Yazarlar

Selahattin DÖNMEZ

Selahattin DÖNMEZ

sdonmez@sdonmez.com

Kan şekeri yüksekliğinde Karbonhidratlar aklandı

Selahattin DÖNMEZ tüm yazıları

Geçmişte şekerli yiyeceklerin kan şeker düzeyini ani yükseltip sonra düşürdüğüne inanılırdı. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar, kan şeker düzeyini etkileyen çeşitli etmenler olduğunu ve durumun obezite, diyabet, kalp hastalıkları, sporcu beslenmesi ve antrenman öncesi yenilen yiyecek tüketiminde önemli olduğunu ortaya koydu.

Mısır yerine kepek ekmeği

Yiyeceklerin kan şeker düzeyine etkisi ‘glisemik indeks’ ile değerlendirilir. Karbonhidratlı yiyecekler tüketildikten sonra kan şeker (glikoz) düzeyi yükseltip sonra azaltır. Bu fenomen ‘glisemik yanıt’ olarak bilinir. Glisemik yanıtı pek çok faktör etkiler. Örneğin yiyeceklerdeki şeker tipi nişasta içermesi, pişirilme yöntemi, protein ve yağ miktarı glisemik yanıtı etkiler. Ayrıca kişisel metabolik  farklılıklar, karbonhidrat tüketim zamanı da glisemik yanıtı etkiler.

Kompleks karbonhidratlar yavaş sindirilerek kan şekerini düzenli artırır. Fakat nişastalı yiyeceklerin çoğu hızlı sindirilip emildiği için glisemik indeksi yüksek olarak sınıflandırılır. Diğer yandan orta düzey şekerli yiyecekler düşünülenin aksine kan şekerini dramatik olarak artırır. Sukroz içeren yiyecekler düşük orta glisemik indeks sınıflamasına girer. Glisemik indeks optimal sporcu performansı için de önemlidir. Glisemik indeksi orta ve yüksek yiyecekler müsabakadan hemen sonra tüketildiğinde enerji depolarının yenilenmesi glisemik indeksi düşük yiyeceklerden daha hızlıdır. Glisemik indeksi düşük olan yiyeceklere erişte, makarna, bezelye, elma, elma suyu, armut, portakal, portakal suyu, üzüm, düşük yağlı yoğurt, kepekli ekmek, kuru fasulye, çikolatayı örnek verebiliriz.  Muz, meyve suları, tatlı mısır, şekerin glisemik indeksi orta düzeydedir. Glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler ise beyaz ekmek, pirinç, fırın patates, mısır gevreği, bal ve haşlanmış patatestir. 

Tatlı bağımlılık yapıyor mu?

Şeker bağımlılığı ‘tatlıya düşkünlüğü’ açıklamak için kullanılır. Bağımlılık ne şekere ne de diğer karbonhidratlara karşı gelişir. Alışkanlık (bağımlılık) yapan öğelere vücut daha fazla gereksinim duyar ve bu gereksinimi karşılamak için daha fazla tüketir. Bu öğeler tüketilmediği zaman da istenmeyen yan etkiler oluşabilir.  Kişiler tatlı yiyeceklerden hoşlanabilir, tüketmek isteyebilirler. Fakat bu istek gereksinimi karşılamak için daha fazla tüketmek şeklinde değildir. Ayrıca bulunmadığı zaman gerçek fiziksel yetersizliğe bağlı sorunlar yaşanmaz. Çünkü organizmaya şeker; meyve, çay gibi yiyecek ve içeceklerle de alınabilir. Fakat çoğu kişi, şekerli yiyecek tüketmemenin olumsuz etkileri olduğunu düşünür. Yeni doğanlarda acı, ekşi, tuzlu tatlara göre tatlı besinlere daha çabuk cevap verebilir, tatlılar yemek yemenin zevkini artırır.