14 Madde

Suriye'nin toprak bütünlüğü için önemli bir dönemeç aşıldı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri-SDG arasında tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve tam bir ateşkes sağlanması ve tüm SDG askeri birliklerinin konuşlanma için ön adım olarak Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi başta olmak üzere '14 madde' altına imza atıldı.

Neler var peki bu 'ondört madde' içinde?

Neler yok ki.

Haseke, Deyr-üz Zor ve Haseke kontrolü ile Suriye'nin kuzeydoğusundaki sınır geçişlerini Suriye hükümeti devralıyor.

Yani petrol ve doğalgaz sahalarının Suriye devletine iadesini garanti altına almak için düzenli hükümet güçleri tarafından korunmalarını sağlanıyor.

Büyük gelişme.

Tek kelimeyle 'büyük gelişme'...

Dile kolay, nereden nereye...

Kelimenin tam anlamıyla 'bir devrin sonu'.

Daha neler denilecek kadar 'büyük gelişme'.

Bu kadarla da kalmadı.

Ne gibi?

Mesela 'SDG', Suriye'nin kuzeydoğusundaki eski rejim subaylarının isimlerini vermeyi taahhüt etti.

PKK unsurlarını Suriye dışına çıkarmayı da.

Suriye devlet kurumlarında görevlendirilmek üzere SDG tarafından aday gösterilen kişilerin onaylanması öngörülürken Suriye hükümeti, DEAŞ üyeleri ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kampların sorumluluğunu üstlenirken DEAŞ örgütüyle mücadeleye devam etme ve yerinden edilmiş kişilerin Afrin ve Şeyh Maksoud'a dönüşünü kolaylaştıracak anlaşmalara varma konusunda çaba taahhüdü veriyor.

Haseke valiliğine bir aday atanması için cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılırken Ayn el-Arab'da, idari olarak İçişleri Bakanlığı'na bağlı yerel bir polis gücü varlığını sürdürmesi öngörülüyor.

SDG üyelerinin, güvenlik soruşturmasından geçtikten ve Kürt bölgeleri için güvenceler verildikten sonra, birlik veya tugay halinde değil, bireysel olarak Suriye Savunma Bakanlığı'na katılmaları ifadesinin ardından Suriye Savunma Bakanlığı'nın şu açıklaması son noktayı koyuyor:

"Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın SDG ile vardığı anlaşmaya dayanarak, tüm cephelerde ateşkes ilan ediyor ve tüm çatışma alanlarında düşmanlıklara kapsamlı bir son veriyoruz."

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da Amerika Birleşik Devletleri Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüşme sonrasındaki "Kapsamlı bir entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarının kesinleştirilmesine yönelik zorlu çalışma şimdi başlıyor ve Amerika Birleşik Devletleri, DEAŞ kalıntılarını yenme ve Başkan Trump'ın cesur Orta Doğu Barış Planını ilerletme konusundaki hayati ulusal güvenlik çıkarlarımızı korurken, bu sürecin her aşamasında kararlılıkla arkasında durmaktadır" açıklaması Barrack'ın göreve ilk geldiği günlerde yaptığı açıklama geliyor hatırımıza:

"Orta Doğu diye bir şey yok aslında. 1916'da Sykes Picot tarafından İngilizler ve Fransızlar tarafından kuruldu. Ancak Orta Doğu öyle işlemiyor..."

Ne ilginçtir ki Sykes-Picot (Rusların ifşa edip çekilmeseydi Sykes-Picot-Sazonof) ile başlayan sürecin sonunda da bir '14 Madde' vardı ve ne ilginçtir ki hazırlayan da Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Wodrow Wilson idi, 'ulus' için 'kendi kaderini tayin hakkı' ile birlikte...