Fadime ÖZKAN
Fadime ÖZKAN
fozkan@star.com.tr
Tüm Yazıları

2025'ten devredenler…

Gün biterken günün, yıl biterken yılın muhasebesini yapmak adettendir. 2025'in zor, zahmetli, gergin bir yıl olduğunda herkes hemfikir. 2026'nın da en az onun kadar zor ve zorlayıcı olacağına dair karamsar beklentiler daha yılın başındayken içimizi karartıyor.

Ama biz öyle yapmayalım. Ayrıştıralım, tasnif edelim, umut edelim, gayret edelim.

Önce genel bir değerlendirme... Sonra 2025'ten devreden meseleler ve 2026'ya dair gerçekçi beklentilerin şöyle bir listesini çıkaralım.

KÜRESEL GERİLİMLER, BELİRSİZLİKLER, GERİ ÇEKİLMELER

Evet, 2025 zordu. Küresel gerilim hiç dinmedi. Nükleer tehdit devam eden savaşların ve çatışmaların yarattığı travmaya eklendi. Gazze'deki işgal ve soykırım başta olmak üzere pek çok coğrafyada yaşananlar adil olmadığını zaten çok iyi bildiğimiz kurallara dayalı sistemin yerinde yeller estiğini gösterdi.

ABD-AB ve Rusya-Çin karşıtlığı ve dengesinin bozulmakta olduğu 2025'te iyice anlaşıldı. ABD, Çin, Rusya arasındaki küresel güç rekabeti arttı ama yenidünyanın nasıl oluşacağına dair alametler henüz netleşmedi. Bu güç odaklarının periferisindeki ülkeler için 2026 ne yazık ki sebebi olmadıkları bir anaforun etkisinde kalmayı vaat ediyor.

Ama ABD'nin açıkladığı son "ulusal strateji belgesi" bir öngörü sunuyor dünyaya. Dünyanın halihazırdaki tek hegomonik gücü olan ABD'nin küresel iddiasından vazgeçtiğini, "mahallesine" çekildiğini ve kendi menfaatlerini öncelediğini anlatıyor bize.

ABD MAHALLESİNDE, AB ZAYIF, TÜRKİYE GÜÇLÜ

Bu tür geri çekilmeler bir yönüyle güç boşluğu ve kaos demekken bölgemiz açısından bu bir imkan. ABD ve Batılı devletlerin yüzyıldır parçalayıp böldüğü, devletlerin zayıfladığı, toplumların kendi içinde ayrıştığı, terörize olduğu, ekonomilerin iflas ettiği bir enkaz var geride. Üç bin yıllık devlet geleneğine sahip, bin yıldır da bu toprakları adaletle ve merhametle yönetmiş olan Türk yönetim anlayışı bu enkazdan vaha çıkarmaya muktedirdir. Tüm zorluklarına rağmen bu bir imkan.

Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde geniş bir ufku var. Sahip olduğu askeri, beşeri, iktisadi, coğrafi imkanlarıyla ve güçlü liderliğiyle Türkiye her açıdan gelecek vaat ediyor. Üç kıtanın ortasında, "bölgesel sahiplenme" doktrini ve kazan-kazan anlayışıyla komşularına ve müttefiklerine huzur, refah ve istikrar garanti ediyor.

YENİ YILDA OLACAK OLANLAR

2026 yılında NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak. Ayrıca Antalya'daki EXPO alanında gerçekleştirilecek COP31 konferansı, Türk Devletleri Teşkilatı 13. Devlet Başkanları Zirvesi, NATO İletişimciler Konferansı da Türkiye'de olacak.

Ankara dengeli ve adil arabuluculuğa yeni yılda da devam edecek. Geçen yıl Rusya-Ukrayna barış görüşmelerinde, Gazze ateşkesinde ve İsrail'in sınırlandırılması ve cezalandırılması hususunda önemli bir rol oynamıştı Türkiye. Bunların yanı sıra diğer çatışmaları ve gerginlikleri sonlandırmakta Ankara güvenilir bir arabulucu olmaya devam edecektir.

UKRAYNA'NIN HEM ONURU, HEM TOPRAKLARI ÇİĞNENDİ

Dördüncü yılını doldurmak üzere olan savaşta Rusya zorun gücüyle Ukrayna içlerinde ilerledi. Barış görüşmelerinden savaşı durduracak bir ilerleme 2025'te de çıkmadı ama ABD'nin Ukrayna'yı hem yarı yolda bırakması hem de hizmetleri karşılığında yer altı zenginliklerine göz koyması kaybedenin/harcananın Ukrayna olduğunu bir kez daha ispatladı. 2025'te Ukrayna'nın hem onuru hem toprakları çiğnendi. Ateşkes ve kalıcı barış arayışı 2026'da sürecek.

Rusya korkusuna karşı Avrupa'yı desteklemekten vazgeçmesi yaşlı kıtayı epey sarstı. Avrupa bu aralar bir yandan NATO'ya can havliyle sarılıyor bir yandan "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" tespitinin gereği olarak kendi içinde askeri olarak yeniden yapılanmaya çalışıyor. Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisi SAFE tutacak mı, güçlenecek mi, işleyecek mi, tehditlere karşı caydırıcı olacak mı göreceğiz.

GAZZE'DE İNSANLIK KAYBETTİ: İSRAİL'İ KİM DURDURACAK?

2025'te Gazze'de İsrail zulmü hiç durmadı. Batı Şeria'da yayılmacılığa, Gazze'de soykırıma devam etti. Ateşkese uymadı, Ekim ayından beri katlettiği Gazzeli sayısı 500'ü geçti. Yüzyılı aşkın süredir bu coğrafyada önce sinsi sonra açıktan yayılan Siyonistler 2026'da da bölgenin başına bela olmayı sürdürmek isteyecektir.

Gazze ateşkesinin ikinci aşamasına geçilmesi, İsrail'i dizginleyecek bir istikrar gücünün Gazze'ye konuşlanması, insani ve tıbbi yardımların acil ihtiyaç sahiplerine ulaşması ve yeniden inşa mevzuu 2026'ya devreden en öncelikli konu.

DEMİR YUMRUK KADİFE ELDİVENDEN ÇIKARKEN

2025'in Türkiye açısından en önemli konusu "Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge" hedefiydi. 2024 Ekim'inde başlayan süreç 2025'te İmralı'nın "örgütü feshedin" talimatı, PKK'nın silah bırakarak ve örgütü sonlandırarak Türkiye'den çıkmasıyla ilerledi.

Ama PKK'nın Suriye kolu SDG silah bırakmamakta, Şam'a entegre olmamakta diretiyor. Ankara için sabır taşı çatlamak üzere. Yeni yılda demir yumruğun kadife eldivenden çıkması an meselesi.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE KOMİSYONU

TBMM bünyesinde oluşturulan "kardeşlik komisyonu" ağustostan bu yana yoğun tempoyla çalıştı. Dinlemeler, ziyaretler yapıldı, raporlar yazıldı. Nihai rapor müştereken yazılabilecek mi? Genel Kurula yasa tavsiyeleri yapılabilecek mi, yeni yılda göreceğiz. Buradan bir sonuç alınacaksa bile bunun AK Parti ve MHP'nin gayreti ve dikkatiyle olacağını şimdiden söyleyebiliriz. DEM olamayacak talepleri sıraladığı, CHP çiklet çiğneyip havaya baktığı için iş yine başa düşecek gibi.

CHP'NİN BİTMEYEN KRİZLERİ, HİZİPLERİ, MAHKEMELERİ

İç siyaset açısından en yorucu ve bıktırıcı konu odağında CHP'nin olduğu krizlerdi. Bir yanda Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel-İmamoğlu rekabeti, bir yanda Özel ile İmamoğlu arasındaki iktidar savaşları, bir yanda Mansur Yavaş'ın oyun dışı kalmama çabaları. CHP medyasındaki dezenformasyon çabaları ve çalkantıları da cabası. Erdoğan'ın dediği gibi Allah 2026'da da CHP seçmenine sabır versin.

Öte yandan şaibeli kurultay davası ve buna paralel yürüyen, merkezinde eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yakın arkadaşlarının bulunduğu yolsuzluk, rüşvet, irtikab gibi yüz kızartıcı suçların soruşturmaları 2025'te herkesi yordu. 2026'da da yormaya devam edecek. CHP itibar ve itimat adına çok şey kaybetti ama bu sürecin kazananı ilginç biçimde CHP Genel Başkanı Özgür Özel oldu.

2026'da da Özgür Özel'in liderlik çabalarını ve iktidarı eleştiriyorum adıyla Türkiye'ye zarar verme girişimlerine tanık olacağız muhtemelen. Görünen köy kılavuz istemezmiş.

Ezcümle; yeni yılın herkese, ülkemize ve Gazze-Filistin başta olmak üzere mazlum coğrafyalara iyilik güzellik ve bereket getirmesi dileğiyle...