Yazarlar

Ahmet KAPLAN

Ahmet KAPLAN

akaplan@stargazete.com

Bayram tatları

Ahmet KAPLAN tüm yazıları

Ege’nin ağır ve bunaltıcı sıcaklarına rağmen orucunu tutan ve Ramazan’ı doyasıya yaşayanlar için bayramın anlamı bir başkadır. Bayramların vazgeçilmez tatlıları bizim geleneğimizin de bir parçası olmuştur. Ziyaretler esnasında yapılan ve ikram kültürümüzün bir parçası haline gelen şeker, çikolata, baklava gibi tatlıların tüketimi bayramlarda zirveye çıkıyor. Bugün bayramın birinci günü. İkramlık şeker, çikolata, baklava ve tatlılar, raflarda ve evlerimizin başköşesinde yerini aldı.

Ama bayramlarda sağlığımız için dikkat edilmesi gereken noktalar konusunda da uzmanların önemli uyarılar var. Ramazan boyunca bir ay dinlenen midenin birden yorulmaması için bayramda güne hafif bir kahvaltı ile başlanılması gerektiğini kaydeden uzmanlar, bayramda birdenbire yemek yeme, şeker, çikolata, ağır hamur işleri ve diğer tatlıların aşırı tüketimi, mide ve bağırsak sisteminde çeşitli rahatsızlıklara ve kilo alımına yol açıyor. Uzmanlar, hazımsızlık, mide yanması, gaz şikâyetleri, kusma, ishal, kabızlık, mide-bağırsak hastalıkları ve reflü gibi şikâyetler ortaya çıkabilir uyarısında bulunuyor.

Uzmanlar, Bayramın vazgeçilmezlerinden olan tatlılar konusunda da duyarlı olunmasını isteyerek şu uyarılarda bulunuyorlar: “Hamur tatlılarının kalori düzeyi yüksek. O nedenle tüketimlerine dikkat edilmeli. Fazla yenildiğinde hem mide yorulur hem de yakılmayan enerji kilo alım riskini beraberinde getirir. Özellikle hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine, sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Kalp ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanlar, beslenme programlarına herkesten çok dikkat etmeli ve bayramı istediğini, istediği kadar yemek için ‘kaçamak’ fırsatı olarak görmemeli.

Bu olayın bir boyutu. Peki, yediğimiz tatlıların, çikolataların kalitesizliği nedeniyle karşılaşacağımız tehlikeleri biliyor muyuz? Sokaklar da satılan ucuz, kalitesiz, hijyenik şartlarda üretilmemiş, son kullanma tarihi geçmiş, merdiven altı üretimlerin sağlığımıza verdiği zararların farkında mıyız?

İşte bu konuya dikkat çeken Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Musa Özcan, şeker alımı yapılırken bazı hususlara dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederken şu görüşleri dile getiriyor:

“Açıkta satılan şekerlerden, ambalajı yırtılmış, mat görünümlü, nahoş kokulu ve yapışkan özellik gösteren son kullanım tarihi geçmiş olan şekerlerden mutlaka uzak durun. Vatandaşlarımız almak istediği şekerin ve çikolatanın tadına bakma imkanı varsa tüketildiğinde genzi yakmamalı, ağızda renk vermemeli ve mideyi rahatsız etmemelidir. Standartlara uygun üretilmeyen şeker ve benzeri ürünlerin gıda zehirlenmelerine neden olabildiği, özellikle çocuklarda diş ve ağız sağlığını da olumsuz etkilediği unutulmamalıdır. Şeker çikolata gibi tatlılar alırken başka nelere dikkat etmeliyiz? Tanınmış markaların ambalajlarına çok benzeyen ucuz ürünleri ve geçici olarak şeker satan mekanları tercih etmemeye çalışın. Bu tür ürünler, hijyen olmayan ortamlarda, sağlığa son derece zararlı boya ve katkı maddeleri kullanılarak üretiliyor. Yol kenarında araç arkalarında satılan tatlı ve şekerleme gibi ürünlerden de uzak durulmalıdır. Olması gereken fiyatın altında satılan ürüne şüpheyle yaklaşılmalıdır. 3-5 liraya tatlı olmayacağını bilin ve tatlı -şeker alırken ucuz fiyata kanmayın.”

Bütün okuyucularımızın Bayramını en içten dileklerimle kutlar, esenlik içinde nice tatlı bayramlar dilerim.