Yazarlar

Yiğit BULUT

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

Ergenekon notları...

Yiğit BULUT tüm yazıları

Mahkemeler ile ilgili düzenlemeleri sorgulayanlar gelip aynı kısır noktada düğümleniyorlar; şimdi ne olacak, YERLEŞİK yapılarla mücadele bitecek mi ?

Sevgili dostlar, başlığın detaylarına geçmeden bir not düşmek istiyorum; Türkiye’nin en zor günlerinde bu mahkemeler DEVLETİN verdiği yetkiyle ve en önemlisi arkalarında yönetme yetkisini HALK’tan alan SİYASİ OTORİTE’nin “dağ gibi durmasıyla” büyük adımlar attılar ve Türk Halkı adına YERLEŞİK Düzen’e “DUR” dediler! Geldiğimiz noktada bu yargılamayı yapan DEVLET yerinde duruyor, Siyasi Otorite kararlı, değişen sadece “yetki kullanımı” ile ilgili bazı detaylar! Daha açık yazayım; İRADE aynen yerinde tezahür etme detayları değişti...Mücadelede durmak yok, YOLA DEVAM !

Bu tespit sonrası yazılarımda bugüne kadar topladığım ve mücadelemizde yararlı olacağını düşündüğüm bazı notlarımı paylaşmak istiyorum;

BAŞBAKAN Erdoğan’ın aylar önce yaptığı “Alman vakıfları” açıklamasını hatırlatmak ve yeniden “Alman bağlantısı bulunamadan Ergenekon operasyonu bir yere varamaz” iddiamı tekrarlamak istiyorum...

“Alman vakıfları” aslında işin sadece görünen ve konuşulan ucu Almanya’nın Ergenekon-PKK çizgisinde algılanma-sorgulanma sebebi daha derin...

Hep bahsettiğim bir Alman var! KİM inanın ben de bilmiyorum ama her yerde var! Murdoch’un yakın çevresinde, “411 el kaosa kalktı” manşeti atıldığında-öncesinde-sonrasında, manşeti atan gazetenin yönetiminde! Bu Alman kardeşimiz Murdoch ve Türkiye’deki bazı basın kuruluşlarının ortak paydası! Tekrar ediyorum: İngiltere’deki skandalları yaratanların odağındaki isim ile Türkiye’de “411 el kaos’a kalktı” manşetini atan ve öncesinde-sonrasında halkın iradesine kastedenlerin en yakınındaki isim hep aynı ALMAN!

 

Osmanlı’da da ilginç Alman vatandaşları var hep sahnede...Baron von Sebottendorff...Türkiye’deki yerleşik düzenin nasıl tesis edildiğini analiz ederken geriye her dönüşte gördüğümüz bu kardeş, ilginçtir “önemli her adımın” içinde!

Daha açık yazayım; “Ergenekon” olarak adlandırdığımız adı belkide içinde çok farklı olan yapılanma, “Osmanlı’nın 1854’ten 1919’a kadar etkisinde kaldığı” yabancı kardeşler tarafından tesis edilen “iskelet” üzerinde şekilleniyor.

Bütün kararların altında bu kardeşleri görmek mümkün. Ermeni araştırmaları enstitüsünün belgesine bu noktada bir göz atalım; “1915 yılı başlangıcından itibaren Alman Büyük Karargâhı’nda yapılan değerlendirmeler, üst komuta kademesi tüm savaş boyunca Almanlara teslim edilen Osmanlı ordusu ve en önemlisi bir Alman tarafından yönetilen Osmanlı Genelkurmay Başkanlığı gibi etkenler sonucunda Osmanlı ordusu kendi ülkesini korumaktan çok, Alman ütopyasına hizmet eder hale gelmişti. Bu süreç Ermenilerin geçici bir süre zorunlu göç ettirilmesiyle sonuçlanan 1915 Geçici Yasası’nın çıkarılmasına kadar net olarak devam etti...”

 

İlginç detaylar bu kadar da değil! Almanya, Berlin’de 15 Mart 1921 tarihinde Talat Paşa’yı şehit eden Ermeni teröristi, Alman Mahkemesi’nde yargılandıktan sonra haklı görülüp beraat ettiriyor Osmanlı’yı yer değiştirmeye alet et, sonra da Osmanlı paşasını vuranı haklı bul! Yaptır-Ortadan kaldır-kullandığını da akla!

Sevgili dostlar, konu çok derin ve daha sizlere aktarabileceğim onlarca madde var ! Bilgiler derin ama öz aynı; 1854’te Rusya ile savaşmaya başlayan ‘Osmanlı devletini o dönemde kontrol etmeye çalışan ve özellikle 1900’lerden sonra orduya sızan bir Alman örgütlenmesi kesin. Buna “X” diyebiliriz! Siz isterseniz “Ergenekon” deyin ! Bu örgütlenme 1914 sonrası öyle güçlü bir hale geliyor ki Osmanlı Genelkurmay Başkanı ve 2. Başkanı bile Alman generallerden atanıyor...Ve işin acısı; Çanakkale savaşı sırasında ordunun bir bölümü bu örgütlenmenin “etkisi-kontrolü” altında !

Son söz : Türkiye’de son 160 yılda yaşananları, “Medya,Finans, Askeri-Endüstriyel” bacaklarını detaylı göremezsek, İŞİ ÇÖZEMEYİZ!

Not : Ergenekon yapılanmasının en önemli detayı “PKK’nın Ergenekon tarafından yönetilmesi” üstüne oturuyor. Kazıyın bakalım NE BULACAKSINIZ! Devam edeceğiz!