Yazarlar

Resul Tosun

Resul Tosun

rtosun@stargazete.com

Adın batsın 28 Şubat!

Resul Tosun tüm yazıları

Bugün 28 Şubat!

O meş’um darbenin yıldönümü.

Başörtüsü yasağıyla başlayan, yeşil sermaye listeleriyle devam eden, tankların yürütüldüğübeşli çetenin devreye girdiği ve cumhuriyet tarihinin en başarılı başbakanının istifaya zorlandığı, ihlallerin ve mağduriyetlerin ardının arkasının kesilmediği darbenin yıldönümü.

İrtica gerekçesiyle İslam’a alenen savaş açılan darbenin yıldönümü.

***

Başörtülü milletvekilinin şahsında İslam’a had bildirmenin adıydı 28 Şubat.

İmam Hatipler ve Kuran Kursları üzerinden İslam’ın kapatılma teşebbüsünün adıydı 28 Şubat.

Refah ve Fazilet kapatılırken, Erbakan ve Erdoğan cezalandırılırken bütün Müslümanlara verilen gözdağının adıydı 28 Şubat.

***

O dönemde Yörünge adında haftalık siyasi, Sena adında aylık bir aile dergisi yayınlıyordum.

Yeşil sermaye listesinden sonra ilanlarımız bıçakla kesilir gibi kesildi. Sena’nın yayınını hemen durdurdum.

Yörünge’ye dava üstüne dava açıldı, telefonlarımız dinlendi, mektuplarımız sansürlendi, takip edildik taciz edildik.

Direndik ama kimseye el açmamak için 1999’un sonunda Yörünge’yi de durdurma kararı verdim.

***

Birçok dostumuzun çocuğunu İmam Hatip’ten aldığı dönemde Kartal İmam Hatip’te okumaya ve mücadeleye devam eden oğlum, Anadolu Gençlik Derneği’nin temsilcisi olduğu için laikliği ihlal ve devleti yıkmaya teşebbüs gerekçesiyle okuldan atıldı!

İÜ Sosyoloji Fakültesi üçüncü sınıfta okuyan bir kızım başörtüsünü çıkarmadığı için okuldan uzaklaştırıldı!

Bir diğer diğer kızım  İlahiyat ikinci sınıfta öğrenimine ara verdi.

Yıldık mı? Asla.

***

“Biz indirdik biz koruyacağız” diyen bu davanın sahibine iman etmiştik bir kere.

Mücadeleye devam ettik.

Hakkımızda açılan onca davaya rağmen susmadık.

Beyaz Yürüyüş’te Çapa’dan İzmit’e kadar başörtülü kızlarımızın yanında yürümekten çekinmedik.

Kuran’ı susturma hamlesi olan İmam Hatiplerin öğrencisiz bırakılma hamlesine karşı köy köy dolaşarak İmam Hatip’e öğrenci topladık.

***

RP İstanbul İl Başkanı olduktan sonra sürekli kendisine destek verdiğim ve yanında durduğum Erdoğan büyükşehir belediye başkanı seçilince, iktidar nimetlerinden faydalanıyor pozisyonunda olmamak için belediye kapısında gözükmedim!

Ama bir şiir sebebiyle aldığı mahkumiyetin onandığını duyduğumda yanına koştum.

O gün belediye balkonundan bir konuşma yaptığında çevresinden ayrılmayanlardan kimse yoktu!

O balkon konuşmasında sağ yanında sadece bu fakir vardı!

***

28 Şubat Erbakan ve Erdoğan’ın şahsında benim inancıma savaş açmıştı.

O gün savaş açanların değil açılanların yanında olma günüydü.

Allah’a sonsuz hamdolsun. Direndik çünkü inanıyorduk ve güçlüydük.

Oğlum Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birini bitirdi. Bir kızım başörtüsü serbestisiyle birlikte 15 sene sonra fakültesinden mezun oldu, şimdi iki çocuklu bir anne olarak yüksek lisans yapıyor. Diğeri  ilahiyatın kalan iki senesini tamamladı şimdi İmam Hatiplerimizin birinde meslek dersi hocası .

***

Muhtar bile olamaz dedikleri Erdoğan bugün Cumhurbaşkanı, İmam Hatiplilerin mağduriyeti giderildi, başörtülülere sadece okullar değil devlet daireleri de açıldı, savaş ilan edilen Kuran şimdi bütün okullarda seçmeli ders.

Darbeciler yargılanıyor!

Bin yıl devam edeceği ilan edilen süreç on yıl bile sürmedi.

***

Mayası sağlam olan bu toplum darbecilere cevabını sandıklarda verdi.

Mağdurun ve haklının yanında yer alan bu toplum sessiz bir devrim yaptı.

1950 yılındaki sessiz devrimini 2002'den bu yana sürdürüyor!

7 Haziran’da iktidarı uyardı ama 1 Kasım’da emaneti iade etti!

***

Evet 28 Şubat süreci kapandı ama bu asla yeni 28 Şubatlar olmayacak anlamına gelmez.

28 Şubatçılar 150 yıldır durmuyorlar, buldukları her fırsatı değerlendirdiler/değerlendiriyorlar.

2008’de AK Parti’ye açılan kapatma davası -ki o davada siyaset yasağı istenen 11 kişiden biriydim- Gezi kalkışması,17/25 Aralık darbe girişimi, Cumhurbaşkanlığı seçimindeki çatı adayı bunların hepsi birer 28 Şubat denemesiydi!

Davayı omuzlayanlar, kibirlenmeden, şımarmadan, yola beraber çıktıklarını yolda bulduklarıyla değiştirmeden, birlik ve beraberlik içinde Hakk’ın rızasına uygun olarak halka hizmette devam etmelidirler.

Üzülmeyin gerçekten inanıyorsanız en üstün sizsiniz.

Biiznillah!