Türkiye ilk fırlatma rampasını kuruyor
ABONE OL
Dalbay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Savunma Sanayi İcra Kurulu'nda fırlatma rampalarıyla ilgili karar alındığını, Türksat'ın bu projenin içinde olmadığını ancak kullanıcısı olacağını ifade ederek, 'Bizim gönlümüzden Türkiye'de üretilen uyduları, kendi alt yapısıyla fırlatmak geçiyor' diye konuştu.

Fırlatma alt yapısına sahip olmanın, fırlatma roketi geliştirmeye bağlı olduğunu dile getiren Dalbay, 'Dünyadaki örneklere baktığımızda, bir fırlatma roketi minimum 10 yılda geliştiriliyor. Bugün başlamazsak o 10 yıl hiç gelmez. O nedenle bu konuda çalışmalara başlandı. 2023'ten önce Türkiye kendi uydusunu kendi fırlatma roketiyle uzaya gönderecek. Fırlatma rampasının Türkiye içinde olmasını istiyoruz' dedi.

Gözlem uydusu ile haberleşme uydularının fırlatma şekillerinin birbirinden farklı olduğunu anlatan Dalbay, haberleşme uydularının Ekvator çizgisine yerleştirilmesinden dolayı, Ekvator'a yakın yerden fırlatılan haberleşme uydularının maliyetlerinin düştüğünü ve uydunun ömrünün uzadığını söyledi.

Dalbay, 'Kazakistan'dan fırlatılacak olan 31, 42 ve 50. dereceye yerleştirilmesi planlanan uydunun beklenen ömrü 30 yıl. Ama Ekvator üzerinden fırlatılsa bu 40 yıla, hatta 50 yıla çıkabilir. Ekvator üzerinde fırlatıldığında maliyet avantajı da var tabii ki' dedi.

-'Alternatif iller belirlendi'-

Savunma Sanayi İcra Kurulu'nda fırlatma rampası kurulması için Türkiye'de bazı illerin alternatif olarak dile getirildiğini kaydeden Dalbay, 'Belki Türkiye dışında başka bir ülkeyle bu konuda bir anlaşma yapılıp, oraya fırlatma rampası kurulabilir' dedi.

Karadeniz ya da Akdeniz kıyılarına fırlatma rampası kurulabileceğini ifade eden Dalbay, fırlatma yapıldığında yaklaşık 2 bin kilometre sonra yani atmosferin içindeyken roketin bir parçasının düştüğünü, bu nedenle fırlatma yönüne doğru belli bir mesafede insanların yaşamayacağı yerlerin olması gerektiğini bildirdi.

Fırlatma yeri seçilirken Ekvator üzerinde ya da Ekvator'a yakın olmasına dikkat edildiğini belirten Dalbay, şunları kaydetti:

'Ama fırlatma rampası nerede olursa olsun, fırlatmanın yönü de önemli. Haberleşme uydusunda, fırlatma yönü doğuya doğru olur. Doğuya doğru fırlattığınızda diyelim ki Antalya ya da Datça Körfezi'nden fırlattınız, Hint Okyanusu'na düşecek. Ya da gözlem uydusunu fırlattığınız zaman gideceği yerde ya deniz olması gerekir ya da insanların yaşamadığı çöl veya dağ olması gerekir, düşecek parçanın insanlara ve alt yapıya zarar vermemesi için.'

-'Fırlatma rampası başka bir ülkeye de kurulabilir'-

Fırlatma rampalarının kurulmasında hem Ekvator çizgisine yakınlık hem de fırlatma yönünde belli bir mesafede yerleşimin olmaması gerektiğine dikkati çeken Dalbay, 'Çünkü roket, atmosferden çıkmadan ilk bıraktığı parça atmosfere düşüyor. Atmosferi geçince bir parçasını daha bırakıyor ama ikinci parçada sorun olmuyor çünkü tekrar atmosferden dünyaya girerken parçanın yüzde 90'ı yüksek ısıdan dolayı eriyor. Ama yine de o parçanın da insanların yaşamadığı yerlere düşmesi için hesaplama yapılıyor ve en az riskin olduğu yere düşürülmesi sağlanıyor.'

Dalbay, fırlatma rampalarının kurulması için alternatif yerlerin Akdeniz veya Karadeniz kıyılarının olabileceğini dile getirerek, gözlem ile haberleşme uydularını fırlatmanın birbirinden farklı olduğunu, birinin Ekvator'a paralel diğerinin kutuplara doğru fırlatıldığını söyledi.

Türkiye dışındaki başka bir ülkeye fırlatma rampası kurulması konusunda ise Dalbay, 'Siyasi bir durum, hangi ülkeyle anlaşma yapılırsa oraya kurulur. Denizden de fırlatılabilir. ABD'nin şirketinin sahip olduğu bir roket, denizde petrol rampasından fırlatılıyor' dedi.

Dalbay, maliyetli ve yüksek teknoloji gerektiren bu konunun, hata kaldırmadığına dikkati çekti.