Fahri Kainat Efendimizin gerçekten en güzel ahlaka sahipti. Çünkü O, ahlakını Kur'an’dan almış, bütün iyilikleri kendisinde toplamıştı. Hz. Ayşe'ye (ra), 'Peygamberimizin ahlakı nasıldır?' diye sorulduğunda: 'O’nun ahlakı Kur’an idi' cevabını vermiştir. O’nu yüce Allah yetiştirdi ve insanlığa örnek olsun diye özel olarak terbiye etti. Keza Peygamberimiz “Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı” buyurmuştur. O, davranışları ve üstün kişiliği ile insanlık için en güzel örnektir. Bununla ilgili olarak Kur’an-ı Kerim'de: “Andolsun Allah’ın elçisinde sizin için uyulması gereken güzel örnek vardır” buyurulmuş ve onun yaşayışını örnek almamız istenmiştir.
Müminlerin en önemli görevi, Kur'an-ın canlı hali olan Peygamberimizin güzel ahlakını iyi anlamak ve bunu hayata geçirmeyi hedeflemek olmalı.
Fahri Kainat Efendimizin yaşam tarzını idrak etmek; neyi, nasıl yaptığını iyice algılamak ve O'nun rengine bürünmeye çalışmak müminlerin en büyük kazanımıdır.
-Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığına ses çıkarmadan seyretmektir.
-Ağızdan çıkan söz, yaydan fırlayan oka benzer. İkisini de geri getirmek mümkün değildir. Ok atılmadan önce iyi nişan alınmalı, söz söylenilmeden önce iyi düşünülmelidir.
-İyilerle gezersen alırsın mertebe, kötülerle gezersen dönersin merkebe.
-Aşk ateşi önce sevilene, ondan sonra sevene düşer!
-Dert etme, dua et.
-Gerek yok her sözü, laf ile beyana.Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana!
-Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil. Ne zaman bilmem, sen yeter ki o kapıda durmayı bil.
-Dediler ki “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur” Dedim ki “Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.”
-Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı.
-Ben Şems’e vurgun, Şems sürgünlere mahkum.
-Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama; gül başka, leş başka kokar.