Yazarlar

Sibel ERASLAN

Sibel ERASLAN

sibeleraslan@stargazete.com

28 Şubat davasına son müdahil: Güzeyya Bingöl

Sibel ERASLAN tüm yazıları

Dün yurda kesin dönüş yaptı. Getirdiler onu... Güzeyya Bingöl Uçar, Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği son sınıf öğrencisiyken başörtü yasakları yüzünden okulunu bırakmak zorunda kalmıştı. (1998)

28 Şubat 1997’de estirilen o feci darbe rüzgarı, ilkin küçük kızları bulup savuruyordu. Güzeyya 19 yaşında oldukça zeki, başarılı bir öğrenciydi. Lakin 28 Şubat’ın vicdansız mimarları onun gibi binlerce öğrencinin hayatına kastedecek kirli bir oyuna girişmişlerdi. Dini inançları gereği örtünmüş kız öğrencilere kendi yurtlarını dar eden o haşin rüzgarın debdebeli mimarları, hayatlarımıza mal olan o ağır yılların bedelini nasıl ödeyecekler?

Güzeyya, okulunu son sınıfta bırakmak zorunda kalınca asla pes etmeyen kardeşlerimizdendi. Bilim Sanat Vakfı’ndaki derslere devam ediyordu yasaklı günlerde. 2000’de, arkadaşlarıyla birlikte kurdukları AK-DER’de (Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği) örtü yasakları sebebiyle okullarından atılan kızların yurt dışında tahsillerine devamı ve yurt içinde istihdamları ile ilgili faaliyetlere başladılar. Yaşadıkları hukuksuzlukları uluslar arası hukuk ve eğitim platformlarında duyurabilmek adına ciddi bir atağa geçtiler. Hiç unutmuyorum 2002 yılında ABD’de katıldıkları bir konferansta yaptıkları sunumdan sonra iki arkadaşları, rahibelerin kurduğu bir vakıftan burs teklifi almışlardı. Güzeyya, mahçup bir şekilde bu ironik durumu bana anlatırken, rahibelerin “bizler de dindar insanlarız ve bir kadının dini inancından dolayı eğitim haklarından mahrum edilmesine karşıyız, sizlere nasıl destek olabiliriz” şeklinde yazdıkları mektubundan bahsetmişti...

Güzeyya, arkadaşlarının yurt dışına çıkışlarına tek tek destek ve referans olurken, bu hakkı asla kendi lehine kullanmamış bir çocuktu... Babası dönemin Ümraniye Belediye Başkanı Mehmet Bingöl Beyefendiydi ve ailesinin imkanlarıyla da gidebilecekken, o hep kendi yerine arkadaşlarını yolladı... Bir gün niye sen de gitmiyorsun dediğimde, “Birilerinin de beklemesi gerekmez mi, ben sizlerle birlikte bekleyenlerden olacağım ablacığım, hem zaten okulumu bitirseydim de öğretmenlik yapacaktım, yaptığım iş şimdi de öğretmenliktir” demişti...

Eşi Av.Bülent Uçar, facebook’taki sayfasına, Güzeyya için “o benim öğretmenimdi” diye yazmış...

***

Güzeyya, eşi Bülent’le evlendikten sonra Almanya’ya gitmişti. Orada tamamladı yüksek tahsilini. Birisi 5, diğeri 3 yaşında iki çocuğu vardı. Üçüncü kızını dünyaya getirirken vefat ettiği haberi geldi...

Duydum ki yurda kesin dönüş yapıyormuşsun Güzeyya... Yeşil sana çok yakışırdı. Duydum ki seni yeşillere sarıp da koymuşlar uçağın kanadına... 24 gün sonra 34’üne girecektin... Eylül rüzgarı bizi yaktı kavurdu Güzeyya... Tıpkı ismini aldığın sahabe gibi hicret yolunu yalınayak yürüyerek, tek başına geçen Hz. Güzeyya gibi, işte yolları ve yürüyüşleri bitirdin de kavuştun Resulüne(s) Güzeyya ...

Hayanın, iffetin, zekanın, nezaketin, fedakarlığın, kardeşliğin ismiydin Güzeyya... Annen sana beş yıl şartı biçerek yollamıştı gurbete, aynen dediği gibi oldu işte, dönüyorsun Güzeyya... Sana bu yurdu dar etmiş adamların mahkemelerde yargılandığı günlerde, sen de bu tarihi davaya müdahil olmak üzere dönüyorsun işte... Savcılara diyeceğim ki; “bu davaya yetişemeyenler de bekliyor kapılarda, bakın işte Güzeyya’nın ruhu da burada...”

Uçar... Kuşlar uçar, kırlangıçlar, leylekler, turnalar, kızlar uçar... Trenlere, gemilere, uçaklara binerek katar katar düştünüz gurbetlere 28 şubatın kızları...İnna lillahi inna ileyhi raciun... Melekler yoldaşın olsun güzel çiçeğim...

Yargısı başlayan 28 Şubat’ın, pervasız bir yurtsuzlaştırma operasyonu, nesilleri imha projesi olduğunu bir kere daha idrak ettim Güzeyya Bingöl’ün yurda dönüşüyle...

Doç.Ulvi Saran’ın kamuda başörtüsü yasakları hakkındaki önemli değerlendirme ve analizini müteakiben Kamu Denetçiliği Kurumunun kamuda başörtüsü yasağının kalkması ile ilgili olarak verdiği tavsiye kararı, Güzeyya gibi binlerce kızımızın gözyaşları üzerinden geldiler bugüne...