Ak Parti mutfağında Yürüyüş

Partilerin bir kamuoyu önündeki dili vardır, bir de mutfak değerlendirmesi. İkisi birbirinden farklıdır, çünkü ikisinin amacı farklıdır.

Kamuoyu önündeki dil, kamuoyunu yönlendirici, karşı partiye tepkiyi, kendi partinize yönelişi sağlamaya dönüktür. Dolayısıyla karşı partiyi yerden yere vururken, kendi partinizin de faziletlerini seslendirirsiniz.

Mutfak ortamında ise olabildiğince objektif özeleştiri yapılır. Hem kendi partiniz adına hem karşı siyasi yapılar adına artılar eksiler seslendirilir. Doğru okuma önemlidir. Değilse körlük oluşur. Siyasetçinin işi halk iledir ve halkta olanı doğru okumak esastır. Her ortamda liderlerin hınk deyicileri vardır ama liderler, zaman zaman eleştirel boyut taşısa bile doğru okuyanı dinlerler.

Ak Parti'nin malum “Yürüyüş”e yönelik kamuoyu dili, en başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere, bütün parti sözcüleri tarafından seslendirildi. Tabii ki, en sert yargılamaları içeren bir değerlendirme oldu bu. Bu dilin medyada çoğaltılması da beklenen bir şeydi, o da gerçekleşti, gerçekleşiyor.

Peki acaba Mutfak'ta nasıl konuşuldu Yürüyüş?

Ben ilk yazımda “Bu, CHP'nin kendi tabanı dışındaki çevrelere ulaşma hamlesi” gibi bir değerlendirme yaptım.

Ak Parti mutfağında bu değerlendirme yapılmamış olabilir mi? 

- Belli ki bu eylem, klasik CHP çizgisinden farklı bir nitelik taşıyor. Öncelikle Yürüyüş'e şiar olarak seçilen kelime Ak Parti'nin kelimesi: Adalet.

Adalet sorgulaması yapıyor CHP.

“Bununla belki CHP geçmişteki kendi Adalet sorununu unutturmak istiyor”değerlendirmesi yapılmıştır Mutfak'ta.

Belki de Mutfak'ta birisi “Böyle bir söylemin toplumda karşılık oluşturup oluşturamayacağı”nı değerlendirmiştir.

- İlginç biçimde Yürüyüş'te “Adalet”in Ayet ve Hadislerle “Din ile ilişkisi”nin vurgulanması tercih edilmiştir. Mutfak'ta buna yönelik tepkinin “Laikliğin ihlali”, “Din istismarı”,“Atatürk'e ihanet” gibi eski CHP tepkileriyle verilmesi mi önerilmiştir, yoksa sessiz kalınması mı?

- Mutfak'ta eminim ki, “Eylemin Dili” tartışılmıştır. CHP'nin “Cumhuriyet Yürüyüşleri” gibi marjinal grupların cirit attığı ve “Ordu Göreve” pankartlarının taşındığı bir sokak geçmişi var. Oysa icra edilen eylemde adeta sinirleri alınmış bir CHP görüntüsünde ısrar ediliyor. “Hakarete alkış, taşlamayı gül gibi görmek, hak, hukuk, adaletten başka slogana yer vermemek...” Bunlar, baştan hesaplanmış tavırlar. Ak Parti mutfağında bunun toplumsal yansımaları değerlendirilmemiş olamaz.

- Uzun yürüyüş. Eylem uzun bir yürüyüştür. Ankara – İstanbul arası. Mevsim yaz. Ak Parti mutfağında salt yürüyüş nasıl değerlendirilmiş olabilir?  Belli ki Yürüyüş'ü planlayan Akıl, eylemin bu yönünün de toplumsal farkındalığı sağlamak için hayati önemde olduğunu hesap etmiştir. Acaba Ak Parti mutfağında Yürüyüş'ün artısı – eksisi nasıl okunmuştur?

- Türkiye 2019'a gidiyor. Sayın Cumhurbaşkanının konuşmaları “Artı 1”lerin hesabının yapıldığını gösteriyor. Aynı hesapları belli ki CHP de yapıyor. Denebilir ki bundan sonraki her hamle, en geç 2019'da gidilecek olan sandık için anlam taşımaktadır. CHP bir hesap yaptı ve “Adalet talebi”nin toplumda bir karşılığının olacağını düşündü. Ak Parti, eylemi kamuoyunda yıpratma operasyonunu yoğun biçimde yaptı. Belki Mutfak'ta, CHP'nin yola çıktığı “Toplumsal zeminde Adalet sorgulaması”nın var olup olmadığını okumak için de mesai harcanmıştır. 

***

YÜRÜYÜŞ VE GEZİ:Bu eylem, “Gezi türü” bir olaya dönüşür mü? Şu ana kadar gözlemlenen “Eylem profili”,“Planlayan Akıl” her kimse, hangi mutfak ise onu bir çuval incirin berbat edilmesi ya da eylemin intiharı olarak görecektir. Bu noktada Yürüyüş'ün “Devlet'in güvenlik şemsiyesi” altında gerçekleşmesi ve “Provokasyonlara karşı teyakkuz”  İktidar ve Muhalefet'in sağduyu platformunda buluştuğunun göstergesidir. Türkiye için en iyisi budur.