Mercedes-Benz'in elektrikli araç stratejisinde yaşanan zorluklar, şirketin küresel pazardaki konumunu sorgulatmaya başladı. 12 Ocak'ta açıklanan verilere göre, dünyanın önde gelen lüks otomobil markalarından biri olan Mercedes, 2025 yılında 168 bin 800 tamamen elektrikli araç satışı gerçekleştirdi. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 9'luk bir gerilemeyi işaret ediyor. Aynı zaman diliminde rakibi BMW, elektrikli araç satışlarını yüzde 3,6 oranında artırarak 442 bin 72 adede çıkardı. Bu gelişme, iki Alman otomobil üreticisi arasındaki rekabet farkının giderek açıldığını gösteriyor ve Mercedes CEO'su Ola Källenius'un şirketin sektördeki rekabet gücünü koruma konusundaki baskısını daha da artırıyor.
Elektrikli araç satışlarındaki düşüş, Mercedes'in genel satış performansında da kendini gösteriyor. Şirketin 2025 yılında küresel araç teslimatları bir önceki yıla kıyasla yüzde 9 oranında azalarak 1,8 milyona indi. Bu rakam, Mercedes için son yılların en zayıf yıllık performanslarından birini temsil ediyor. İkonik G-Class arazi aracı gibi bazı modellerin rekor satış rakamlarına ulaşmasına rağmen, şirketin genel performansı beklentilerin altında kaldı. E-Class gibi orta boy modellerin küresel satışları yüzde 10 düşüş yaşadı. Özellikle dünyanın en büyük otomobil pazarı olan Çin'deki teslimatlar yüzde 19 oranında geriledi. Bu düşüş, yerli elektrikli araç üreticilerinden gelen artan rekabeti açıkça yansıtıyor.
Mercedes'in elektrikli araç satışlarındaki gerilemenin arkasında yatan en önemli faktörlerden biri, Çin pazarındaki yoğun rekabettir. BYD gibi Çinli otomobil üreticileri, giderek daha sofistike şarj edilebilir araçları daha düşük fiyatlarla sunarak pazar payını artırıyor. Bu strateji, yerleşik lüks markalar üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Volkswagen gibi diğer Alman otomobil üreticileri de benzer zorluklar yaşıyor. Örneğin, Volkswagen'in Çin'deki elektrikli araç teslimatları 2025 yılında yüzde 44 oranında düştü. Bununla birlikte, Volkswagen Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki daha güçlü talep sayesinde küresel elektrikli araç satışlarını büyütmeyi başardı. Mercedes için ise bu denge eylemi çok daha hassas bir durum haline gelmiştir.
Çin pazarındaki rekabet ortamı, otomobil üreticilerini satış hacimlerini korumak için teşviklere güvenmek zorunda bırakmıştır. Pekin, kar marjlarını aşındıran agresif indirim uygulamalarını dizginlemeye çalışsa da, Mercedes gibi şirketler fiyat rekabetine katılmak zorunda kalmıştır. Mercedes için bu durum özellikle hassastır çünkü şirket, üst segment konumlandırmasını desteklemek için fiyatlandırma disiplinini korumalı ve aynı zamanda giderek kalabalıklaşan, fiyata duyarlı pazarlardaki alaka düzeyini savunmalıdır.
Mercedes'in elektrikli araç portföyünde yaşanan zorlukların yanında, bazı umut verici gelişmeler de yaşanmaktadır. Yeni tanıtılan CLA elektrikli sedan, Brüksel Uluslararası Otomobil Fuarı'nda Avrupa'nın Yılın Otomobili seçildi. Bu seçim, kritik bir tanınma ve güçlü tüketici ilgisine işaret ediyor. Hem CLA hem de yaklaşan GLC elektrikli araç modeli için sipariş defterlerinin 2026 yılının ikinci yarısına kadar dolu olduğu bildirilmektedir. Bu gelişme, şirketin gelecek modellerinin satışları istikrara kavuşturmaya ve elektrikli ürün yelpazesine olan ilgiyi canlandırmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.
Mercedes'in elektrikli araç stratejisinde yaşanan bu dönüm noktası, şirketin sektördeki konumunu yeniden tanımlamak için kritik bir fırsat sunuyor. Yeni modellerin başarısı, şirketin BMW gibi rakiplerinin gerisinde kalma eğilimini tersine çevirebilir ve elektrikli araç pazarında yeniden güçlü bir konum elde etmesine yardımcı olabilir. Ancak bu başarı, Çin pazarındaki rekabeti yönetmek ve küresel fiyatlandırma stratejisini dengeli tutmak gibi zorlukların üstesinden gelmekle mümkün olacaktır.