Tarık Akan Yeşilçam’ın en yakışıklı oyuncularından biri olarak yıllardan sinemaseverlerin gözdesi. Gençlik filmleri hala çok sevilen usta oyuncunun yer aldığı her proje halktan kabul gördü çok sevildi. Yeşilçam ile özdeşleşen oyuncunun bir süredir hasta olduğunu duyulması herkesi üzmüştü.
Tarık Akan’ın son durumunu merak edenler sosyal medyadan konu ile ilgili bilgi almak için çabalarken, bu sabah üzücü haber geldi. Bir süredir akciğer tedavisi gören Tarık Akan bu hastalığa daha fazla direnemedi ve vefat etti.
Hastaneden gelen açıklama ile teyit edilen haberin gerçek olması herkesi yasa boğdu.
Tarık Akan Yeşilçam’ın jön profiline uymayan fiziği ile belki de hiç meşhur olmayacak biriydi. Belki de yüzünün güzelliği Yeşilçam’da bir rol almasına sebep olmuştu. Figüran olarak oynadığı ilk filminden sonra izleyiciler, diğer oyunculardan sıyrılarak ön plana çıkan bu oyuncuyu merak etmişlerdi.

Yönetmenler için uygun ölçülere sahip değildi. Tarık Akan’a uygun partner bulmak, kamerayı ona göre ayarlamak o zamanın şartlarında zorlayıcı etkenlerdi. Ancak Tarık Akan’a karşı olan merak ve sempati de göz ardı edilecek gibi değilli. İşte ünlü oyuncunun yaşam ve Yeşilçam serüveni.
Tarık Akan’ın asıl adı Tahsin Tarık Üregil’dir. 13 Aralık 1949 yılında İstanbul'da dünyaya geldi.
Tarık Akan, subay olan babası Yaşar Bey'in görevi nedeniyle Erzurum Dumlupınar İlkokulu'nda başladığı ilkokulu Kayseri'de tamamladı ve babasının emekliliğinden sonra ailesiyle İstanbul Bakırköy'de yaşamaya başladı.
Yıldız Teknik Üniversitesi, Makine Yüksek Mühendisliği'nde okuyan Tarık Akan, ardından Gazetecilik Yüksek Okulu'na girdi ve bu bölümden mezun oldu.

YEŞİLÇAM YILLARI
Sinemaya geçmeden önce Bakırköy plajlarında cankurtaranlık ve işportacılık yapan Akan, 1970 yılında Ses Dergisi'nin açtığı Sinema Artist Yarışması'nı kazanarak 1971'de ilk filmi olan 'Solan Bir Yaprak Gibi'yle kamera karşısına geçti ve Tarık Akan adını aldı.
1979 yılında zorunlu askerlik görevini yedek subay olarak Denizli'de tamamlayan Akan, 1970-1975 arası yılda 12 filmde rol alarak Yeşilçam’ın en parlak günlerinde yer aldı. Emel Sayın'la ‘‘Mavi Boncuk’’ta Hülya Koçyiğit'le ‘‘Sev Kardeşim’’de, Hale Soygazi ile ‘‘Gece Kuşu Zehra’’da oynadı ve ‘‘Hababam Sınıfı’’ ile Türk sinemasının unutulmazları arasına girdi. Akan, daha sonra ‘‘değişirken yok olmayı’’ göze aldı ve mesajı olan filmler yapmaya karar verdi. Bu kararın ilk ürünü "Nehir"i Cüneyt Arkın'la birlikte oynadığı ‘‘Maden’’, ‘‘Sürü’’, ‘‘Yol’’, ‘‘Kanal’’ gibi politik filmler takip etti.
1986 yılında Yasemin Erkut ile evlenen oyuncunun aynı yıl Barış Zeki Eregül adlı oğlu dünyaya gelmiştir. İki yıl sonra, 1988 yılında Yaşar Özgür Eregül ve Özlem Eregül adındaki ikiz çocukları dünyaya gelmiştir.
Oyuncu, evlendikten dört yıl sonra 1989 yılında boşanmıştır. Akan'ın, ilk çocuğu olan Barış Zeki Eregül 2009 yılında Tarık Akan'ın da oynadığı "Deli Deli Olma" adlı filmde babasının gençliğini oynayarak oyunculuk hayatına atılmıştır.

HAPİSHANE GÜNLERİ
12 Eylül döneminde Tarık Akan, askeri darbenin hemen ardından, 1981 başlarında, Almanya’da yaptığı bir konuşma yüzünden yurda dönüşünde tutuklandı. Tutuklanmanın nedeni, sağcı bir gazetenin manşete çıkardığı yanlı ve yalan haberdi. Böylece 12 yıl hapis istemiyle uzun bir yargılanma süreci başladı ve 2,5 ay hücre hapsi cezası aldı.
ANNE KAFAMDA BİT VAR
2002 yılında hapishane günlerini ve darbe sürecini "Anne Kafamda Bit Var"isimli kitabında anlatan Akan, yazarlık deneyiminin yanında 1991 yılında daha önceleri kendisinin de okuduğu Taş Özel İlkokulu'nu yap-işlet-devret sistemi ile alarak Özel Taş Koleji'ni kurdu ve eğitim sektörüne de giriş yaptı.

NESİN VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI
Eğitim konusunda da diğer işlerinde olduğu gibi başarılı oldu. Aziz Nesin'in vefatından sonra görevini devir alan oğlu Ali Esin'den vakıf başkanlığını devir alarak, 2005 yılında Nesin Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yaptı.
CANNES’DA ADAY OLDU
111 sinema filmi ve 4 televizyon dizisinde rol alan ünlü oyuncu, 1985 yılında Berlin Uluslararası Film Festivali’nde “Pansiyon” filmi ile Gümüş Ayı Mansiyon Ödülü'nü aldı ve 1982 yılında Cannes Film Festivali’nde “Yol” filmi ile En İyi Erkek Oyuncu adayı oldu. 1973 – 2002 yılları arasında 12 ödüle layık görüldü.