Ramazan, rahmet, bereket ve paylaşma ayıdır. Allahu Tealanın nimetlerini bahşettiği bu ay, insanların da bu nimetleri yetim, yoksul, yolcu; hasılı ihtiyacı olan diğer insanlarla paylaşması tavsiye edilir.
Fakirleri ve yetimleri görüp gözetmek, ihtiyaçlarını gidermek, yolda kalmışlara ikramda bulunmak, Müslümanların bu ayda azami ölçüde dikkat etmesi gereken hasletlerdir. Bu ayda bilhassa ihtiyaç sahiplerine iftar vermek, zekat, sadaka ve fitre gibi ibadetlerle onların sıkıntılarını hafifletmek gerekir.
Peygamber Efendimiz oruçluya iftar vermenin önemini şu hadis-i şerifiyle bize tavsiye etmektedir: “Oruçluya iftar ettiren kimse, oruçlunun sevabında bir eksilme olmaksızın, oruçlunun alacağı kadar sevap alır.” Yani bir oruçluya iftar ettiren kimse, kendi orucunun dışında bir oruç daha tutmuş kadar sevap kazanmakta ve oruç tutanın sevabı da eksilmemekte. Böyle kazançlı bir ticaretten kim uzak durmak ister? Yine Ramazanda ifa etmemiz gereken özellikle mali ibadetler ihmal edilmemelidir. Fitre ve sadaka ile birlikte, dinen zengin olanların vermesi gereken zekatı da oruç ayında vermeleri, bu ayın bereketinden daha fazla istifadeye imkan verecektir. Zira İslam’ın beş şartından biri olan zekat, yılın değişik zamanlarında da verilebilir, lakin Ramazan’da verilmesi daha önce ifade edildiği gibi, bu ayın bereketinden daha fazla istifadeye vesile olur.
DUA
“Allah’ım! Bu günde beni kendi hoşnutluğuna yakınlaştırıp, gazap ve azabından uzaklaştır. Bu günde ayetlerini okumaya beni muvaffak kıl; beni, ailemi ve bütün mü’minleri bağışla ey merhametlilerin en merhametlisi.”
FIKIH PENCERESİ
Unutarak yemek içmek
Oruçlu olduğunu unutarak yemek yiyen ya da su içen kimsenin orucu bozulmaz. Hatırladığı andan itibaren yemeği kesmeli ve ağzındakini yutmamalıdır. Bu durumdaki bir kimse, orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içmeye devam ederse orucunu kaza etmesi gerekir. Bu durumda kefaret lazım olmaz. Eğer unutarak yiyip içmenin orucu bozmadığını bildiği halde, kasten yiyip içmeye devam ederse, o halde hem kaza, hem de kefaret gerekir.
SÖZLÜK
İskat-ı Savm nedir?
İskat, kelime olarak düşürmek anlamına gelir. İskat-ı savm ise oruç borcunun düşürülmesi anlamına gelir. Kişinin sağlığında eda edemediği, sürekli mazereti sebebiyle tutamadığı veya geçici mazereti ortadan kalktığı halde oruçlarını kaza edemeden vefat etmesi durumunda; ölümünden sonra fakirlere fidye verilmesi suretiyle oruç borçlarının düşürülmesi anlamına gelir. Böylece vefat eden kimse, tutamadığı oruçların sorumluluğundan kurtulmuş olur.
RAMAZAN-NAME
Deniz suyu serindir,
Damla gibi derindir,
Bir hurmayla da olsa,
Bir mü’mini sevindir.
***
Mü’minlere nimettir,
İlk on günü, rahmettir,
Bu ayda oruç tutmak,
Büyük bir ganimettir.
RAMAZAN İBADETLERİ
Hatimle teravih
Teravih namazının, Ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazını müteakip, vitir namazından ise önce kılınan 20 rekatlık sünneti müekket bir namaz olduğu bilinmektedir. Günümüzde genellikle 2 ya da 4 rekatta bir selam verilerek ve kısa sureler ya da üç kısa ayet okunarak kılınmaktadır. Ancak bir de Peygamber Efendimizin sünneti olarak hatimle kılınış şekli vardır. Ramazan boyunca bir ya da daha fazla hatimle teravih namazı kılmak, her gün bir teravihte en az bir cüz okumak suretiyle mümkündür.
Bu şekilde teravih namazı Peygamber Efendimizden sonra halifeler ve diğer İslam büyükleri döneminde de uygulanagelmiştir. Günümüzde de genellikle müftülükler tarafından belirlenen bazı camilerde teravihle namaz kılınmaktadır. Bu şekilde teravih kılınan camiler de yine müftülükler tarafından uygun şekillerde ilan edilmektedir. Bu vesile ile imkanı ve şartları müsait olan Müslümanların teravihi hatimle kılmaları, bir sünnetin ihyası bakımından çok yerinde bir davranıştır.
Hazırlayan: HÜSEYİN TÜRKOĞLU hturkoglu@stargazete.com