
Milli vicdanda derin yaralar açan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarından sonra devlet birimlerinde topyekûn mücadele için önemli adımlar atılıyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Güvenli Okul İklimi" konusunda dün basın toplantısı düzenledi.
Bakanın açıklamalarında öne çıkan başlıklar şöyle:
1. Okul güvenliği, fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişletilecek.
2. Bakanlıklar arası veri paylaşımı ve işbirliği güçlendirilecek. Bu bağlamda yapay zekâ destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturulacak. Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim riski gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde, tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyaller bütüncül biçimde okunabilecek
3. Rehberlik kapasitesi hassas hale getirilecek. Aile ile okul arasındaki irtibat daha da sağlamlaştırılacak. Okul-aile-rehberlik süreci, gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel hale getirilecek.
4. Dijital bağımlılık vb. risklere karşı velilere yönelik destek ve danışma hattı kısa süre içinde devreye alınacak.
5. Öğretmenlere ve okul yöneticilerine; kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretlerini fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularındaki kapsamlı eğitimler yoğunlaştırılacak.
6. Öğrenciler için psikososyal destek mekanizmaları daha da güçlendirecek.
7. Riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten rehberlik kapasitesi daha hassas hale getirilecek. Okul dışındaki faktörler; medya içeriklerinden dijital platformlara, hukuki caydırıcılıktan kurumlar arası denetim ve koordinasyona kadar uzanan daha geniş bir bakış açısı ile ele alınacak. Bütün bakanlıklar, kurullar ve kurumlarla birlikte topyekûn mücadele anlayışıyla şiddeti özendiren içeriklere karşı daha güçlü bir takip ve denetim çerçevesi oluşturulacak. Sahada oluşacak riskler önceden görülüp müdahale edilecek...
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den bir gün önce de İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi "Ankara Basın Buluşması" programında basın temsilcileriyle bir araya geldi.
Daha önce yılda iki kez yapılan "Okul Güvenliği" toplantılarının artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacağını, her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir "güvenlik kurulu" oluşturulacağını açıkladı.
Okullarda idareciler ve rehberlik öğretmenleri ile en yakın karakol arasında, risklere hızlı müdahale edebilmek için erken uyarı sistemi entegre edilerek kameralar ile okul çevresi izlenecek.
Bu açıklamalar, güven veren çok önemli tedbirlerin geleceğini gösteriyor, milletçe umutlarımız artıyor.
Cumhur İttifakı, Terörsüz Türkiye için en başta iç cephenin sağlamlaştırılmasını gündeme getirmişti.
İç cephenin hayatî zeminlerinden biri de aile ve okuldur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli'nin bekamız için ortaya koydukları kararlı irade, aile ve okul zemininde daha değerli hale geliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu haftaki Kabine Toplantısı'nın ardından ailenin önemini bir daha işaret etti.
Ailenin kültürün, millî ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mektep olduğunun altını çizdi ve şunu dedi:
"Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin, artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hâle getiriyor."
Noktayı, Devlet Bahçeli'nin bu hafta partisinin Grup Toplantısındaki sözleri ile koyalım:
"Biz bu meselenin üzerini örtenlerden değil; kökünü kazıyanlardan olacağız. Bu mücadele, günü kurtarmanın değil, geleceği inşa etmenin mücadelesidir. Aileyi tahkim etmeden, mektepleri terbiye ve şahsiyet inşa eden asli mevkiine yeniden kavuşturmadan, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını kuvvetlendirmeden bize rahat yoktur."