Yazarlar

Yiğit BULUT

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

‘Almanya zaten ömrü dolanları kapatıyor’

Yiğit BULUT tüm yazıları

Hazar Formu toplantısı için geldiğimiz salonun hemen dışında Enerji Bakanı Yıldız ile hızlı bir canlı yayın gerçekleştirdik. Birazdan detaylarına değineceğim birçok konuya değindik ama bir gerçek vardı ki; TAM BİR MANŞET OLDU!

Sevgili dostlar, uzun süredir Türk kamuoyunda “Almanlar nükleer santrallerini kapatıyor” tezi ortaya atılırken, ben de aynı hızla karşı çıkıyorum; “tehlikeli, çok sakıncalı, bu yüzden vazgeçiyoruz” söylemi doğru değil, Almanlar Türkiye’nin nükleer enerji kullanarak cari açık sorununu çözmesinden korkuyor!

Dün konuşurken Yıldız’ın ağzından dökülen cümleler gerçek yüzü ortaya koydu. Aynen yazıyorum, bakın konuyu en iyi bilen isim olan Enerji Bakanımız ne dedi; “Almanların çok tehlikeli kapatıyoruz diyerek açıkladıkları detaylara bakıyorsunuz, tehlikeli dedikleri yerler 2022-2023 döneminde kapatılacak. Biraz daha dikkatli bakıyorsunuz, kapatacağız dedikleri santrallerin ömrü zaten 2022’de doluyor. Madem söyledikleri gibi çok sakıncalı, neden hemen kapatmıyorlar. Gerçek çok açık, söylenen doğru değil...”

Sonuç 1: Almanya “zaten kapatacağı santralleri” ilkesel bir karar almış havası içinde bize örnek göstererek ve içerideki uzantıları ile bu havayı yayarak bizi engellemeye çalışıyor... Bu oyuna gelmeyelim ve bu tuzağa düşmeyelim...

Kaldığımız yerden devam edelim...

Yıldız ile kısa yayınımızda gündeme gelen diğer bir konu ise Ergene havzasında olduğu tahmin edilen 50 milyar dolarlık rezerv. Türkiye burada yatan kömür değerinin farkında ama “çevre kaygısı” ağır basıyor ve Hükümet bu noktada “çevre tercihini” kullanıyor. Bakan Yıldız da bu “varlığı” doğruluyor ve şunu ekliyor; “çevreye zarar vermeden çıkarmak mümkün olana kadar dokunmayacağız!”

Sonuç 2: Yılda on milyarlarca doları “enerji başlığı adı altında” verdiğimiz bir gerçek içinde, bu “rezerve” çevre bilinci ile dokunmamak çok önemli bir detay. Türkiye artık “gerçekten büyük bir ülke” ve bunu her alanda gösteriyor...

Sevgili dostlar, “kaza olan maden sahaları dahil” birçok konu daha var ama şimdilik yer yok. Bu konuları bu sayfada sorgulamaya ve Başbakan Erdoğan’ın da işaret ettiği “madenler konusunda” çok cesur TV programları yapmaya devam edeceğiz... Sürprizlerimiz var, bekleyin...

Socar çıldırmış olmalı!

Forum’dan çok kısa bir not düşeceğim; Socar’ın yani Azerbaycan Devlet Şirketi’nin Türkiye’ye yatıracağı toplam miktar 2023 yılına varmadan 17 milyar dolara çıkacak! Evet yanlış okumadınız, Azeri kardeşlerimiz varlıklarının büyük bir bölümünü Türkiye’ye yatırıyorlar ve yatırmaya da devam edecekler... Gerçekten rakam çok büyük ve projeler neredeyse “çılgın”! Ne diyelim; umarım iki ülke-tek millet anlayışıyla gelişen bu yapı herkese beklediğini fazlasıyla verir... Hayırlı olsun!

‘Muhteşem Yüzyıl’ öylesine bir deneme mi?

Konu hakkında ilk girişi yapan Başbakan Erdoğan, dün kaldığı yerden devam etti ve hepimizin aklında ve dilinde olanı “yüksek sesle” kamuoyu ile paylaştı; “...Birileri bizim tarihimizin savaştan, kılıçtan, entrikadan, iç çekişmeden, maalesef haremden ibaret olduğunu iddia ediyor. Bizden olmayan birileri son derece kasıtlı şekilde bizim tarihimizi bize böyle anlatmaya çalışsa da biz kendi tarihimizi böyle göremeyiz, görmeyeceğiz”...

Sevgili dostlar, konunun özü çok açık; “bizden olmayanlar ve yaptıkları”! Tekrar ediyorum; “bizden olmayan birileri ve son derece kasıtlı şekilde yaptıkları”! Şimdi bu tespitler sonrası giriş cümlesini daha doğrusu soruyu bir daha düşünelim; “Muhteşem Yüzyıl öylesine bir deneme mi?”