'Savaşa kaç gün dayanabiliriz' diyen İngilizlerin çıkarttığı 2 ders
ABONE OL

Aralık 2025 yılında İngiliz yayın kuruluşu BBC'de dikkat çeken bir haber yayınlandı. Başlık "Yarın savaş çıkarsa İngiltere ne kadar süre savaşabilir?" senaryosuna yanıt arıyordu. Başlığın nedeni ise ülkede düzenlenen bir konferanstı. İngiltere'nin savunma konularındaki düşünce kuruluşlarından Royal United Services Institute (RUSI) Londra'da bir konferans düzenlemiş; askeri ve siyasi figürleri bir araya getirmiş. Rusya-Ukrayna savaşı mercek altına yatırılmış.

BBC'ye göre bu konferansta, İngiltere'nin mevcut silahlı kuvvetlerinin, askerinden, mühimmatına kadar uzun sürebilecek bir çatışmayı sürdürebilecek durumda olup olmadığı tartışıldı.

Habere göre konferansa katılanların bazı yorumları şöyle oldu:

-İngiltere'nin birkaç haftadan uzun sürecek bir savaşa karşı bir hazırlık planı olduğuna dair çok az kanıt var.

-Tıbbi kapasite sınırlı. Yedek kuvvetlerin yenilenmesi yavaş.

-Personel, lojistik yenileme derinliği eksik.

-Mühimmat, topçu, araç, hava savunması ve insan gücünde eksiklikler var.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ GÖSTERDİĞİ

Özel bir istihbarat şirketi olan Sibylline'in CEO'su Justin Crump ise Ukrayna savaşından çıkarılacak 2 büyük dersin şu olduğunu söylüyor

-Birincisi, insansız hava araçları artık her düzeyde modern savaşın ayrılmaz bir parçası haline geldi.

-İkincisi askeri personelin büyüklüğünün fark yarattığı gerçeği yerleşti.

Makalede dikkat çekilen bir diğer nokta ise üretim gücü. Rusya'da fabrikalar sürekli olarak insansız hava araçları, füzeler ve top mermileri üretmeye devam ediyor. Hatta bir rapora göre Rusya her ay yaklaşık 150 tank, 550 piyade savaş aracı, 120 Lancet İHA ve 50'den fazla top üretiyor. İngiltere ve Batılı müttefiklerinin çoğu, bu seviyede bir üretime henüz çok uzaktalar.

Yine makaleye göre Sibylline'den Justin Crump olası bir savaş durumunda, İngiltere'nin kara kuvvetlerinin haftalar içinde büyük olasılıkla etkili bir şekilde savaşma gücünü kaybedeceğini söylüyor.

Peki BBC'nin haberi ve İngiltere'deki bu tartışmalar aslında ne anlama geliyor. Konuyu, SAVTEK Dergi Yayın Koordinatörü Özlem Coşan'a sorduk. Özlem Coşan'ın analizi şöyle:


Ukrayna savaşıyla Avrupa güvenlik mimarisini kökünden sarsan Rus tehdidi, İngiltere'yi de askerî yeterlilik, donanım ve operasyonel faaliyetlerini tekrar inşa etmesi gerçeğiyle yüzleştirdi. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle İngilizler, daha küçük ama teknolojik bir ordu yaklaşımını benimsemişti. Bunda eski kıtanın güvenlik meselesini ABD'nin güdümüne bırakmasının da etkisi büyüktü. Ancak Ukrayna-Rusya Savaşı, Avrupa'nın alıştığı refah düzeninin sonunu da getirdi. Güzel günler çabuk bitti. Bundan elbette İngiltere de payını aldı.
Savunma harcamalarını artırma ve askerî önceliklerin değişimini içeren birtakım önemli değişiklikler, İngiltere'nin günümüzde izlediği temel yolu oluşturuyor. Buna göre Londra, diğer Avrupalı müttefikleri gibi NATO'nun %2 GSYH hedefinin üzerine çıkma planını hızla devreye soktu. Kara savaşlarının gerektirdiği kabiliyetler olan zırhlı birlikler, topçu kuvvetleri ve hava savunma dinamikleri öncelenmeye başladı. Özellikle yüksek yoğunluklu konvansiyonel savaş senaryoları, İngilizler için de ön planda değerlendiriliyor.
Ukrayna savaşıyla birlikte askerî doktrininde de değişikliğe giden İngiltere, uzun süreli ve yıpratıcı savaşlara hazırlık yapmanın önemini kavradı. Zira 4 yılı aşan bir savaşın bizzat kendi yetiştirdiği (Operation Interflex) Ukraynalı askerler üzerindeki etkisini ölçme ve değerlendirme imkânı da buldu. İngiliz ordusu; bu süre zarfında elektronik harp, İHA tehdidi ve kentsel savaşın bütün etkilerini gözleyerek uygulamalı dersler çıkardı. Artık İngiltere'nin saha gerçekleriyle daha uyumlu ve güncel bir askerî doktrin ile eğitim için kolları sıvadığını biliyoruz.
Bir diğer açıdan baktığımızda savaş, İngiltere'nin NATO'daki askerî ve diplomatik ağırlığını artırırken İngiltere'nin Avrupa güvenliğinde lider ülkelerden biri olarak da konumunu pekiştirdi. Bunu İngiltere'nin Doğu Avrupa'daki NATO birliklerine daha fazla sayıda asker ve gelişmiş teçhizat konuşlandırması ve özellikle Ukrayna'ya askerî destekte ABD'den sonra en etkili aktörlerden biri olmasıyla anlıyoruz.
Ukrayna savaşıyla birlikte 4 yıldan bu yana İngiliz parlamentosunda "Ordudaki mevcut sayı, büyük bir savaş için yeterli mi?" sorusu tartışılmaya devam ediyor. Savaşın gidişatı ve Rus yakın tehdidi İngiltere'yi; ABD etkisine ihtiyaç duymadan NATO'da daha öncü bir rol oynamaya, savunmada daha fazla ve nitelikli harcama yapmaya, çoklu cephe hattında yüksek yoğunluklu savaşa yeniden hazırlanmaya ve bu doğrultuda da stokları, insan gücünü, teknolojiyi ve sanayisini tahkim etmeye zorluyor.