Yazarlar

Sibel ERASLAN

Sibel ERASLAN

sibeleraslan@stargazete.com

Amerikan misyonerlerin 190 yıllık “bereketli hasat’ı

Sibel ERASLAN tüm yazıları

SALT galata’da ‘’BOŞ ALANLAR’’ adı altında sergilenen önemli bir arşiv var. American Board, 1810 yılında kurulan Boston merkezli bir Protestan Misyon kurumu. Hristiyanlık ilkelerini yaymak, eğitim ve sağlık alanlarında iş görmek için yurt dışına misyonerler gönderen kurum, ifade edildiğine göre ‘’sınır tanımayan amaçlara’’ sahipti ve ‘’çalışma sahası tüm dünya”ydı. 1820’de Anadoluyu keşfetti.

Gittikleri yerler ve oralarda yaşayanlar hakkında kapsamlı raporlar hazırladılar, belgelerini düzenli bir şekilde arşivlediler. 1830’da bütün Anadolu’yu gezmiş incelemişlerdi. 1833’te İzmir’de bir matbaa kurdular. Lakin Müslüman halkla diledikleri ölçüde bir bağlantı kuramadıkları için, yakın temasları Ermeniler ve Rumlarla yoğunlaştı. Hristiyan nüfusun yoğun olduğu yerlerde Kiliseler ve okullar açtılar. 1844’te Anadoludaki Ermeniler için mahsus bir misyon kuruldu. 1854’te American Board’un merkezi İstanbul’a taşındı. Bu dönemde yoğun olarak lise ve koljler açıldı, tıbbi merkezler, hastaneler kuruldu. Kurumun ‘’Bereketli Hasat’’ adını verdiği bir dönemdi 1860 yılı. Türkiye artık misyonerlerin artan ihtisası çerçevesinde üç misyona ayrıldı; Batı, Merkez ve Doğu Türkiye misyonları kuruldu.

1914’te,  Board’un dünya çapındaki çalışmalarının arasında en yoğun hasat: 450 okul, 19 hastane ve çeşitli matbaalarla faaliyet gösteren Türkiye Misyonu’nda gerçekleşiyordu.

‘’Boş Alanlar’’ manası ise 1915/1923 arasında vuku bulacaktı. Zira 1.Dünya Savaşı ve Türkiye’nin yaşadığı rejim değişikliği, Türkiye’deki hristiyan nüfusun göç kaderiyle paralel olarak, American Board’un da yaşayacağı bir dönüşümün habercisiydi.

SALT’taki arşiv sergisinin ismi BOŞ ALANLAR, içeriğini, 1915/1923 yılları arasındaki felaketli boşluktan alıyor işte. Sergide Türkiye üzerinde iş yapan misyonerliğin 190 yılda yaşadığı dönüşümün hikayesini okuyorsunuz...

1924’ten sonra American Board, Türkiye’deki eğitimlerinde laik yasal çerçeveye geçti. Çoğu Türk ve Müslüman öğrencilere, din eğitimi dışındaki müfredatı vermeye başladı. 1930’da 9 okul, 3 hastane ve 1 matbaaları vardı Türkiye’de. 1968’den itibaren SEV (Sağlık ve Eğitim Vakfı) sahip çıktı bu misyoner birikime. American Board 2010 yılında Türkiye’deki misyonunu resmen kapattı.

190 yıllık bu derin misyoner teşkilatın halen İstanbul, İzmir ve Tarsus’ta üç koleji var, Gaziantep’te bir hastane ve İstanbul’da bir matbaası var. SALT, American Board’un 190 yıllık yazılı arşiv ve katologlarını sergiliyor. Hazirana kadar açık.

Misyoner arşivciliğin 1915 sonrasında yaşadığı dağılma, kopma ve kaybı, ‘’aghed’’ büyük felaket anlatısıyla bir tür yüzleşme olarak okuyan serginin, suskunlukla da olsa işaret ettiği bir başka ‘’boş alan’’ daha var aslında... Sergi, ‘’öteki boş alan’’a ne kadar teğet geçerse geçsin, aslında bir başka yüzleşmeyi de sağlıyor. Tam 190 yıl bereketli hasadını sürdükleri Anadolu’nun yerli Müslüman halkı, sadece bir dekordan mı ibaretti? Haklarında 190 yıl boyunca incelikli raporlar tutulan ‘’öteki’’ler, yerli Müslümanlar, bir başka ‘’boş alan’’ değil miydi raportörlerin nazarında.

190 yıllık misyonerliğin ‘’bereketli hasat’’ olarak lanse edildiği tanıtımda, Ermenilerin yaşadığı ‘’felaket’’, elbette insanın kalbini burkuyor. SALT’taki sergide yer tutmayan diğer derin boşluk ise sükuta mahkum. Gıyaplarında bereketli hasatların yapıldığı yerli halka yönelik kurulmuş ‘’boşluk’’lu tavır. Misyonerlerin 190 yıl boyunca özenle biriktirdiği çiçeklerden mi ibaret hikaye...