Amerika dostumuz değildir!

Sütun komşum Selahaddin ağabey evvelki gün ‘ABD bizim neyimiz olur?’ başlıklı bir yazı kaleme aldı hatırlarsanız.

O soruya ben ne cevap verebilirim diye düşündüm. ‘Amerika dostumuz değildir!’ demenin daha münasip olacağına karar verdim.

Dostumuz olmayabilir ama düşmanımız da olmayabilir diye gelir insanın aklına.

Hayır, ben Amerika’nın zaman zaman dostluk gösteren bir düşman olduğunu düşünüyorum.

Bence açık düşmandan daha tehlikeli. Düşmanı bilirsin ona göre tedbir alırsın ama dost görünen düşman seni aldatabilir. Tıpkı Amerika gibi.

Hem stratejik ortaklıktan hem müttefiklikten bahseder ama en stratejik meselelerinde senin hasımlarının yanında durur.

Sözde Ermeni soykırımı, Kıbrıs, Suriye, Irak, Libya, Doğu Akdeniz, S-400, F-35, PKK, FETÖ ve daha nicelerinde Amerika hep karşımızda.

Böyle dost olur mu?

Evet, Amerika dostumuz değildir, emperyalist bir devlettir, sadece ülkemize karşı değil bölgemize karşı takındığı tavırlar ve takip ettiği politikalarla düşmanlık eden bir ülkedir.

Ama devletler düşmanlarıyla da anlaşmalar yaparlar, o anlaşmalar çerçevesinde ilişkiler de kurarlar, kurmaları da gerekebilir.

İşte ben Amerika’yı öyle ilişki kurmak zorunda kaldığımız dost olmayan bir ülke olarak görüyorum.

Dostumuz olmayan Amerika’nın yeni başkanı konusunda günlerdir sabahlara kadar programlar yapılıyor, medyamız konuyu enine boyuna tartışıyor.

‘Acaba Trump mı Türkiye için daha iyidir yoksa Biden mı;’ diye soruluyor.

Gerçek olan şu ki, Sabah’tan H. Basri Yalçın beyin dediği gibi, ‘Ne Trump ne de Biden Türk dostudur!’

Biden’ın ABD Müesses nizamının yani dostumuz olmayan Amerika’nın ta kendisi olduğu, Trump’ın ise müesses nizamla barışık olmayan, tüm patavatsızlıklarına rağmen -Türkiye aleyhine alınan 24 kongre kararının uygulamamak gibi, S-400 ve F-35 konularında Türkiye’ye destek tavrı sergilemek gibi- Türkiye konusunda ehven-i şer kabul edilecek bir aday olduğu söylendi- söyleniyor.

Doğrudur, cumhurbaşkanımızla diyaloğu sebebiyle Trump belki Türkiye için daha ehvendi ama artık müstakbel başkanın Biden olacağı anlaşılıyor.

Evet, artık cumhurbaşkanımıza açıkça tavır koymuş Biden var karşımızda. Taç giyen baş ağırlaşır mı orasını göreceğiz ama artık görünürde de dostumuz olmadığını gizlemeyen bir başkana alışmak ve onunla çalışmak durumundayız.

Ben Biden’ın seçilmesinin Türkiye’yi daha güçlü kılacağını düşünüyorum. Trump’ın dengesiz politikaları yerine Biden’ın açık muhalif tutumu Türkiye’yi daha tedbirli olmaya daha güçlü olmaya sevk edecektir.

Türkiye resmen hiçbir adaydan yana tavır koymadığı için yeni başkanla ilişkisinde sorun olmayacaktır.

Türkiye güçlü olduktan ve kendini sağlama aldıktan sonra, ülkenin ve bölgenin çıkarlarını koruyacak güce sahip olduktan sonra ne Biden ne Trump ne de başkası zarar verebilir!

Bence bize düşen güçlü olmaktır!

Biden’ın sarf ettiği ‘Erdoğan’ı devirmek için muhalefete açıkça destek vermeliyiz’ ifadesinden yola çıkarak Biden’ın kazanması için yanıp tutuşan ezikler düşünmüyorlar ki Biden’ın kazanması asıl Türkiye’deki muhalefet partilerini zora sokacaktır!

Biden destek vermese bile muhalefet partilerinin üzerine artık ABD gölgesi düşmüştür!

Bir yanda emperyalizmle mücadele eden Erdoğan diğer yanda Biden ve destek vadettiği muhalefet!

Üstad Necip Fazıl’ın söylediği gibi:

Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın,

Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın!