Rusya sonunda ''tamam'' dedi! Ek S-400 hava savunma füzeleri yola çıktı
ABONE OL
Rusya ile Hindistan arasında savunma alanındaki iş birliği yeni bir boyuta taşınıyor. Gelen son bilgilere göre Yeni Delhi yönetimi, Rus yapımı S-400 hava savunma füzeleri için ek tedarik seçeneğini değerlendiriyor. Taraflar arasında görüşmelerin devam ettiği belirtilirken, olası anlaşma savunma çevrelerinde büyük yankı uyandırdı.

EK S-400 HAVA SAVUNMA FÜZESİ YOLA ÇIKTI

Rusya Federal Askeri-Teknik İşbirliği Servisi (FSVTS), Hindistan'ın ek S-400 sistemlerine ilgi gösterdiğini ve Moskova'nın bu talebi karşılamaya hazır olduğunu açıkladı. Açıklama, iki ülke arasında 2018 yılında imzalanan 5,4 milyar dolarlık S-400 anlaşmasının tamamlanma sürecinde geldi.

Rusya bugüne kadar Hindistan'a ilk üç sistemi teslim ederken, kalan iki sistemin sevkiyatında çeşitli gecikmeler yaşanmıştı. Yetkililer, son teslimatların planlandığı şekilde devam ettiğini ve kalan sistemlerin önümüzdeki aylarda Hindistan'a ulaşmasının beklendiğini ifade ediyor.

Öte yandan Hindistan Savunma Bakanlığı'nın mart ayında beş ek S-400 hava savunma füzeleri sistemi ile çeşitli askeri platformların alımını içeren yaklaşık 25 milyar dolarlık bir teklife onay verdiği belirtilmişti. Bu gelişme, Hindistan'ın hava savunma kapasitesini daha da güçlendirmeyi hedeflediği şeklinde yorumlanıyor.

S-400 HAVA SAVUNMA FÜZELERİ'NİN ÖZELLİKLERİ

Rusya tarafından geliştirilen S-400 hava savunma füzeleri, dünyanın en gelişmiş uzun menzilli hava savunma sistemleri arasında gösteriliyor.

400 kilometreye kadar hedef angajman menziline sahip.

Savaş uçakları, seyir füzeleri, balistik füzeler ve İHA'lara karşı etkili koruma sağlıyor.

Aynı anda çok sayıda hedefi takip edip imha edebiliyor.

Gelişmiş radar sistemi sayesinde yüzlerce kilometre uzaklıktaki tehditleri tespit edebiliyor.

Farklı menzillere sahip füze seçenekleriyle çok katmanlı hava savunması oluşturabiliyor.

Kısa sürede konuşlandırılarak operasyonel hale gelebiliyor.

Savunma uzmanları, Hindistan'ın ek S-400 hava savunma füzeleri talebinin gerçekleşmesi halinde bölgedeki hava savunma dengesinde önemli değişiklikler yaşanabileceğini değerlendiriyor.