Sibel ERASLAN
Sibel ERASLAN
sibeleraslan@star.com.tr
Tüm Yazıları

“Allah rızası'nın o güzel kokusu…”

Menkıbeye göre; Hz. Adem (as) yeryüzüne indiğinde hayvanattan her nefs onu selamlamaya gelmişler... Ağaçlar, çiçekler, otlar selama durmuşlar... Hayvanların selamlamasına en son dört tane ceylan katılmış... Onların huzurdan ayrılmasıyla birlikte aniden etrafı harikulade bir koku basmış... Hz. Adem'in yoldaşları sormuşlar "bu nedendir' diye, niçin bizler selam için geldiğimizde böyle güzel koku yayılmadı da, ceylanların ardından bu hoş usare dört bir yanı sardı diye sual eylemişler...

"Çünkü..." demiş Hz. Adem, "sizler beni merak edip selamlamaya geldiniz, ceylanlar ise Allah rızası için selam vermeye gelmişlerdi... Bu teneffüs edip de aşık olduğunuz koku, Allah rızasının kokusudur' demiş...

Erol Güzel beyefendi, nadide emanetlerin kendisine teberrüken veya emaneten bırakıldığı güzel ve emin bir şahıs. Tanışmadık ama videolarından dinleyip izleyebildiğim kadarıyla, iki cihan güneşi Peygamber Efendimiz (sav)'in mübarek saçları, mübarek sakallarından bazı kısımlar, mübarek sarığı gibi hoş ve nadide emanetler, Veysel Karani'nin (ks) başlığı, Abdülkadir Geylani'nin (ks) asası, Allah Teala'nın Hz. Musa'ya (as) indirdiği ayetlerin nazil olduğu dağdan kopan parçalar, güzel nice kokular, Kabe kokusu, Ravza kokusu, Ravza örtüleri gibi mübarek hatıralar...

İşte, ud kokusunun o baş döndürücü hallerini de ceylanların menkıbesi üzerinden kendisinden dinledik. Öyle zannediyorum ki; İslam medeniyeti için güzel kokular medeniyetidir diyebiliriz. Ciddi bir esans-misk kültürü olan bir birikimdir bu. Nitekim, cennet ağacı diye isimlendirilen ud kokusu, dini merasimlerin vazgeçilmez tütsüsü halindedir. Hz. Adem zamanında hasıl olduğu anlatılır bu harika kokunun. Hz. Ömer'den (ra) bu yana da Haremeyn de düzenli olarak kullanılan bir rayihadır...

Peygamber Efendimiz temizliği, dinimizin gündelik uygulamalarının en başındaki rutinlerden saymıştır. Efendimizce (sav) imana dair olduğu ifade edilen temizliği, güzel kokularla taçlandırmayı müminler güncel tavır olarak sürdürmüşlerdir. Efendimizin (sav) "sukke" ismini taşıyan bir koku kutusu bulunurmuş hatta... "Karuretü Duhun' isminde bir de koku şişesi varmış...

Koku, hatırlatandır, taşıyandır, adeta bir duygular pervanesidir, hatırlayışlar rüzgarıdır, geçirgendir, iletkendir, mertebeden mertebeye iletir...

Cennet kokusunu, Allah rızası kokusu ile bitiştiren geleneksel anlatılar, kuşkusuz Peygamber Efendimizin (sav) "bana dünyadan üç şey sevdirildi...' hadisinde zikrettiği "güzel kokular' bahsinden yola çıkarak bize kadar gelebilmişlerdir. Aynı hadisin içeriğinde; kadınlar ve göz nuru namaz da, güzel kokularla birlikte bahsedilmiştir. Bunlar üç sevilenlerdir...

Mübarek Ramazan günleri iyice yaklaşırken, oruç günleri, mukabeleler, teravihler, iftar sofraları gözlerimizde tüterken, pazar günkü yazılarımızı "güzel hatırlayışlar"a ayırmak istedim. Medeniyetler sadece fıkıhla veya siyasetle ayakta durmazlar. Fıkıh elbette hukuk kaynağı olarak yaşantının kişisel ve kamusal boyutta adalet terazisine uygun şekilde yürümesine mütealliktir. Siyaset toplum yönetme sanatıdır, devlet olma bilincidir. Ama medeniyet aynı zamanda kamu işleyişi içindeki gerçek kişilerin ahlakından kaynaklanan üretimlerin neticesinde doğar. Sanatlar, imalat, biçimler, bakış açıları, tasavvur, tahayyül, tavır ve edalar bu tekneden neşet eder. Dolayısıyla bizler inşallah İslam'ın bu güzel hatıralarına, bu güzel ritimlerine, bu güzel rayihalarına da bakalım ve kuşanalım, şayet güzel bir medeniyetin nöbetini devralmak istiyor isek...

İşte en naif yerden havadan, rüzgardan kapıyı araladık; güzel kokulardan, ceylanlardan, misk amberden, şişelerden, asalardan kapıyı çalmaya başladık... Ramazan-ı Şerif'in kokusuna da dikkat! Dikkat oruç, Allah rızası için yapılan ibadetlerin baş tacıdır... Geliyor güzel kokularıyla mübarek Ramazan günleri...