Ölüme inat hayata gülümseten azim
ABONE OL

Haldun Sincab’ın hayat öyküsü yıkıcı tüm olumsuzluklara rağmen dünyaya örnek olacak cinsten. Suriye’deki kriz nedeniyle 2012’de eşiyle beraber Lübnan’a sığınan 38 yaşındaki Sincab’ın yaşamındaki olumsuzluklar 17 yaşında yüzerken geçirdiği kazayla başladı. Felç geçiren Sincab solunum cihazına bağlandı ve sadece yüz kaslarını kullanır hale geldi. Diyaframındaki hasar nedeniyle de kısık sesle konuşabilen Sincab, kazanın ve ülkesinden kaçmanın getirdiği tüm engellere sadece gülümsemesiyle meydan okuyor. Bir arkadaşının kendisi için geliştirdiği ağız ile kontrol edilebilen bilgisayar sayesinde birçok uluslararası şirket için program hazırlayan Sincab, bir yazılım firmasında müdürlük yapıyor. Sincab, namaz kılmayı öğretmek için kullanılan bir programın yanı sıra bilgisayar oyunları da tasarlıyor.

Akıl sağlığım benim için nimet

Sincab sadece kendisi gibi yatağa bağımlı olanlara değil tüm insanlara “Israr, azim, meydan okuma ve tevekkülle insan istediğini elde edebilir. Dünyadaki zamanı dolmadan bir şeyler üretebilmek için insan vaktini ve sağlığını iyi değerlendirmeli” mesajı veriyor. Yüzünden düşmeyen gülümsemesinin sırrını da anlatan Sincab “Neden üzüleyim? Doğru Allah benden bazı yetilerimi aldı ancak onlara eş birçok şey verdi. Akıl sağlığım benim için büyük nimet. Durumum her an tebessüm etmeyi hak ediyor. Gülümsemek kapalı kapıları açar” diyor. Günde yaklaşık 20 saat bilgisayar başında kalan Sincab “Gerçekleştirmek istediğim birçok proje var. Bir şeyler üretmek, buluşlar ortaya koymak için resmi görevimin ardından yeterli vakit kalmıyor. Her an bir şeyler üretebilmeyi seviyorum” ifadelerini kullanıyor.

Bugüne kadar bir uf bile demedi

Haldun Sincab’ın en büyük destekçisi eşi Yusra. Eşinin yanından bir an bile ayrılmayan genç kadın “Evlendiğimizden beri durumu için uf bile dediğini duymadım” dedi. Savaştan kaçarak geldikleri Lübnan’da elektrik kesintileri nedeniyle solunum cihazına bağlı Sincab’ın 5 kez ölümün eşiğine geldiğini de belirten Yusra Sincab yaşadığı zorlukları “Başka ülkeye göç için başvurduk ama eşimi mülakat için Beyrut’a getirmemi istediler. Haldun’u evden çıkarmak için yatağından kaldıramam ki” sözleriyle anlattı.