Yazarlar

Resul Tosun

Resul Tosun

rtosun@stargazete.com

AK Parti ve üç dönem kuralı

Resul Tosun tüm yazıları

Dün gazetelerde Hüseyin Çelik beyin üç dönem kuralının partiye zarar verdiğine dair bir beyanını gördüm.

Katılıyorum. Partinin tecrübeli ve sevilen isimlerinin aday olmaması büyük eksiklikti. Ben aday belirleme sürecinde bu noktaya işaret etmiş (3 Mart 2015Star) ve kuralın hiç değilse esnetilmesinin gereğine vurgu yapmıştım.

45 gün içinde hükümet kurulamazsa bu sene seçim var demektir. MHP kapıları kapadı geriye sadece AK Parti CHP hükümeti kaldı. Böyle bir hükümetin ömrünün uzun olması biraz zor görünüyor. Dolayısıyla erken seçim ihtimali göz ardı edilmemelidir.

 AK Parti ANAP’ın akıbetini yaşamak istemiyorsa şimdiden gerekli tedbirleri almaya başlamalıdır.

***

Bu tedbirlerden birisi üç dönem kuralıyla ilgili.

Genç kuşaklara alan açmak fikri yerden göğe kadar yerinde ve haklı bir fikirdir. Ancak gençlere alan açmak gençlerin hak etmesi halinde faydalıdır aksi takdirde ters teper.

Hak etmenin yolu parti tabanının tercihiyle olur. Bunun yolu da parti üyelerinin katılacağı resmi önseçimdir.

AK Parti bugün üye sayısı itibariyle de Türkiye’nin en büyük partisidir. Her seçim bölgesinde on binlere, yüz binlere varan üyesi vardır. Bu üyelerin katılımıyla hakim huzurunda resmi ön seçim yapıldığı zaman eğer 25 yaşında bir genç önseçimi kazanırsa o zaten partiyle ve tabanıyla bütünleşmiş demektir o bölgede oy kaybı yaşanmaz. O zaman seçilme yaşının 18’e indirilmesinin de bir anlamı olur. Seçmen tercih ederse 18 yaşındaki bir genç de meclise girebilir.

Ama siz genç diyerek bölgesinde tanınmayan bilinmeyen, seçmeni ikna yeteneğinden mahrum gençleri aday yaparsanız millet partinizden küsmeyebilir ama bu seçimde olduğu gibi en güçlü olduğunuz yerlerde bile oy kaybı yaşarsınız.

***

Bayan aday konusu da AK Parti’nin yumuşak karınlarından biridir. Erkek olsun bayan olsun genç olsun yaşlı olsun eğer ön seçimi kazanıyorsa problem yok demektir. Partinin üyesi belirliyorsa o isim zaten içselleştirilmiş demektir.

Ama sırf bayan olsun diyerek seçim bölgesinde tanınmayan bilinmeyen hele de muhafazakar Anadolu illerinde listeye bir bayan koyduğunuz zaman bunun partiye ne seçimlerde ne de seçildikten sonra pek bir faydası olmamıştır/olmaz.

Adayda liyakati bırakın önseçimle oy verecek üye belirlesin.

Ön seçim, adayları seçmene yaklaştıran seçim bölgesiyle mecburen ilgilenmesini sağlayan en garantili yoldur.

Geçen seçimlerde partinin başında Tayyip Bey bulunduğu için onun karizması bu açığı kapatıyordu. Şimdi artık her seçim bölgesinde her adayın bir Tayyip olması gerekir. Tayyip Bey’in sırrı halkın ona duyduğu sevgidir.

Halkın sevgisinin ölçüleceği en gerçekçi yol ise önseçim ve tercihtir.

***

Ön seçim parti tabanına saygı demektir ve parti içi demokrasinin temel taşıdır.

Önseçim yapıldığında üç dönem kuralına ihtiyaç kalmaz. Seçmen beğenmediğini zaten ilk seçimde eler.

Önseçim yapıldığı takdirde adaylar arasında rekabetin kutuplaşmaya yol açacağı gibi endişeler öne çıkabilir. Doğrudur lakin yapılan temayül yoklamalarında adaylar aynı rekabeti zaten sürdürüyor. Yapılan temayül yoklamasını partinin üyelerine teşmil edecek ve hakim huzurunda yapacaksınız hepsi o kadar.

Tabii ki Güneydoğu’daki tehdit ortamının izalesi de şart.

AK Parti’nin parti programında önseçim, tercihli sistem ve daraltılmış bölge vaadinin bulunduğunu da hatırlatalım.

***

Ön seçim adayların parti tabanıyla bütünleşmesini temin edeceği için en azından oy kaybınız olmaz. Unutmayın, AK Parti tabanı yüzde 52’leri vermiş bir taban.

Tabii parti merkezlerinin ihtiyaç duyduğu bazı uzmanlar önseçimde varlık gösteremeyeceği için ön seçime itiraz edilebilir. Çözümü gayet basittir. Genel merkezlerin ihtiyaç duyacağı seçmenin tanımadığı uzmanlar için bir kontenjan uygulaması vardır.

Hem partinin ağır topları için hem de kimi uzmanlar için genel merkez kontenjanı uygulanır ve ihtiyaç giderilir. Bu kontenjan da İstanbul gibi büyük seçim bölgelerinde değerlendirilmelidir ki seçmen tepki göstermesin.

AK Parti’nin oy kaybına yol açan diğer dört mesele de ayrıca masaya yatırılmalıdır.

Çözüm süreci, başkanlık sistemi ve dış politika konularında AK Parti haklı olmasına rağmen seçmen tepki göstermiştir. Yolsuzluk iddiaları da partiyi hayli yıpratmıştır. Demek ki muhalefetin yüklendiği bu dört alanda AK Parti tabanını yeterince ikna edememiştir.

Tedbir kuldan takdir Yaratan’dan.