Hüseyin GÜLERCE
Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@stargazete.com
Yazarın Sayfası

15 Temmuz’un 3. yılında 11 fark…

Hain darbe girişiminin üzerinden üç yıl geçti. 252 şehidimiz, 2 bin 196 gazimiz var. 

Din adamı görünümlü bir Amerikan ajanı, kendinin mehdi olduğuna inanarak, milletimizin hayır ve iyilik duygularını istismar ederek, ülkemizin Haçlı zihniyetindeki Batılılar tarafından işgal edilmesi ihanetine taşeronluk yaptı. Bunu itiraf etmekten de çekinmedi: 

“Haçlı'nın ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir. Çünkü sizinle onlar arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler. İlişmemiş Haçlılar...” 

Bugüne kadar 15 Temmuz darbe girişimine fiilen katılanlarla ilgili 289 dava dosyasından 263’ü sonuçlanırken 26 dosyanın yargılaması ise devam ediyor. 

1.198 ağırlaştırılmış müebbet, 1.029 müebbet, 1.384 sanığa 1 ila 20 yıl arasında değişen hapis cezası verildi. 

Daha önceki askerî darbeler ile 15 Temmuz’un 11 önemli farkı var. 

1. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül darbelerinde birkaç general, çoğu albaydan oluşan cuntalar var. 

15 Temmuz hain darbe girişimine fiilen katılanların içinde ise ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası alan generaller, albay, yarbay, yüzbaşı, üsteğmen, teğmen, astsubay, uzman çavuş, askeri öğrenci ve erler var. Bu da gösteriyor ki, darbe girişimine bugüne kadar görülmemiş bir organizasyon ile hazırlık yapılmış. 

2. Bütün darbelerde olduğu gibi 15 Temmuz’un arkasında da ABD, Batılı istihbarat merkezleri var. Ancak FETÖ’nün darbe girişimindeki aleniyet, diğerlerinde görülmedi. İşin içine ABD konsoloslukları, çalışanları girdi. FETÖ elebaşı ve yakın dairedekiler ABD’ye ve Avrupa ülkelerine sığındılar. ABD Dışişleri Bakanlığı F. Gülen’i, “sivil muhalif din adamı” diyerek sahiplendi ve Türkiye’ye iade edilmiyor/edilmeyecek. 

3. Önceki üç darbe de sınırlı sayıdaki cuntacıların işidir. 15 Temmuz’u koordine eden ise başta Fetullah Gülen ile Adil Öksüz ve çok sayıdaki “mahrem imam” ve stratejik devlet kurumlarındaki sivillerdir. 

4. Önceki askeri darbelerde kimse itirafçı olmamıştır. Çünkü darbeciler kazanmış, siyaseti de dizayn etmişlerdir. 

FETÖ ise kaybetmiş ve bu ihanet şebekesinin belini, bilhassa askerî taraftaki yüzde 40 oranındaki itirafçılar kırmıştır. 

5. En büyük fark da tanklardan, helikopterlerden, uçaklardan sivil halkın üzerine ateş açılmıştır. Ankara’da Polis Özel Harekât Merkezi’nin savaş uçağı ile bombalanması, hainlerin gözü dönmüşlüğünün en alçakça örneğidir. (Sadece burada 51 şehidimiz var.) 

6. Önceki darbelerde iktidar-muhalefet olarak siyasiler hedef alınmıştır.  

15 Temmuz’da ise doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast tertiplenmiştir. Başarılı olunsaydı toplu katliam yapılacaktı. 

7. Önceki darbelerde sadece TRT hedef alınmıştır. 15 Temmuz’da ise başta Genelkurmay Karargâhı olmak üzere kritik bütün merkezlere saldırılmış, darbeye karşı çıkanlar katledilmiştir. 

8. En önemli fark ise öncekilerde darbecilere tam bir teslimiyet vardır. Kimse sokaklara çıkamamıştır. 15 Temmuz’da ise milletimiz ayağa kalkmış, tankların önüne atlamış, hainlerin kurşunlarına göğsünü siper etmiştir. 

9. Önceki darbelerde darbeci olmayan askerler pasif kalmış, polisimiz darbecilere direnememiştir. 15 Temmuz’da darbe girişiminin bastırılmasında en önemli görevi Ömer Halisdemir gibi kahramanlar, emniyet müdürleri, yiğit polislerimiz yapmıştır. 

10. Öncekilerde darbenin destekçisi organize bir sivil yapı yoktur. 15 Temmuz’un üzerinden üç yıl geçmesine, yargıda bütün ihanetler itiraflarla ortaya dökülmesine rağmen pişman olan FETÖ’cüye rastlanmamaktadır… 

11. ''Yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan'' dediğimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliği...