ANKA III için geri sayım! Kabusları gerçek oluyor: Çok etkili bir silah geliyor
ABONE OL

BAYKAR üretimi Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağı, ASELSAN'ın MURAD AESA radarının görüş ötesi hava-hava potansiyelini, Karadeniz'de gerçekleştirilen tarihi bir deneme sırasında sergiledi.

Şimdi ise sırada Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen ANKA III insansız hava aracı var.

ASELSAN, havadan havaya özellikler arasında görüş menzili ötesi füze güdümü, her açıdan ve yüksek açıdan arama, çoklu ve çevik hedef takibi, helikopter tespiti ve hava durumu modları gibi yetenekleri sıralarken, bunlara ek olarak yüksek çözünürlüklü şerit harita ve spot ışığı SAR, yerdeki hareketli hedeflerin tespiti ve takibi, yer haritalama, sabit hedef takibi ve havadan yere menzil belirleme özelliklerini de sunmaktadır.

AKINCI, ANKA III ve KIZILELMA VURGUSU

ASELSAN'ın AESA hattının, çipten nihai sisteme seri üretime geçerken, aynı donanımın daha yüksek çözünürlüklü SAR haritalama, daha gelişmiş hareketli hedef tespiti veya işbirlikçi hedefleme algoritmaları gibi yeni modlar eklemek için kademeli yazılım güncellemeleri alabileceği ifade edildi. Bu anlamda, AKINCI filosunun, ANKA III ve KIZILELMA ile paralel kademeli olarak yükseltilebileceği, büyük yapısal değişiklikler olmadan radar modlarını ve tehditleri paylaşabilir ve insanlı ve insansız platformlarda ortak bir "sensör dili" oluşturabileceği vurgulandı.

ANKA III'ün, elektro-optik hedefleme sistemi, AESA radarı ve IR arama ve izleme gibi arama ve hedefleme yüklerinin yanı sıra, lazer, görüntüleme kızılötesi ve INS/GPS güdümlü havadan yere mühimmat, radar veya görüntüleme kızılötesi güdümlü havadan havaya füzeler ve COMINT, ELINT, elektronik destek önlemleri ve elektronik saldırı dahil olmak üzere elektronik savaş yüklerini taşımak üzere tasarlandığı ifade edildi.

MURAD FARKLI ŞEKİLDE KULLANILACAK

ANKA III'te, dayanıklılık, yük kapasitesi ve düşük görünürlük ön plana çıkarılırken, MURAD'ın güçlü yönleri farklı şekilde kullanılacak: uzun görev süreleriyle genişletilmiş menzilli tespit, sürekli SAR haritalama ve elektronik destek önlemleri ile KIZILELMA, AKINCI veya insanlı savaş uçakları da dahil olmak üzere ağdaki diğer atıcılar için angajmanları aydınlatma veya destekleme yeteneği.

Geliştirme mantığı açısından bu, AESA radarlarını önce insanlı savaş uçaklarında kullanan ve ardından teknolojiyi üst düzey insansız hava araçlarına taşıyan birçok hava kuvvetinin izlediği yolu yansıtıyor; ancak bu durumda radar, füze ve platformların tamamının tek bir ulusal sanayi üssünde üretilmesi dikkat çekici bir fark yaratıyor.

Stratejik olarak, MURAD 100-A'nın ANKA III'e entegre edilmesi kararının, Türkiye'nin katmanlı, bağımsız bir sensör ve hava savunma mimarisi oluşturma hedefi içerisinde olduğunu yansıttığı ifade edildi.

ABD VE AVRUPA'YA RAKİP

Haberde, MURAD'ın GaN teknolojisinden başlayarak yerli olarak üretilmesi ve baştan itibaren hem savaş uçakları hem de insansız hava araçları için tasarlanmış olmasının, dış ihracat kısıtlamalarına maruz kalmayı azalttığı ve Türkiye'yi ABD veya Avrupa çözümlerine alternatif arayan ortaklar için radar donanımlı insansız savaş sistemleri tedarikçisi konumuna getirdiği vurgulandı.

ASELSAN ve TUSAŞ'ın, MURAD 100-A radarını, F-16 Özgür, AKINCI ve KIZILELMA ve ANKA III gizli İHA'ya taşıyarak, ayrı ayrı yürütülen bir dizi uçuş harekatını etkili bir şekilde tutarlı, çok platformlu bir radar ekosistemine dönüştürdüğü ifade edildi.

ANKA III'ün düşük görünürlüklü uçan kanat tasarımı ve resmi olarak belgelenmiş çok amaçlı yük taşıma kapasitesinin, ulusal AESA atış kontrol radarıyla birleşimi, Türkiye'nin insansız hava gücünün, dronların artık sadece silah taşıyıcıları veya istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) varlıkları değil, hava üstünlüğü, elektronik savaş ve uzun menzilli vuruşlara tam entegre katkıda bulunan unsurlar olduğu yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor.