Peygamber Efendimiz ( s.a.v ) döneminde Zuhru âhir namazı yoktu. Cuma namazı; hiç olmazsa haftada bir gün, bölgenin Müslümanlarının bir araya gelip kaynaşması, dertleşmesi için meşru kılınmış namazdır. Bölgede tek yerde, mevcut cami cemaati almazsa, bölgenin açık alanında, musallâda kılınır.
Peygamberimiz ( s.a.v )’den Abbasiler devrine kadar böyle olmuştur.
Abbasilerle başlayan süreç
Abbasiler döneminde Bağdat şehri çok büyük alana genişlemiş ve kalabalıklaşmıştır. İşte bunu gören İmam Azam Ebû Hanife ( r.h ); bu kadar insanı alacak meydan bulunamaması, ya da bulunsa bile Müslümanların bu alana ulaşmasındaki imkansızlıklar dolayısıyla devletin izin verdiği, emniyetini sağladığı, herkese açık tüm camilerde Cuma namazının kılınmasının, zorunluluk dolayısıyla, caiz olacağına içtihat etmiştir. Öyle ya örneğin 16 milyonluk İstanbul’da 5 milyon insan Cuma namazı kılsa, bunları alacak bir alan nasıl bulunacak?
Ancak ulema demişlerdir ki gerekçe doğru ama, Çeşitli camilerde Cuma kılmaları durumunda, Cuma namazının Müslümanları haftada bir gün toplama hikmeti, illeti ortadan kalkıyor. Onun için en büyük cemaatle kılınan Cuma geçerli, diğerleri meşruiyet hikmetinin kalmaması nedeniyle geçersiz olur dediler. Bunların gerekçeleri de tutarlıdır.
Borçtan kurtulma için fırsat
İşte bu durum karşısında Osmanlı uleması, İmam Azam’a uyup her camide Cuma kılınmasına fetva vermişlerdir. Diğer yönden karşıt gruptaki ulemanın da gerekçeleri haklı olduğundan, en büyük cemaatla kılınan Cuma namazı dışındakilerin geçersiz olmasına karşı, mü’minler boçlu kalmasınlar diye tedbir olarak, Zuhru âhir/ son öğle diye bir namazın kılınmasını yüz yıllardan beri uygulamışlardır. Bu çok güzel bir uygulamadır. (Prof.Dr. Cevat Akşit)
Kazaya kalan Ramazan oruçları nasıl tutulmalıdır?
Kazaya kalan Ramazan oruçları, uygun zamanda, geceden yani imsaktan sonraya kalmaksızın niyet ederek ve eğer hangi yıla ait olduğu biliniyorsa o yılın diye, bilinmiyorsa ‘tutamadığım en son Ramazan orucunun kazasına’ diye niyet edilmek suretiyle tutulur. Tutulamayan Ramazan oruçlarının kazasında peşi sıra tutmak şart değildir. Ara vererek tutmak mümkündür.