilen siyaset fırıldaklarının dişlileri dağılmış, milleri fırlamıştır. CHP'nin bünyesi, kemikleşmiş biyolojik ve ideolojik yapıya eklemlenemeyen yabancı hücreleri reddetmektedir. CHP'deki bu kaynama ve yapay sitokinez yani uyumsuz hücre bileşenlerinin ayrılması olgusu, ileride sandığa da yansıyacaktır. CHP'de aslına rücu etme ve yüzde 25 yapısına dönüş süreci başlamıştır. Tatlı iktidar hülyaları suya düşmüş, renkli rüyalar simsiyah kabusa dönmüştür. Özgür Özel'i uykusuz ve küfürbaz eden asıl sebep işte budur."

Yeni Bakanların yeminini engellemeye kalktılar

"SPOR KULÜPLERİMİZ SİYASET ÜSTÜ KALMALI"

Yalçın, Özel'in sövgülerle kendi belediye başkanına saldırmasının, partinin "çirkin bir yüzünü" de ele verdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Milyonlarca CHP'li seçmen, partisinin vesayetçi, tahammülsüz, hoşgörüsüz, siyasi seviye ve nezaketten yoksun Genel Başkanının utanmazlığı karşısında derinden sarsılmıştır. Özgür Özel, Türkiye'nin siyaset sosyolojisinde moderatör değil, separatör yani birleştirip yöneten değil, ayrıştırıp dağıtan genel başkan tipine çarpıcı bir örnek olarak öne çıkmıştır. Hizipçi Genel Başkanlık tarzı zaten CHP'nin geleneklerinde vardır. Bu gelenek, şimdi Özgür Özel eliyle büyütülerek sürdürülmektedir. Özel'in, güzide Ankaragücü spor kulübünü siyasetine malzeme etmesi de başka istismarcı ve çarpık anlayışın ürünüdür. CHP'nin, hiçbir spor kulübünü siyasete bulaştırmaya hakkı yoktur. Spor kulüplerimiz, siyasetler üstü kalmalıdır. İktidar halüsinasyonu görüp siyaset kulvarında aşırı hız yapan CHP, böyle frensiz yol almaya devam ederse sandık kavşağında şarampole yuvarlanacaktır."