Yazarlar

Selim ATALAY

Selim ATALAY

http://www.selimatalay.com

Düşük petrol iyidir

Selim ATALAY tüm yazıları

Petrol fiyatı düşünce Türkiye’de ya da ABD’de cüzdanlarda biraz daha para kalıyor. Petrol fiyatını arz-talep yanında haber başlıkları-spekülasyon da belirlemekte. Heyecanlı gelişmeler fiyatı yükseltiyor.

Genelde Ortadoğu kaynaklı patlama -çatlama- çatışma türünden heyecanlı haber başlıkları olmazsa, petrol fiyatı dünya ekonomik durumuna bağlı. Dünya ekonomisi de bu gidişle yıl sonuna dek şimdi gittiği gibi düşük viteste gidecek.

Yani ekonomik verilere dayanarak petrol fiyatı daha düşer, ama yükselmez. Ekonomiler kötüleşirse, petrol fiyatı ne kadar düşer? Amerikan türü denen petrolde fiyat tabanı varilde 75 dolar civarında. Brent türü petrolde taban 85 dolar civarında. Petrol yükselirse bu durum spekülasyondan kaynaklanacaktır. Hızlı kâr yazmak isteyen para için petrol, spekülatif doldur-boşalt tulumba görevi yapıyor. Spekülatif fonlar kısa sürelerle fiyatı tırmandırıyor, sonra piyasada isteyene tankerle petrol olduğu anlaşılınca fiyat düşüyor.

ABD’de Obama yönetimi malum, seçim telaşında. 6 Kasım’daki oylama gününe dek Obama ekonomik kriz ve özellikle petrol fiyatının yükselmesini istemiyor. Hatta ekonomi canlanmaz, işssizlikte düzelme olmazsa düşük petrol biraz rahatlama sağlayacak. O yüzden petrol fiyatının buralarda kalmasını Obama etkisiyle bekleyebiliriz.  Genelde Rusya, İran ve Venezuela gibi ülkeler dışında petrol üretcileri şimdiki fiyat düzeyinden rahatsız değiller. Bu üç ülke olabildiğince yüksek fiyat istemekte. Piyasanın en önemli üreticisi Suudi Arabistan ise ABD başta küresel ekonomiyi sıkıştıracak yüksek fiyat istemiyor. Bunda hem siyasi tercih var, hem de yüksek fiyat dünya ekonomisini sarsınca, petrol üreticileri de sıkışmaya başlıyor. Yani fayda kalıcı olmuyor. Bu arada Suudi Arabistan’ın -Brent tipi petrolde 100 dolar fiyatı tercih ettiği- konuşulsa da büyük üreticilerden fiyatı daha da yükseltecek bir hamle beklememek gerekir.

Hürmüz Boğazı’na alternatif 

Geçen yıl dünya petrolünün yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçti. Günde yaklaşık 17 milyon varil ediyor. Hürmüz Boğazı, Irak’tan Umman’a bütün Basra Körfezi petrolünün çıkış noktası.

Halen bölgede İran odaklı gerilim var. ABD donanması Körfez’de her zaman dolaşırdı, şimdi daha fazla gemiyle dolaşıyor. Arada İran -Hürmüz’ü kapatabileceğini- ima ediyor, petrol piyasası geriliyor... Ancak Hürmüz, eski Hürmüz değil. Boğazdan akışın aksaması ihtimaline karşı bölgedeki üreticiler burayı dolaşacak alternatif rotalar yaratmaktalar. Örneğin; Kuveyt ve Irak, boru hattıyla Suudi Arabistan üzerinden Kızıldeniz’e ulaşıyor ya da ulaşma planları yapıyor. Suudi Arabistan’ın, Körfez kıyısındaki üretimini Kızıldeniz’e taşıyacağı boru hatları var. Diğer üreticilerden Birleşik Arap Emirlikleri de geçen ay tamamladığı petrol boru hattıyla Hürmüz Boğazı’nı dışarıdan dolaştı. Hürmüz Boğazı’nın iki ucu BAE toprağı. Doğudan pompalanan petrol, Boğaz çıkışında Batı’da, BAE’nin Fuceirah emirliğinde açık denize ulaşıyor.

Boğazı bu şekilde dolaşan toplam petrol günde 6.5-7 milyon varil. Önemli bir çıkış kapısı açıyor ve petrol fiyatını Hürmüz kapanırdı-kapanmazdı itişmesinden uzak tutuyor. İran Hürmüz’ü istese kapatabilir mi? En dar yeri 30 km olan boğazda yeterince gürültü yaparsa, fiziken kapatamasa bile trafiği ürkütüp tankerleri kaçırabilir. ABD ise bu durumda güç kullanarak boğazı trafiğe açacağını duyurmuştu. İran, uluslararası müdahaleyi haklı gösterecek bir aşırılıktan Hürmüz’de uzak duracaktır. O yüzden Hürmüz’de kazara bir-iki İran ve ABD gemisi arasında itişme olsa da geniş çaplı kriz çıkmaz. Endişeye gerek yok. Endişe olmayınca da petrol fiyatı yükselmez.