Sahipsiz sokak köpekleri konusu Türkiye'nin gündeminde tartışılmaya devam ediyor. Toplumun bir kesimi hayvanların sokakta yaşamaya devam etmesini savunurken, bir diğer kesim ise artan güvenlik ve sağlık risklerine dikkat çekiyor. Tartışmanın merkezinde ise tek bir soru yer alıyor: Sorun köpekler mi, yoksa sahipsizlik mi?
Uzmanlara göre sahipsizlik, hem hayvanlar hem de insanlar açısından ciddi riskler barındırıyor. Sokakta yaşayan köpeklerin düzenli beslenememesi, aşı ve veteriner hizmetlerinden uzak kalması onların yaşam koşullarını zorlaştırırken; kontrolsüz çoğalma ve sürüleşme, insan güvenliği açısından da tehdit oluşturabiliyor. Her yıl çok sayıda kişinin köpek saldırılarına maruz kaldığı, özellikle çocuklar ve yaşlıların bu durumdan daha fazla etkilendiği belirtiliyor.
Sağlık boyutu da tartışmanın önemli bir parçası. Uzmanlar, sahipsiz hayvan popülasyonunun kontrol altına alınamamasının kuduz gibi zoonotik hastalıkların yayılma riskini artırdığına dikkat çekiyor. Bu noktada uluslararası örnekler de gündeme geliyor. Amerika'da sahipsiz köpeklerin neredeyse tamamen ortadan kaldırıldığı ve tüm hayvanların kayıtlı-sahipli olduğu bir sistem uygulanırken, kuduz vakalarının oldukça düşük seviyelerde seyrettiği biliniyor. Buna karşılık Hindistan'da başıboş köpek popülasyonunun yüksek olduğu bölgelerde, her ay yaklaşık 125 bin kuduz şüphesi vakasının sağlık kuruluşlarına yansıdığı; yıllık can kaybının ise 18 bin ila 20 bin arasında olduğu ifade ediliyor.




